Eylül, BIST'in başını döndürecek
BIST'in Ağustos ayını sert satışla kapatmasının ardından gözler Eylül takvimine çevrildi.
2013.09.03 06:23 - Son Güncellenme: 2013.09.03 06:24 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
Ağustos ayına 73.377 seviyesinden başlayan BİST 100 Endeksi, ayı yüzde 9,5 kayıpla 66.394 seviyesinden kapatarak dünya borsaları içerisinde en çok düşen borsa oldu. Bankalarda aylık ortalama kayıp yüzde 7,94 olurken, Sanayi hisselerinde aylık ortalama kayıp yüzde 8,31 olarak gerçekleşti. Endeks Eylül ayının ilk işlem gününe yükselişle başlarken, günü yüzde 3,24'lük yükselişle 68,545 puandan tamamladı.
BIST'in Ağustos ayını sert satışla kapatmasının ardından gözler Eylül takvimine çevrildi. Eylül ayında yurtdışında Almanya seçimleri, ABD'nin borç tavanı süresinin sona ermesi, gibi önemli gündem maddelerinin yanında özelikle ABD makro verileri yakından izlenecek.
ABD merkez bankasının 17-18 Eylül toplantısından çıkacak mesajlar yılın geri kalanı için trendi belirleyecek. 5 Eylül'deki AMB toplantısı ve oradan gelecek mesajlar da FED toplantısı öncesi yakından izlenecek.
Diğer yandan gözler Suriye ile ABD ilişkilerinde olacak.
İçeride ise gözler Merkez Bankası'na çevrilmiş durumda..
''YABANCILAR BIST'TE ALIM TARAFINA GEÇTİ''
Gedik Yatırım Yurtiçi Satış Müdürü Eral Karayazıcı, Suriye konusunda müdahalenin kısıtlı formata sokulmuş olmasının uç riskleri ortadan kaldırdığını belirtti.
Öte yandan BIST'te F/K'nın yüzde 9,3 seviyelerine gerilemesiyle borsaya yeniden yabancıların geldiğini kaydeden Karayazıcı,
yabancıların güçlü şekilde alım tarafına geçtiğinin görüldüğünü ifade etti.
Eylül ayında gözlerin yine FED'de olacağına dikkat çeken Karayazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü: ''FED 1. fazına benzer bir fiyatlamaya konu olması muhtemel olan bu periyot 2014 yılının değil muhtemelen 2015 ikinci yarısının konusu olacak. Bu nedenle de biz önümüzdeki en azından 8 aylık kesitin başta gelişen ülkeler olmak üzere bardağın dolu tarafının ( yani ekonomik toparlanma ) kutlanmasına sahne olacağını borsaların ve yerel paraların değer kazanacağını düşünüyoruz''
Eylül ayının ilk yarısında BIST'in yukarıda 70.400 aşağıda 64.500 seviyelerini test edebileceğini bildiren Karayazıcı, Eylül ayının ikinci yarısından itibaren uzun soluklu yükseliş trendinin başlamasını beklediğini söyledi.
''BIST 64.500-70.400 ARASINDA SEYREDECEK''
Gedik Yatırım Yurtiçi Satış Müdürü konuyla ilgili şunları söyledi: '' Suriye faktörünün önümüzdeki 2 haftalık kesitte yukarıda paylaştığımız gerekçeler ile kontrolsüz satış ordinolarını tetiklemesini beklemiyor eylül ayının ilk yarısında BIST 100 endeksinin 64,500 - 70.400 bandı içinde dalgalanarak taban oluşumunu tamamlayacağını ve en kötünün geçen hafta 63.900 'ün test edilmesi ile geride kalmış olabileceğini düşünüyoruz.
Eylül ortasından itibaren ise gerek FED gerek Suriye faktörünü geride bırakacak Borsa İstanbul'un asgari ocak sonu, belki nisan sonuna kadar olan kesitte iki-üç yukarı bir aşağı bir eğilim ile yükseliş trendine gireceği, bu süreçte BIST 100 endeksinin asgari 85.000 ( iç politik gelişmelere bağlı olarak 92.000 ) puana yükselme potansiyeli olduğu görüşündeyiz.
