Erdoğan: İsrail özür dilemedikçe...

Erdoğan: İsrail özür dilemedikçe...

Başbakan Erdoğan, "İsrail özür dilemedikçe, tazminat ödemedikçe, Gazze'ye abluka kaldırılmadıkça Türkiye-İsrail ilişkileri normalleşemez" dedi.

2011.09.08 21:56 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Dünya - HABER MERKEZİ
A
Erdoğan: İsrail özür dilemedikçe...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail Başbakanı Netenyahu'nun 'doğru ve haklı bir yolda olduklarını' yönündeki açıklaması ile ilgili olarak, "Tabi İsrail Başbakanı Netenyahu kalkıp da yanlış yolda olduklarını söyleyecek değil. Netenyahu ve çevresindekiler kendi içlerindeki çelişkiyi, çatışmayı dünyaya farklı bir şekilde yansıtırken, aslında özür ve tazminat noktasında belli bir noktaya kendileri gelmişken, iktidardaki sıkıntılarını dışarıya farklı bir şekilde yansıtmak durumunda olmuşlardır" dedi.

Başbakan Erdoğan, Lüksemburg Başbakanı Jean Claude Juncker ile ortak bir basın toplantısı düzenledi. Erdoğan ve Juncker açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da cevaplandırdı. Juncken, terör örgütü PKK'nın mali kaynaklarının Lüksemburg'a kaydığına ilişkin haberlerin sorulması üzerine, şunları kaydetti:
"Bu konuda Türk dostlarımızla yakın işbirliği içindeyiz. Türkiye ile karşılıklı birimlerimiz bu konuda ilişki içinde. Şunu da söyleyebilirim ki; belli bir dönemde bazı Türk gazetelerinin birinci sayfalarında çıkan makalelerin temelli olmadığını düşünüyoruz. Biz tüm ilgili bakanlarımıza bu konudaki iddiaları incelettik. Biz PKK'yı terörist bir örgüt olarak görüyoruz. PKK Lüksemburg'dan yola çıkarak herhangi bir faaliyet yürütüyor değil. Lüksemburg mali temelinde bir faaliyet yürütüyor değil. Öyle olsaydı
zaten biz derhal gerekeni yerine getirirdik. Şunu bilmekte yarar var; terörizme karşı mücadelede ve terörist faaliyetlerden ortaya çıkarılan kara paranın aklanması için yürütülen faaliyetlerde Türk hükümeti ile Lüksemburg hükümeti arasındaki işbirliği son derece yakın bir işbirliğidir."

"İSRAİL, ÖZÜR NOKTASINA GELMİŞTİ"
İsrail Başbakanı Netenyahu'nun bugün yaptığı bir konuşmada 'doğru ve haklı bir yolda olduklarını' söylemesi ve 'gelinen nokta bizim suçumuz değil' sözlerinin hatırlatılması üzerine Başbakan Erdoğan, "Tabi İsrail Başbakanı Netenyahu kalkıp da yanlış yolda olduklarını söyleyecek değil. Veyahut da kalkıp da uluslararası sularda yanlış yaptık demeyecek" dedi. Bilinen gerçeğin uluslararası sularda seyahat eden herhangi bir gemiye ne olursa olsun böyle bir saldırı hakkına kimsenin sahip olmadığını belirten
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Uluslararası sularda bu seyahat eden gemilerden bir tanesi 33 ülkeden insanın katıldığı insani yardım götüren üç gemiden bir tanesi sadece bu insanların olduğu ki 450 civarında insanın olduğu ve buraya yapılan bir operasyondur. Bu bir askeri operasyondur. Bu İsrail tarafından yapılmıştır. Bunu artık bilmeyen yok. Kendileri içeride bir tane silah dahi yakalayamamışlardır. Bulamamışlardır. Bunlar da ortada. Öldürülen 9 vatandaşımızla ilgili bir tanesi biliyorsunuz Furkan Doğan, Türk kökenli Amerikan vatandaşıdır. 35 mermi bunların vücuduna isabet etmiştir. Furkan'ın kaşına ne yazık ki sıkılan mermi gözü ile kaşı arasında 3 santim gibi bir mesafeden sıkılmış bir mermidir,kurşundur. Bunların bütün resimlerle belgeleri her şeyi mevcuttur. 9 tane vatandaşımızın öldürülmesi olayı bu şekilde ortadadır ve bunların bütün adli tıp raporları mevcuttur.

