Erdoğan'dan Demirtaş'a sert tepki!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk'u Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti.
2015.09.09 20:06 - Son Güncellenme: 2015.09.09 21:15 - Siyaset - HABER MERKEZİ
Karşılama sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AB Konseyi Başkanı Tusk, bir süre baş başa görüştüler. Baş başa görüşmenin ardından ise heyetler arası görüşmeye geçildi. Görüşmenin ardından Erdoğan ve Tusk'un ortak basın toplantısı düzenliyor.
İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:
Diyalogların geliştirilmesi gerekiyor.
Bugün de Kıbrıs konusunu da ele aldık.
Mülteciler konusundaki müsbet tavrı takdirle karşılıyoruz.
Avrupa'nın mültecilere kendi konforunu bozmadan yaklaşma tavrı ahlaki değildir.
Mülteciler sorununun ana kaynağı Suriye rejimidir. Bu göç akınından en fazla etkilenen ülke Türkiye'dir.
Irak ve Suriyeli mülteciler olarak 2 milyon insanı ülkemizde misafir ediyoruz. Ülkemiz malesef Avrupa Birliği'nden maddi katkıyı almamıştır.
Terör her gün yeni canlar almaya devam ediyor. Güvenlik güçölerimiz terör örgütüyle mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor. Kimi siyasetçilerin söylemleri, yürütülen mücadeleyi zorlaştırıyor. Bu durum karşısında kendisine siyasetçi diyen, TBMM üyesi olan herkesin sorumlu olması gerekiyor. "Size yazık olur, karşılık vermek hakkınızdır, onları anasından doğduğuna pişman edin" sözleri ülkenin sokaklarını yeniden ateşe boğmak isteyen bir zihniyetin dili olabilir. Türkiye'nin sorumlu siyasetçilere ihtiyacı var.
Parti binasına yapılan saldırıları tasvip etmiyorum, kınıyorum. Bana göre yanlış yapılıyor. Onların da kamu binalarına, vatandaşlarımıza, kamunun araçlarına, vatandaşların araçlarına karşı duyarlılık göstermelerini bekliyorum. Onlardan böyle bir şey göremedik.
Belediye Başkanları iç savaştan bahsedebilir ya da milletvekili bu ülkede nasıl bir iç savaştan bahsedebilir? Sen bu yetkiyi nereden alıyorsun? Aldığı yetki dağdaki teröristlerdir.
Buradan tüm milletime sesleniyorum. Güneydoğu, doğu tüm bu bölgelerdeki hendeklerin kazıldığı yerler, buralarda kulklanılan iş makinaları hangi belediyeye ait? Bu makinalar hangi belediye tarafından kiralanmış? Bu belediyeler tarafından hendek kazılıyor. Döşenen mayınlar kimin talimatıyla yapılıyor? Talimatı ben mi veriyorum, Başbakan mı? Yoksa sırtını teröriste dayayanlar mı veriyor? Bu hendekleri kapatan ise valiliklerimiz, kaymakamlıklarımızdır. Bunlar camilerimizi, okullarımızı yakacak kadar ambulanslarımızı kurşunlayacak kadar ileri gitmişlerdir. Bunların talimatını Tayyip Erdoğan mı, Başbakan mı veriyor? Yoksa kendileri mi veriyor? Yaşanan durumu Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a yükleyerek sorumluluklarından kaçmaya çalışıyorlar.
Bir kez daha sesleniyorum. Tercihinizi yapın. Mücadelenizi demokrasiyle mi silahla, kanla mı yöneteceksiniz? Terörün yanında saf tutarsanız onun bedelini ödersiniz.