Ezidiler IŞİD'in korkunç işkencesini anlattı

Ezidiler IŞİD'in korkunç işkencesini anlattı

Musul'un Sincar ilçesinde yaşarken terör örgütü DAEŞ tarafından kaçırılan bir yıllık evli Pervin Hasan (26), bir yıl örgüt tarafından alıkonulduktan sonra fidye karşılığında serbest bırakıldı.

2015.12.02 13:18 - Son Güncellenme: 2015.12.02 13:18 - Dünya - HABER MERKEZİ
A
Ezidiler IŞİD'in korkunç işkencesini anlattı

Serbest kaldıktan sonra Süleymaniye kent merkezinden yaklaşık 15  kilometre uzaklıkta bulunan Arbet Sığınmacı Kampı'ndaki eşinin yanına geri dönen  Hasan, gözü yaşlı ve çekingen bir şekilde başından geçenleri anlattı.

Terör örgütü DAEŞ'in Sincar saldırısından önce mutlu ve sade bir  hayatının olduğunu söyleyen Hasan, "Teröristler Şengal'e (Sincar) saldırmadan  önce herkes gibi mutlu bir ailem vardı ancak tüm hayatım bir gün içinde eski  haline dönmemek üzere değişti" dedi.

Kaçmayı başaramayan veya yolda yakalanan binlerce kadın, çocuk ve  erkeğin Sincar'ı ele geçiren militanlar tarafından, farklı bölgelere  götürüldüğünü anlatan Hasan, "Benim dışımda, babam, üç erkek ve üç kız kardeşim  de 3 Ağustos 2014'te DAEŞ'in eline düştü. İlk etapta bizi ayırıp sadece  kadınların olduğu bir kafileyle Musul kentine götürdüler. Aradan kısa bir süre  geçmesinden sonra Şengal'in çevresinde yakalanan kadınları da yanımıza  getirdiler. Tutulduğumuz salonda yaklaşık 300 kadın vardı. Tüm kapıları üzerimize  kapattılar ve tam 10 gün boyunca orada kaldık" diye konuştu.

Musul'da rehin tutulduktan sonra, DAEŞ'in askeri konvoyuyla Irak'tan  Suriye'nin Halep kentindeki bir köye götürüldüklerini belirten Hasan, orada  yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

"Halep'in yakınlarında bulunan bir köye götürüldükten sonra yaklaşık 5  ay boyunca orada tutulduk. Daha sonra nedenini bilmediğimiz bir şekilde Halep'in  başka bir bölgesine götürüldük ancak tam olarak neresi olduğunu hiç bir zaman  öğrenemedim. DAEŞ'in bize yaptıklarını ifade etmek için doğru kelimeyi  bulamıyorum. Bize çok kötü davranıp her gün tecavüz ediyorlardı. Bazı kadınlar  kaçırıldıkları sırada hamileydi ve bebeklerini düşürmeleri için sürekli  dövülüyorlardı."

Hasan, Yezidi çocukların da askeri kamplara götürüldüğünü dile  getirerek, "Annelerinden zorla ayrılan erkek çocuklar militanlar tarafından nasıl  silah kullanılacağı ve savaşacakları konusunda eğitiliyordu. Kendi aralarında  sürekli bu çocukların intihar eylemleri için kullanılacağından bahsediyorlardı.  10 yaş üstü erkek çocukları ise direk savaş cephesine götürüyorlardı" şeklinde  konuştu.

"Militan sayısı fazla olduğu için kaçma fikrini aklımıza dahi  getiremedik"

"Militanlar kendi aralarında keyiflerine göre bizi satıp, başka Yezidi  kadınları alıyorlardı. Ben iki defa satıldım" diyen Hasan, "Kimin beni ne kadara  satın aldığını bilmiyordum ancak nereli olduklarını ve ne kadar yaşlı olduklarını  biliyordum" dedi.

Alıkonuldukları bölgenin her zaman militanlarla çevrili olduğunu  anlatan Hasan şunları kaydetti:

"Militan sayısı fazla olduğu için kaçma fikrini aklımıza dahi  getiremedik. Çoğu zaman kaldığım evin kapısı kilitliydi. Bunun yanında militanlar  evi sürekli gözetliyordu. Kaldığımız bölgede her zaman militanların sayısı  dikkatimi çekti. Bu yüzden oradan kaçmanın imkansız olduğunu düşünerek kaçma  planı yapmadım."

Hasan, DAEŞ'in elinden fidyeyle kurtarıldığını belirterek sözlerini   "Kuzenim, beni kurtarmak için Suriye'ye gelerek, oradaki birkaç kişi ile temasa  geçti. Söz konusu şahıslar aileme teslim edilmem için DAEŞ militanlarıyla  görüştü. Elinde olduğum militanlara 9 bin dolar fidye ödendikten sonra Türkiye  üzerinden Kürdistan'a eşimin yanına gelebildim" diyerek tamamladı. 

Diğer Dünyadan Haberler için tıklayın


2015.12.02 13:18 - Son Güncellenme: 2015.12.02 13:18 - HABER MERKEZİ
A