Üç buçuk ay öncesine kıyasla % 40-50 arası değişen oranlarda değer kaybına uğrayan hisse senetlerini yatırım için son derece çekici buluyor, hemen hemen tüm olumsuzlukların büyük ölçüde fiyatlandığını ve güncel koşulların tasarruflar içinde hisse senedi yatırımı yapmak ve ağırlığını arttırmak için son derece uygun olduğunu düşünüyoruz.
Döviz cephesinde ise Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'ya katılıyor, son 3 aydır sert negatif esen rüzgarın, eylül ortasından itibaren yurtdışında pozitife döneceğini, gelişen ülkelere sermaye girişlerinin hız kazanacağını ve USD/TRL'de 2014 ilk çeyreği içinde 1,85 seviyesine kadar gerileme yaşanabileceğini tahmin ediyoruz''
EYLÜL AYI VOLATİL GEÇECEK
Oyak Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Alper Erginol, Eylül ayında piyasaların volatil seyretmesini beklediğini söyledi. Piyasada çok fazla belirsizlik olduğuna dikkat çeken Erginol, tepki yükselişinin trende dönmeyeceğini ve endeksin 63 bin ile 72 bin arasında dalgalı bir seyir izlemesini beklediğini söyledi.
Güvenli liman olarak görülen ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde gerileme olduğunu kaydeden Erginol, faizlerin yüzde 3'ün üzerine çıkmaması durumunda faizlerin bu seviyelerde dengeleneceğini ifade etti. Erginol, Çarşamba günü Merkez Bankası'nın vereceği mesajların piyasaların yönü açısından önemli olacağını dile getirdi.
EYLÜL AYI GELİŞMELERİ
Garanti Yatırım, Eylül ayı ile birlikte Türk mali piyasalarına yön verecek gelişmeleri paylaştı
3 Eylül - TR Enflasyon verisi: Ağustos ayı enflasyon verisi yarın açıklanıyor olacak. Piyasa beklentisi Cnbc-e anketine gore %0.1 düşüş olacağı yönünde. İTO verisi %0.13 gerçekleşti ve gıda fiyatlarında %0.6 gerileme var. İTO verisinin ardından eksi %0.2 olan beklentimizi eksi %0.1'e revize ediyoruz. Beklentimiz dahilindeki bir rakam, yıllık enflasyonu önceki %8.9 seviyesinden %8.2'ye geriletecektir. Global gelişmelerin yön verdiği piyasada, beklentiler dahilindeki bir enflasyon verisinin, faiz piyasası ve TCMB politikaları üzerinde etkili olmasını beklemiyoruz.
4 Eylül - TCMB-Ekonomistler toplantısı: TCMB Başkanı Başçı, 27 Ağustos'ta yaptığı açıklamalarda, piyasaları şaşırtacak aksiyonlar alacaklarını belirtmişti. Henüz bu aksiyonlar ile ilgili başka bir açıklama yapılmış değil. Bu nedenle piyasada döviz ve TL likiditesi ile ilgili çeşitli senaryolar üzerinde zihin jimnastiği yapılıyor. Bu toplantıda TCMB'nin daha net açıklamalar yapması ve kullanılacak enstrümanlara/yöntemlere ilişkin detay ve takvim verilmesi gündeme gelebilir. Global piyasaların da izin vermesi durumunda TCMB aksiyonları TL'de değer kazancı görmemize neden olacaktır.
5 Eylül - ECB toplantısı: ECB'nin, bir faiz indirimine gideceği yönündeki beklentiler, önceki aylara göre ciddi ölçüde azalmış durumda. Eknomi, ECB beklentisinden daha hızlı toparlanıyor, fazla likiditedeki azalma yavaşladı ve hem tahvil hem para piyasası oranları az da olsa geriledi. Ayrıca AB işsizliği hala rekor seviyede seyrediyor. Bu nedenle bu toplantıda bir faiz değişikliği, yeni bir aksiyon, hatta herhangi bir politika değişikliği sinyali dahi verilmesini beklemiyoruz. Bu durumda, EUR'da hafif bir değer kazancı görülecektir, ancak burada ana yön aslında FED'e bağlı.