Cenevre, bunun bir alçaklık olduğunu ve bunun insan haklarının ihlali olduğunu, burada bir orantısız güç kullanımı olduğunu çok açık ifade edilmiş. Böyle bir tablo içerisinde Netenyahu ve çevresindekiler kendi içlerindeki çelişkiyi, çatışmayı dünyaya farklı bir şekilde yansıtırken aslında özür ve tazminat noktasında belli bir noktaya kendileri gelmişken iktidardaki sıkıntılarını dışarıya farklı bir şekilde yansıtmak durumunda olmuşlardır. Biz Türkiye olarak, özür dilenmedikçe, tazminat ödenmedikçe, Gazze'ye ambargo uygulaması kalkmadıkça Türkiye İsrail ilişkilerinin düzelmesi normalleşmesi beklenemez. Bununla ilgili B planımızı açıklamıştık."

"HERONLARI GÖNDERECEKLERİNE İNANIYORUZ"
İsrail savunma bakanlığının Heron'ları (insansız hava araçları) motor tamirleri bitmediği için Türkiye'ye göndermedikleri yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Erdoğan, "Bu işin tarihi vardır. Bu verilen tarihte bunlar teslim edilmemiştir. Tamir-bakımla ilgili verilen bir takvim ve bu takvimde bunlar teslim edilmemiştir. Şu anda oradaki bizim insansız hava araçlarımız bildiğim kadarıyla 6 taneydi. Bunlar oradadır. Bu 6 insansız hava aracının tamir edilerek zaten bize teslimi gerekir çünkü bunların hepsinin parası ödenmiştir. Bu bakımları da sözleşmenin gereğidir. Burada da özellikle ticari ahlak noktasında bunu çok önemsiyoruz. Süratle onların bu bakımları yapıp teslim edecekleri inancını koruyoruz" diye konuştu.

Erdoğan Lüksemburg ile Türkiye ilişkilerinin mükemmel seviyede olduğunu belirterek, siyasi ve ekonomik ilişkilerin daha da gelişmesini önemsediklerini söyledi. Erdoğan, Lüksemburg'un Türkiye'ye doğrudan yatırımlarını daha da artırılmasını istediklerini belirterek, Lüksemburg'da yerleşik yatırım fonlarının da Türkiye'ye yapılması konusunda yönlendirilmesini arzu ettiklerini kaydetti.

İki ülke arasında gelir ve servet üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleme ve vergi kaçakçılığına engel olma anlaşmasını değiştiren protokolün 14 Temmuz 2011 itibariyle yürürlüğe girdiğini de hatırlattı.

Lüksemburg'un ekonomik ve ticari ilişkilerin yanı sıra Türkiye'nin AB sürecine başından itibaren geniş manada destek verdiğini ifade eden Erdoğan, "Bugün de yaptığımız görüşmelerde bu desteği verme yaklaşımını ben değerli dostumda gördüm" dedi.

Erdoğan, AB hükümet başkanlarının bir duayeni ve Avrupa bütünleşmesinin güçlü savunucusu olarak Juncker'in bu desteğinin çok önemli olduğunu da vurguladı. Erdoğan, "Bu desteğin önümüzdeki dönemde de somut biçimde devam edeceğine inancım tamdır" dedi.

Erdoğan, Avrupa'da serbest dolaşımla özdeşleşen Shengen konusunda Türkiye'ye yönelik bir haksızlığın olduğunu Juncker ile paylaştığını belirterek, "Sağolsun kendisi de bu düşüncemizi aynı şekilde paylaştılar. Türk vatandaşlarının tabi oldukları vize uygulamalarının Türkiye'nin ortaklık hukukundan kaynaklanan müktesep haklarının ihlali niteliği taşıdığını, başta Adalet Divanı olmak üzere bazı AB ülkelerinin mahkemelerinde alınan yargı kararlarıyla bir kez daha teyit edildiğini Sayın Juncker'e dile getirdik. Bu konuda AB ülkelerinin üzerlerine düşeni yapması gerektiğini de kendilerine ifade ettim" dedi.


JUNCKER'DEN SHENGEN DESTEĞİ

Konuk Başbakan Juncker de, Türkiye ile AB müzakerelerinin hızlanmasını ve sürekli askıya alınmasını, ara verilmesini istemediklerini söyledi. Juncker, "Türk ve Avrupa vatandaşlarına da bu konudaki irademizi ortaya koymak istiyoruz. Türkiye'nin AB'ye tam üye olması noktasındaki irademizi ortaya koymamız gerekiyor. Bunun bir işareti de, vize sisteminin düzeltilmesi olacaktır. Şu anda bu konuda bir sıkıntı var ve Türkiye'nin de en az AB'ye üye olmayan başka ülkelerle aynı muameleyi görmesini istiyoruz. Bu
konuda biz Sayın Erdoğan ve Türk hükümetinin defalarca ifade etmiş olduğu vizeler konusundaki görüşü tamamen paylaşıyoruz ve geri kabul anlaşması ile vizelerin serbest bırakılmasının eş zamanlı olarak çözüme kavuşmasını ve her iki taraf için de tatmin edici şekilde gerçekleşmesini istiyoruz" dedi.

Diğer Dünyadan Haberler için tıklayın


2011.09.08 21:56 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A