ESDER Bursa'dan kurban mesajı: "Her parça milli servettir"

ESDER Bursa'dan kurban mesajı: "Her parça milli servettir"

ESDER Bursa İl Başkanı İbrahim Özacar, Kurban Bayramı sonrası yaptığı değerlendirmede kurban ibadetinin yalnızca et paylaşımından ibaret olmadığını, aynı zamanda emanet bilinci, israfla mücadele ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir sorumluluk taşıdığını vurguladı. Kurban sonrası ortaya çıkan hayvansal yan ürünlerin ekonomik açıdan değerlendirilmesinin milli ekonomi ve üretim kültürü için büyük önem taşıdığını belirten Özacar, Ahilik geleneği doğrultusunda üretim ve israf bilincinin yeniden güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

2026.06.05 16:28 - Son Güncellenme: 2026.06.05 16:28 - Bursa Bölge - BÜLTEN
A
ESDER Bursa'dan kurban mesajı: "Her parça milli servettir"

Kurban Bayramı'nın ardından ESDER Bursa İl Başkanı İbrahim Özacar, kurban ibadetine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 

Özacar, "Milletçe bir Kurban Bayramı'nı daha geride bırakırken, kurban ibadetinin bizlere yüklediği manevi ve toplumsal sorumlulukları yeniden hatırlamak zorundayız. Kurban; yalnızca et paylaşımından ibaret olmayan, fedakârlığın, teslimiyetin, paylaşmanın, kardeşliğin ve emanete sahip çıkmanın en güçlü sembollerinden biridir.

Necip milletimiz, ismini bile zikretmeyi necis gördüğü domuza "hınzır" demektedir. Her parçasını Allah'a adadığımız kurbanın derisini son birkaç yıldır çöpe atarken; domuz derisinin tekstil ürünlerinde, ayakkabılarda, gıda takviyelerinde, makyaj malzemelerinde ve günlük kullanılan birçok ürünün hammaddesi olarak kullanıldığı, bu ürünlerin AVM raflarında yüksek fiyatlarla satıldığı yönündeki haberler vicdanları sızlatmaktadır.

Ahilik medeniyetinin mirasçıları olarak bizler; üretimi ibadet, emeği bereket, israfı ise nimetlere karşı sorumsuzluk olarak gören bir anlayışın temsilcileriyiz. Ahlaklı üretimi, helal kazancı, milli kalkınmayı ve toplumsal dayanışmayı esas alan Ahilik kültürü; sahip olduğumuz her nimetin en verimli şekilde değerlendirilmesini emretmektedir.

Aziz milletimiz tarih boyunca vatanı, bayrağı ve mukaddes değerleri uğruna gerektiğinde canını feda etmekten çekinmemiş, kurban ibadetine de aynı adanmışlık bilinciyle yaklaşmıştır.

Çanakkale başta olmak üzere istiklal mücadelemizin her safhasında fedakârlığın en güzel örneklerini veren Bursa, üretim kültürü ve çalışkan insanlarıyla da bu ruhun güçlü temsilcilerinden biri olmuştur.

Bursa; coğrafi konumu, yetişmiş insan gücü ve üretim geleneği sayesinde yüzyıllar boyunca deri ve tekstil sektörünün önemli merkezlerinden biri olmuş, Cumhuriyetimizin kalkınma hamlelerinde öncü rol üstlenmiştir. Merinos Fabrikası ve Bursa'nın sanayi birikimi, yerli üretimin ve milli ekonominin sembolleri arasında yer almıştır.

Ancak günümüzde üretim odaklı anlayışın yerini giderek tüketim kültürüne bırakması, milletimizin geleceği adına düşündürücü bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Bunun en somut örneklerinden biri de Kurban Bayramı sonrasında yaşanan israf görüntüleridir. Geçmişte ekonomik değeri yüksek olan ve sanayinin önemli hammaddeleri arasında bulunan hayvan derileri, bağırsakları, kemikleri ve diğer yan ürünleri bugün birçok yerde değerlendirilemeden atık haline gelmektedir.

Oysa kurbanın her parçası bir nimettir, bir emanettir ve aynı zamanda milli servettir. Deri; tekstil ve sanayi sektörleri için değerli bir hammaddedir. Bağırsaklar; gıda, ilaç, kozmetik ve sağlık sektörlerinde kullanılabilen stratejik ürünlerdir. Kemikler ise gübre, yem, jelatin, ilaç ve çeşitli sanayi alanlarında değerlendirilebilmektedir.

Bunların israf edilmesi sadece ekonomik kayıp değil, aynı zamanda kaynaklara karşı sorumluluğumuzu yerine getirememektir.

Bugün küresel ölçekte birçok ülke ve uluslararası şirket, hayvansal yan ürünleri yüksek katma değerli ürünlere dönüştürerek milyarlarca dolarlık ekonomik faaliyet oluşturmaktadır. Bizim de sahip olduğumuz yerli kaynakları değerlendirmemiz, üretime dönüştürmemiz ve milli ekonomiye kazandırmamız gerekmektedir.

Ahilik anlayışı; tüketmeden önce üretmeyi, israf etmeden önce değerlendirmeyi, kazanmadan önce emek vermeyi öğütler. Bu nedenle kurban sonrası ortaya çıkan ekonomik değeri yüksek yan ürünlerin toplanması, işlenmesi ve üretime kazandırılması için gerekli altyapının oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Modern kesimhanelerin yaygınlaştırılması, üreticilerin bilinçlendirilmesi ve kırsal sanayi yatırımlarının teşvik edilmesi hem çevresel sürdürülebilirliğe hem de milli ekonomiye katkı sağlayacaktır.

Kurbanın bereketi yalnızca etini paylaşmakla değil; her parçasını israftan koruyarak, üretime kazandırarak ve topluma faydaya dönüştürerek artar. Çünkü kurbanın ruhu paylaşmayı öğrettiği kadar, emanete sahip çıkmayı ve nimeti değerlendirmeyi de öğretmektedir.

Üreten, alın terini yücelten, milli kaynaklarını koruyan ve ahlaki değerlerine sahip çıkan bir Türkiye; güçlü ve müreffeh bir geleceğin teminatıdır. Güçlü Türkiye'nin yolu tüketmekten değil, üretmekten; israftan değil, bereketten; bağımlılıktan değil, milli kalkınmadan geçmektedir." dedi.

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2026.06.05 16:28 - Son Güncellenme: 2026.06.05 16:28 - BÜLTEN
A