Erdoğan'dan İslam ülkelerine ticaret çağrısı!

Erdoğan'dan İslam ülkelerine ticaret çağrısı!

İstanbul'da düzenlenen İSEDAK toplantısında konuşan Erdoğan, İslam ülkeleri arasındaki ticaretin artırılmasına yönelik çağrı yaptı ve "Üye ülkelerimizi harekete geçmeye davet ediyorum" dedi.

2017.11.22 10:50 - Son Güncellenme: 2017.11.22 11:58 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Erdoğan'dan İslam ülkelerine ticaret çağrısı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) toplantısında konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"DEAŞ, YPG gibi katil sürülerinin tüm bölgemizi kan gölüne dönüştürdüğünü görüyoruz. Perde arkasındaki asıl aktörleri görmemize engel olmamalı. İslam dünyasının birliğini beraberliğini yok etmeye yönelik bir senaryo oynanıyor. Müslümanlar arasındaki fay hatları derinleştirilerek enerjileri tüketilmek isteniyor. Batı kendi tarihindeki hastalıklı unsurları İslam dünyasına ihraç ediyor. Müslümanların kaynakları silah tüccarlarına peşkeş çekiliyor. Şehirlerimizin imarına harcanması gereken paralar Batılı şirketlerin ceplerine gidiyor. 

Burada hedef yalnızca petrolümüz doğal kaynaklarımız değildir. Yağmalanan sadece yeraltı, yerüstü zenginliklerimiz değil. Burada hedef İslam medeniyetinin hayat pınarlarını kurutmaktır. Müslümanlar son 2 asırda yaşadıkları sorunlara rağmen küresel anlamda iddialarını sürdürmeyi başarmıştır.

"SİLAH SİPARİŞLERİNİN KAZANANI KİM?"

Suriye'de 7 yıldır yaşanan vahşete karşı sergilenen kayıtsızlık Batı'nın gerçek yüzünü gösterdi. Bu listeyi uzatmak mümkündür. Bu tablo karşısında şu soruları samimiyetle sormamız gerektiğine inanıyorum. İslam ülkelerinin Batı'ya verdikleri yüzlerce milyar dolarlık siparişlerin gerçek kazananı kimlerdir? Hergün 5 kez aynı kıbleye yönelen kardeşlerin mezhep ve ideolojik farklılıklar üzerinden birbirine düşman edilmeleri kimlere yarıyor?

"BATI'NIN İTİBARI ZEDELENİYOR"

Batılı kurumların itibarı giderek zedeleniyor. Demokrasi ve özgürlüğün yerini İslam karşıtlığı ve ırkçılık almaktadır. Terör üzerinden tüm Müslümanların töhmet altında bırakılması gerçek niyeti ele veriyor. Müslümanlar aslında çok büyük imkanlara sahip. Asıl mesele bunu hakkıyla değerlendirmek.

Elimizdeki imkanları olması gereken etkinlikte kullanamıyoruz. Sorunlara zamanında müdahale edemiyoruz. Ekonomik ve beşeri ilişkilerimizin arzu edilen seviyede olmadığını müşahade ediyoruz.

Aramızdaki ticaretin artırılmasına yönelik projelere ağırlık vermeliyiz. Uzun süredir gündemimizde olan Tercihli Ticaret Sistemi'ne işlerlik kazandırmalıyız. Bu konuda adım atmakta geç kaldığımız her gün bizim için büyük kayıptır. İlgili üye ülkelerimizi bu doğrultuda harekete geçmeye davet ediyorum. Bir helal akreditasyon komitesi kurduk. Üye ülkelerin komiteye aktif katılımını bekliyoruz.

Geleceğimizin teminatı olan genç nesillere özel önem vermemiz gerekiyor. İçinde bulunduğumuz yıl bu doğrultuda kıymetli bir adım atarak bilim ve teknoloji zirvesini Astana'da gerçekleştirdik." 

"HEDEF İSLAM MEDENİYETİNİN HAYAT PINARLARINI KURUTMAK"

Hedefin yalnızca petrol, doğal kaynaklar, insan gücü olmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada asıl hedef İslam medeniyetinin hayat pınarlarını kurutmaktır. Amaç, Müslümanların omurgasını çürütmek, hepimizi felç etmektir. Müslümanların son 2 asırda yaşadıkları onca saldırıya rağmen küresel anlamda iddialarını sürdürmeyi başarmışlardır. Batılı kurum, kuruluş ve değerlerin itibarı giderek daha fazla örseleniyor. Suriye'de 7 yıldır vahşete karşı sergilenen kayıtsızlık, mültecilere sınır kapılarında insanlık dışı muameleler, Batı'nın gerçek yüzünü gösterdi. Özgürler, demokrasi gibi değerlerin yerini, neo nazizm ve ırkçılık aldı. İslam ülkelerinin Batı'ya verdikleri yüzlerce milyon dolarlık silah siparişlerinin gerçek kazananları kimlerdir? Ülkelerimizin yeniden yapay sınırlarla parçalanması aslında kimlerin işine geliyor? Bu soruların cevaplarının meseleye daha farklı yaklaşmamıza vesile olacağına inanıyorum. Bize düşen görev kalkınma hamleleri ile İslam coğrafyasını önemli bir üretim havzasına dönüştürmek, bunun modelini ortaya koymaktır. Bunun için İslam İşbirliği Teşkilatı ve İSEDAK gibi imkanları daha etkin şekilde kullanmanın yollarını bulmalıyız. İSEDAK'ı etkin bir platform olarak kullanmak mecburiyetindeyiz. Elimizdeki imkanları olması gerektiği etkinlikte kullanmıyoruz. Ticaret ve yatırımlarımızı artırırken kendi sorunlarımızı çözme kabiliyetimizi geliştirmeliyiz. Tercihli ticaret sistemine ivedilikle adım atmalıyız. Ülkeleri bu doğrultuda harekete geçmeye davet ediyorum. Bir helal akreditasyon komitesi kurduk. Kendi sorunlarımızı çözme kabiliyetimizi de gösterebilmeliyiz. TOBB ile İslam Ticaret, Sanayi ve Tarım Odası'nın çalışmalarını yakından takip ediyorum" ifadelerini kullandı.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2017.11.22 10:50 - Son Güncellenme: 2017.11.22 11:58 - HABER MERKEZİ
A