Geri Ergenekon'da karar yarın

Ergenekon'da karar yarın

4 yılı aşkın süredir devam eden Ergenekon davasında kritik dönemece girildi. Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ, CHP milletvekilleri Balbay ve Haberal'ın da tutuklu sanıkları arasında olduğu davanın bugünkü duruşmasında savcılar, esas hakkındaki mütalaayı açıklayacak ya da mahkemeden ek süre talep edecek.

13 Aralık 2012 Perşembe, 07:03 - Güncel
A
Ergenekon'da karar yarın

Ergenekon davasının 270'inci duruşması bugün görülecek.

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal'ın da tutuklu yargılandığı davanın bugünkü duruşmasında, savcının esas hakkındaki mütalaasını mahkeme heyetine sunması bekleniyor.

Duruşma salonu ve önünde büyük bir kalabalık oluşması beklenen dava için, gerekli önlemler alındı.
Duruşmanın büyük salonda yapılabilmesi için KCK davasına bir gün ara verildi.

Siyasetçi, hukukçu, basın mensupları ve izleyicilerin ancak bir bölümü içeri alınacak. Duruşmaya katılım 347 kişilik izleyici bölümüyle sınırlı tutulacak.

ÜMRANİYE'DE BULUNAN EL BOMBALARIYLA BAŞLADI
12 Haziran 2007'de Ümraniye'de bir gecekonduda ele geçirilen 27 el bombasıyla ilgili başlatılan soruşturma sürecinde emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 86 sanık hakkında hazırlanan 2 bin 455 sayfalık ilk iddianame, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, 25 Temmuz 2008'de kabul edildi.

Sanıkların yargılanmasına 20 Ekim 2008'de başlanırken, CHP Milletvekili Mustafa Balbay'ın da yer aldığı 56 kişi hakkında düzenlenen 1909 sayfalık ikinci iddianameye ilişkin ilk duruşma da 20 Temmuz 2009'da yapıldı.

CHP Milletvekili Mehmet Haberal'ın da sanıkları arasında yer aldığı 52 kişiye ilişkin hazırlanan üçüncü iddianame de 5 Ağustos 2009'da kabul edilirken, bu dava, ikinci ''Ergenekon'' davasıyla birleştirildi.

''Ergenekon'' soruşturması kapsamında hazırlanan 4. iddianame ise ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' iddialarına ilişkin oldu. Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı ve avukat Serdar Öztürk'ün Ankara'daki ofisinde bulunduğu iddia edilen ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' belgesine ilişkin hazırlanan iddianamede, Yeditepe Üniversitesi Kurucusu Bedrettin Dalan firari sanık olarak yer aldı.

Genelkurmay Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi'nce işletilen internet siteleri ve ''internet andıcı''na ilişkin YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler'in de aralarında bulunduğu 22 sanık hakkında düzenlenen iddianameyi, 29 Temmuz 2011'de kabul eden mahkeme, bu davayı da ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' davasıyla birleştirdi.

Mahkemenin yaptığı suç duyurusu üzerine eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ da 6 Ocak 2012'de tutuklanırken, Başbuğ hakkındaki ''cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle düzenlenen iddianame, 15 Şubat 2012'de kabul edildi.

Başbuğ, 26 Mart'ta ilk kez hakim karşısına çıktı ve savunma yapmayacağını belirterek, davanın daha sonra görülen duruşmalarına da katılmadı.

21 İDDİANAME, 64 TAHLİYE
Birinci ''Ergenekon'' davası kapsamında yargılama sürerken, bu dava ile 3 Ağustos 2009'da Danıştay üyeleri ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik saldırıya ilişkin davanın tutuklu sanıkları Alpaslan Arslan ve Osman Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 8 sanıklı dava dosyasının birleştirilmesine karar verildi.

Mahkeme, Alparslan Arslan'a Danıştay saldırısında kullanılan Glock marka silahın satılmasına ilişkin dava, Fener Rum Patriği Bartholomeos'a yönelik suikast hazırlığı davası, savcı Zekeriya Öz'ü ''Ergenekon'' soruşturmasını yürüttüğü sırada tehdit edilmesi davası, Cumhuriyet Gazetesi'ne molotofkokteyli atılmasına ilişkin dava, ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' ve birinci ''Ergenekon'' davasının da aralarında bulunduğu 21 ayrı iddianameyi ikinci ''Ergenekon'' davası ile birleştirdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yarın 270'inci duruşmasını yapacağı davada, 66'sı tutuklu 275 yargılanıyor.