6 Eylül - ABD istihdam verileri: Piyasa beklentisi ABD'de tarımdışı istihdamın Ağustos ayında 180bin kişi artacağı, işsizlik oranının ise değişmeyerek %7.4'te kalacağı yönünde. Aşağıdaki grafikte yeşil çizgi tarımdışı istihdam değişimi beklentisini, beyaz çizgi ise gerçekte açıklanan veriyi gösteriyor. Beklentilerin gerçek veriye göre daha az dalgalanma göstermesinden hareketle, bu ayki verinin de sapma göstermesi mümkün. Eğer veri 200bin kişi ve üzeri gelir ise FED'in tahvil alımlarını bu aydan başlayarak azaltacağı beklentisi daha da güçlenecek ve USD değer kazanacaktır. Bu, kuşkusuz gelişen ülke piyasaları açısından kötü haber. Tersi durumda, yani veri beklentilerden belirgin şekilde daha az bir artış gösterir ise piyasa, FED toplantısına dek açıklanacak diğer verilere belki gerekenden daha fazla önem verecektir. Bu, FED toplantısına kadar geçecek 12 günün oldukça oynak olacağının da işareti olacak.
7-8 Eylül - G20 toplantısı: Toplantının ana gündem maddesi bu kez bu kez ekonomik olduğu kadar siyasi de olacak. Rusya, Suriye'nin kimyasal silah kullandığına dair kanıtlardan ikna olmadığını belirtirken, Başbakan Erdoğan zirveye bu kanıtlarla gideceğini açıkladı. Bu açıdan zirve zorlu geçecek, yapılacak açıklamalar Suriye'ye müdahalenin yakın zamanda olacağı algısı yaratır ise piyasalarda risk azaltma eğiliminin yeniden arttığı bir dönem görülebilir.
Ekonomik tarafta ise Hindistan'ın geçen hafta dile getirdiği, gelişen ülkeler ortak müdahale fonu hakkındaki gelişmeler izlenecek. Hindistan, Çin hariç gelişen ülke döviz rezervlerinin $1.2 trn olduğunu belirterek, bunun gelişen ülke para birimlerindeki değer kaybını durdurmak için kullanılabileceğini, bu konudaki kararın da çok kısa bir süre içinde alınabileceğini belirtti. Ancak diğer gelişen ülkeler Hindistan'ın heyecanını pek paylaşmıyor gibiler. Rusya ve Meksika bu konuda yorum yapmazken, Brezilya böyle bir oluşum içinde yer almayacağını belirtti. Yine de bu konuda atılacak adımlar kuşkusuz TL içinde olumlu algılanacaktır.
9 Eylül - ABD Kongresi toplanıyor: Obama, Suriye'ye müdahale konusunda geçen hafta Kongre onayı ile hareket edeceğini söylemişti. Bu kararın arkasında, Irak ve Afganistan müdahaleleri sonrasında ABD kamuoyunda savaş karşıtlığını güçlenmesi yatıyor. Kongre şu anda tatilde ve 9 Eylül'de toplanacak. Kongre onayının, bir onay geleceği varsayımıyla, 10 gün sürmesi bekleniyor. Bu esnada ABD savaş gemileri de pozisyon almaya devam ediyorlar. Bu varsayımlar ışığında Suriye'ye ABD müdahalesi için Eylül ayının ikinci yarısı öne çıkıyor.
