Et yiyen lahitler şaşırtıyor!

Et yiyen lahitler şaşırtıyor!

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesindeki Assos Antik Kenti'nde yöreye özgü taşlardan yapılan dünyaca ünlü lahitler, içine konan cesetlerin "kısa sürede tamamen çürüyüp yok olması" nedeniyle "et yiyen" olarak biliniyor.

2014.06.29 13:44 - Son Güncellenme: 2014.06.29 13:45 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Et yiyen lahitler şaşırtıyor!

Antik kentteki kazıların başkanlığını yürüten Çanakkale Onsekiz Mart  Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.  Dr. Nurettin Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "lahit" tanımının ilk önce  Assos'ta ortaya çıktığını, kentteki taşları anlatırken kullanılan bir kavram  olduğunu söyledi.


Arslan, 37 ciltlik "Tabiat Tarihi" adlı eseri bulunan Romalı yazar  Plinius'un, Assos'ta bir taş türü olduğunu ve bundan üretilen lahitlerin içine  konan cesetlerin 40 gün içinde tamamen çürüyüp, yok olduğunu ifade ettiğini  belirterek, "Başka antik kaynaklarda da buradaki taşların ünüyle ilgili bilgiler  verildiğini biliyoruz. Bu bilgiler sayesinde andezit taşından, mermerden çok  ihtişamlı lahitlerin yapıldığını tespit ettik" dedi.

Gösterişsiz olmasına rağmen büyük olasılıkla Plinius'un verdiği bilgi,  yaptığı övgüden dolayı Assos'taki andezit taşından imal edilen lahitlerin antik  dönemde Lübnan, Suriye, Yunanistan ve Roma'ya ihraç edildiğini aktaran Arslan,  "Bunların bütün örnekleri var. Yunanistan'ın güneyinde bir batık gemi var. Bu  gemide Roma'ya ihraç edilmek üzere yüklü bulunan Assos lahitlerinin olduğunu  biliyoruz" diye konuştu.

"AĞIRLIKLARI 3 TONA YAKLAŞIYOR"

Arslan, lahitlerin içleri boş, işlenmiş olarak diğer kent ve ülkelere  gönderildiğine işaret ederek, şu bilgileri verdi:

"Lahitlerin gemilerde ve değişik ülkelerde bulunması bunların ne kadar  pahalı olduğunu gösteriyor. Assos lahitlerinin, Plinius'u okuyan bilinçli  insanlar tarafından özellikle tercih edildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.  Lahitlerin genelde boyu 2 metre 30, genişliği ise 80-90 santimetre dolayında. Bu  ebattakilerden daha büyük örnekleri de Assos'ta görmek mümkün. Ağırlıkları 3 tona  yaklaşıyor. Lahitlerin en büyük özelliği malzemesinin andezit taşı olması ve  süslemeleri. Bunlar sadece Assos'a has örnekler. Örneğin Roma'daki bütün  lahitlerin uzun yüzlerinde 3 çelenk vardır. Assos'ta yapılanlarda ise bu sayı  2'dir. Assos'ta yapılan lahitlerin uzun yüzlerinde yer alan tabula ansata  (yazıtın yer aldığı levha kısmı) fincana benzer şekillerde biçimlendirilmiştir."

CESETİ NASIL ÇÜRÜTTTÜĞÜ ARAŞTIRILIYOR

Assos'un kuzeyindeki taş ocaklarında, yarım kalmış, atölyede kesilmiş,  iç kısmı kısmen boşaltılmış lahit örneklerinin hala mevcut olduğuna işaret eden  Arslan, şöyle devam etti:

"Buradaki lahitler önce kabaca dörtgen şeklinde kesiliyor. İçleri  oyuluyor. Üzerindeki süslemelerin ise götürüldüğü mezarlıkta işlendiğini  biliyoruz. Lahitlerin gerçekten eti yok eden bir taştan mı yapıldığı konusunda  uzun araştırmaların yapıldığını biliyoruz. Bazı araştırmacılar lahit içinde şap  maddesinin yoğun olarak bulunduğunu ve cesedi bunun çürüttüğünü ileri sürüyor.  Ancak geçmişteki kazılarda bazı lahitler içinde ele geçen beyaz maddelerin şap  olduğunu söyleyebiliriz. Assoslular belki de taş ocaklarında çalışırken şapın  özellikle deriyi yaktığını fark etti ya da bu maddeyi başka yerden getirip, ilave  olarak lahitlerin içine koyup etlerin hızlı şekilde çürümesini sağladı. Böylece  Assos lahitlerinin dünyaca üne kavuştuğunu söyleyebiliriz."
 

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2014.06.29 13:44 - Son Güncellenme: 2014.06.29 13:45 - HABER MERKEZİ
A