İlk iddianame düzenlendiğinde dosyadaki gizli tanıklarıyla gündeme gelen ''Ergenekon'' davasında, 31 gizli tanığın beyanı alındı, Şemdik Sakık da gizli tanık ''Deniz'' olduğunu açıkladı.

Davaların birleştirilmesinin ardından 10 Mayıs 2012'den bu yana sadece tanıkların beyanlarını alan mahkeme, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök'ün de aralarında bulunduğu 130'a yakın tanığı da dinledi.

Davanın görüldüğü 4 yılı aşkın süreden bu yana yapılan yargılama sürecinde Danıştay dosyasının sanıkları Süleyman Esen ve Tekin Irşi, Adil Serdar Saçan, Gürbüz Çapan, Arif Doğan ve geniz kanseri olan Yusuf Erikel'in de aralarında bulunduğu 64 kişinin tahliyesine karar verildi.

''Ergenekon'' soruşturması kapsamında sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen emekli Orgeneral Hurşit Tolon, dava kapsamında savunması alındıktan sonra 10 Ocak 2012'de tekrar tutuklanırken, bu davadan tutuksuz yargılanan Semih Tufan Gülaltay ile Sedat Peker'in de 27 Ocak 2012'de görülen duruşmada tutuklanmasına karar verildi.

Yine geçirdiği beyin kanamasının ardından tahliye edilen emekli Orgeneral Şener Eruygur ise dava kapsamında halen tutuksuz yargılanırken mahkemenin talebi üzerine ifadesi alınabilmesi için ilk defa 25 Haziran 20012'de duruşmaya katıldı.

AK PARTİ MÜDAHİL OLDU
Davanın tutuklu sanıklarından emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, halen sağlık sorunları nedeniyle hastanede bulunurken, rahatsızlığı nedeniyle tutuklandığı 17 Nisan 2009'dan beri hastanede kalan Mehmet Haberal da 11 Mart 2011'de Silivri Cezaevi'ne nakledildi. Sağlık sorunlarını gerekçe göstererek duruşmalara katılmayan Haberal, sadece davada kendisiyle ilgili tanıklar dinlenilirken duruşmaya getirildi.

Davada en son YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler'in savunması tedavi gördüğü Ankara GATA'ya bağlanılarak, video konferans yöntemiyle alındı. Mahkeme, hakkında yakalama kararı bulunan Taşdeler'in tutuklanmasına karar verdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' davasının 19 Aralık 2011'de görülen duruşmasında, AK Parti'nin, ''suçtan zarar görme ihtimali bulunduğu'' gerekçesiyle davaya müdahil olmasına karar verdi.

Davanın sanıklarından İlhan Selçuk, savunması alınamadan 21 Haziran 2010'da, tutuksuz yargılanan Engin Aydın da Ankara'da evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Kuddusi Okkır ise hakkında iddianame düzenlenmeden soruşturma aşamasında tutukluyken hayatını kaybetti.

''Ergenekon'' davası kapsamında 4 yılı aşkın süredir yapılan yargılama sürecinde birleştirilen dosyaların duruşmalarıyla birlikte bugüne kadar yaklaşık 600 duruşma yapıldı. Özel yetkili mahkemelerde yılda 4 defa duruşma yapılabilirken ''Ergenekon'' davasında 4 yıl 2 aylık süreçte 600 duruşma görülmesi, özel yetkili mahkemelerde 150 yıllık bir yargılamaya eşit oldu.

SİLİVRİ'YE AKIN

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesine devam edilen Ergenekon davası sırasında duruşma salonu girişinde izdiham yaşandı. Mütalaa verilmesi beklenen duruşma öncesi Silivri Cezaevi Kampüsü önünde yüzlerce kişi toplandı.