18 Eylül - FED toplantısı: FED'in bu ayki toplantıda tahvil alımlarını azaltmaya başlayacağı beklentisi bir süredir satın alınıyor. Genel beklenti bu aydan itibaren FED'in $10 mlr daha az Hazine tahvili satın alacağı, yani toplam tahvil alımını aylık $75 mlr'a düşüreceği yönünde. Bu beklentiyi değiştirecek iki gelişme görüyoruz. Bunlardan ilki tarım dışı istihdam artışının gerçekten beklentilerin çok altında kalması, diğeri ise ABD'nin Suriye müdahalesine Kongre onayını beklemeden başlaması. Her iki durumda da FED tahvil alımlarını azaltmak için beklemeyi tercih edebilir. Bu piyasalara zaman kazandırabilir, ancak bunun gelişen ülke piyasalarından çıkış fırsatı olarak kullanılabileceğine dair endişeler de mevcut.
22 Eylül - Almanya genel seçimleri: Son anketlere göre Merkel'in liderliğini yaptığı koalisyonun rakipleri ile arasındaki puan farkı çok az, ancak sonuçların değişmesi beklenmiyor. %40 civarında oy alması beklenen koalisyon, meclisin mutlak hakimi olamayacak. Rakipleri, Merkel'in ekonomik politikalarını "felaket" olarak nitelendiriyorlar. Yani, seçimleri kazansa bile Merkel üzerindeki baskı sürecek. Özellikle aşağıda bahsettiğimiz Yunanistan'a yeni yardım paketi konusunda Merkel'in başı yine ağrıyacak.
1 Ekim - ABD'de bir kez daha borç tavanına ulaşılacak: ABD'de bütçe savaşları yeniden başlıyor. Mevcut bütçe uzlaşması 1 Ekim'de sona erecek ve ABD daha fazla borçlanamayacak. ABD Hazinesi'nden yapılan açıklamada, son projeksiyonlar ile Ekim ayı ortasından itibaren borç limitinin etkin olarak devreye girmesinin beklendiği belirtildi. Yani siyasetçilerin bu konuda bir çözüm üretmeleri, ve bunun üzerinde uzlaşmaları için bugünden itibaren yaklaşık bir ayları var. Yeni bir bütçe geçmez ise bazı hükümet harcamaları kesilecek, hatta borç limiti yükseltilmez ise ABD borçlarını ödeyemeyecek. Şu ana kadar bu konuda cumhuriyetçiler ile demokratlar arasında bir uzlaşma sinyali yok, ancak Suriye konusu bu kadar sıcak iken partilerin uzlaşmaması söz konusu olamaz. Bu nedenle borç tavanı konusu piyasalarda çok ciddi bir etki yaratmayabilir.
Ekim/Kasım - Yunanistan'a yeni yardım paketi: Geçen haftalarda IMF'ten yapılan ve Yunanistan'ın 2014/15 için €11 mlr finansman açığı olduğu yönündeki açıklamalar, geçen hafta Yunanistan tarafından da teyit edildi. Maliye Bakanı yeni bir "haircut" gerekmediğini, bu rakamın piyasadan borçlanılabileceğini belirtiyor, ancak bu açıklamaların daha öncekilerden pek de farklı olmadığını görüyoruz. Yani bu konunun Almanya seçimleri sonrasında gündeme gelmesi yüksek olasılık. Her ne kadar AB ekonomisi toparlanıyor görünse de sorunlar sürüyor ve bu da EUR üzerinde temel bir baskı unsuru olarak gündemde kalmaya devam edecek.
Ekim/Kasım - Yeni FED Başkanı: 31 ocak 2014'te Bernanke'nin görev süresi doluyor ve bu göreve tekrar atanmayacak. Atanması en muhtemel adaylar eski Hazine Bakanı Lawrence Summers ve mevcut FED Başkan Yardımcısı Janet Yellen. Son Obama açıklamaları, Summers'ın daha ön planda olduğunu gösteriyor, piyasa ise Yellen taraftarı. Piyasanın Summers'ı istememesinin sebebi, 1990'ların başında finans sektörünün deregülasyonu konusunda üstlendiği rol. Summers'ı eleştirenler, Summers'ın aldığı bu kararların 2007-2009 krizinin temelini oluşturduğunu söylüyorlar. Summers'ın FED başkanlığına atanması piyasalarda yeniden bir karışıklığa sebep olabilir