Ergenekon davasının bugün görülecek 270. duruşmasında savcının mütalaasını açıklaması bekleniyor. Silivri Cezaevi Kampüsü önünde bulunan büyük duruşma salonunda görülecek dava öncesi salon kapısında izdiham yaşandı.

Duruşma salonunun kapısında yaşanan izdiham sırasında ezilme tehlikesi geçirenler oldu. Yaşanan izdiham sırasında jandarma görevlileri ile izleyiciler ve zaman zaman da izleyicilerin kendi aralarında tartıştıkları görüldü.
Birçok avukat ile basın mensubu salonun olduğu bölüme yaklaşık 1 saatlik çabanın ardından girebilirken davanın birçok sanığı ise yaşanan izdihamdan salona giremedi.

Öte yandan duruşma öncesi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İşçi Partisi (İP) ve çeşitli sivil toplum örgütlerine üye yüzlerce kişi Silivri Cezaevi önünde toplandı. İzleyici olarak içeri girmek isteyen kalabalık, girişte yoğunluk yaşanmasına neden oldu. Ellerinde Türk bayrakları ile cezaevi önünde bekleyen kalabalık ise söyledikleri şarkılarla sanıklara destek verdi.

TARTIŞMA ÇIKTI

Ergenekon davasında duruşmada avukatlar söz isteyince tartışma çıktı, duruşmaya ara verildi.

İLKER BAŞBUĞ DURUŞMA SALONUNDA

Avukatlar, izleyiciler ve basın mensupları, salondaki yerlerini aldıktan sonra tutuklu sanıklar alkışlar eşliğinde içeri girdi. En çok alkışlanan isim ise eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ oldu. Başbuğ salona girdiği sırada, "Türkiye sizinle gurur duyuyor" şeklinde sloganlar atıldı. Başbuğ salona gelirken bazı izleyicilerin, "Ne kadar zayıflamış yazık" dedikleri duyuldu.

Bir süre yerlerine oturmayan sanıklar izleyicileri selamladı. Milletvekili Mustafa Balbay ve Gazeteci Tuncay Özkan, duruşma salonuna el ele girdikten sonra izleyicilere selam verdi. Özkan daha sonra salona dönerek izleyicilere "Adalet istiyoruz" diye bağırdı. Bunun üzerine salondakiler "Adalet istiyoruz" şeklinde slogan attı. CHP Milletvekilleri de Balbay ve Özkan salona girerken ayağa kalkıp, alkışlarla selamladı.

Sanıkların salona alınmasından sonra mahkeme heyeti de salona girdi. Heyetin başkanı Hasan Hüseyin Özese kalabalık ve izleyicilerin alkışlı destekleri üzerine uyarıda bulundu. Özese, "Herkes sessiz izlesin. Gerekirse seyircisiz devam ederiz. Burada bir yargılama yapılıyor. Sekteye uğratmayın" dedi. Bunun üzerine izleyiciler yerlerine oturdu. Duruşmada sanık ve avukat yoklaması yapılıyor.

İLKER BAŞBUĞ SALONU TERK ETTİ

Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, Avukat Vural Ergül'ün salondan çıkarıldığını tutanağa geçirdi. Başkan Hasan Hüseyin Özese daha sonra iddianamenin okunulması için üye hakim Sedat Sami Haşiloğlu'na söz verdi. Üye hakim iddianameyi okumaya başladığı sırada bir çok sanık avukatı ayağa kalkarak söz istediklerini belirttiler. Mahkeme Başkanı Özese, iddianamenin okunulmasından sonra söz vereceklerini belirterek, "İddianameyi dinlemek istemeyenler dışarı çıksın" diyerek avukatlara tepki gösterdi.

Yaşanan tartışmaların arından Mahkeme Başkanı Özese, davanın tutuklu sanıklarından emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün aynı zamanda kızı olan avukatı Zeynep Küçük'e söz verdi. Söz alan Zeynep Küçük, "İddianameyi kabul ediyorsunuz ancak taraf avukatlarının görüşünü sormuyorsunuz. Robocoplarla avukat arkadaşımızı salondan çıkarıyorsunuz. Bizi tehdit ediyorsunuz. Söz istiyoruz önümüze 8 jandarma dikiyorsunuz. Dışarıdaki kamuoyunu salona almıyorsunuz onları yok sayıyorsunuz" dedi.

Küçük'ün sözleri üzerine Başkan Özese, "Mahkeme kimseyi tehdit etmiyor" dedi. Avukat Küçük'ün salonda bulunan avukatlar ve CHP'li vekiller tarafından alkışlanması üzerine mahkeme başkanı Küçük'ün mikrofonunu kapatarak iddianamenin okunmasına geçti. İddianame okunduğu sırada sanık avukatları masalara vurarak iddianamenin okunmasını engellemeye çalıştı. İddianame okunmasına devam edilmesi üzerine tutuklu sanıklardan eski Genel Kurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ salonu terk etti. Başbuğ salondan ayrılırken basın mensuplarının olduğu bölüme dönerek "Yargılamayı görün" dedi.

Başbuğ'un salondan çıkmasının ardından aralarında emekli Orgeneral Hasan Iğsız ve Hurşit Tolon'un da bulunduğu bazı sanıkların salonu terk ettiği görüldü.

Yaşananlara tepki gösteren CHP milletvekili Süheyl Batum, "Böyle yargılama olur mu? Rezillik" diyerek mahkemenin kararını eleştirdi. Bazı sanık avukatları masalara vururken bazı sanık avukatları da mahkemenin kararını alkışlayarak protesto ettiler.

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese avukatlara tepki göstererek "Yargılamayı sekteye uğratıyorsunuz iddianame okunacak dinleyeceksiniz" dedi. Başkan daha sonra duruşmaya ara verdiklerini açıkladı.
Salonda tartışmalar devam ederken duruşma salonunun olduğu bölümde olan birçok izleyici ise duruşma salonu kapısı önünde ıslık ve sloganlarla mahkemeyi protesto etti.

KOMİSYONDAN RAPOR İSTENDİ

Ergenekon davasında duruşma savcısı, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi konusunda talepleri olduğunu ifade ederek, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı rapor ve eklerinin istenmesini talep etti.

DAVAYA 4.KEZ ARA VERİLDİ

 

İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edilen Ergenekon davasına 4. kez ara verildi. Avukatların tepkisini çeken iddianamenin okunmasına ara veren mahkeme, yine de avukatların tepkisini engelleyemedi.

Mahkeme heyeti ile avukatlar arasında yaşanan tartışmaların ardından duruşmaya ara verilmişti. Avukatlar dava dosyasıyla birleştirilen iddianamenin okunmasına tepki göstermişlerdi. Aranın ardından yeniden başlayan duruşmaya, salonu terk eden İlker Başbuğ'un gelmediği görüldü. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese iddianamenin okunmasına ara verdiklerini belirtti. Başkan Özese Genelkurmay başkanlığı tarafından dava dosyasına gönderilen hard disklere ilişkin naif hakimin hazırladığı ön raporun okunmasına geçildiğini belirtti.

Ön raporun okunmasına başlamasının ardından avukatlar ayağa kalkarak söz istediler. Başkan Özese ise raporun okunmasının ardından söz verileceğini belirtti. Avukatlar ısrarla söz isteyerek masalara vurmaya başlayınca Başkan Özese "Böyle yargılamayı yapamayız. Şu aşamada sizlere söz vermiyorum. Size raporun okunmasının ardından söz vereceğim. Bugün çok fazlasının hepinize söz versem süre yetmez" dedi.

Tepkilerin sürmesi üzerine Başkan Özese, "Avukatlar her duruşma konuşacak diye bir şey yok. CMK'yı iyi okuyun. Başkan olarak ne dersem uymak zorundasınız. Böyle devam ederseniz sizi salondan çıkartırım" dedi.

Yaşanan tartışmalar sırasında duruşmada hazır bulunan Cumhuriyet Savcılarından Mehmet Ali Pekgüzel söz istedi. Pekgüzel söz istemede ısrar edince Mahkeme Başkanı Özese, "Savcı Bey söz hakkı vermiyorum. Israr etmeyin" dedi.

Tartışmaların devam etmesi üzerine mahkeme başkanı duruşmaya 4. kez ara verdi.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


13 Aralık 2012 Perşembe, 07:03
A