En yüksek Enflasyon artışı neden Türkiye'de gerçekleşiyor?
Türkiye'de ve dünyada enflasyon oranları yükseliyor. Euro Bölgesi'nde haziran ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 8,6 ile yeni bir rekor kırdı. Amerika Birleşik Devletleri'nde de (ABD) enflasyon oranı yıllık bazda yüzde 9,1 ile 41 yılın zirvesine çıktı. Türkiye'de ise yıllık bazda enflasyon, TÜİK tarafından yüzde 78,6 olarak açıklandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde enflasyonun önümüzdeki yılın şubat ve mart aylarında kontrol altına alınacağını ifade etmişti. Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, son gelişmeleri Bursada Bugün'e değerlendirdi.
2022.07.22 09:30 - Son Güncellenme: 2022.07.22 10:09 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
FADİME NİSA SAYAR / BURSADA BUGÜN
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir programda yüksek enflasyon oranıyla ilgili olarak "İnşallah önümüzdeki şubat, mart aylarıyla birlikte enflasyonu da kontrol altına almış olarak yolumuza devam edeceğiz" açıklamasını yapmıştı. Hükümet yetkilileri tarafından da benzer açıklamalar önceki aylarda yapılmıştı.
Erdoğan'ın enflasyon ile mücadelede 2023 yılının şubat ve mart aylarını işaret etmesinin, yılın ilk aylarında gerçekleşecek olan baz etkisiyle ilgili olabileceği düşünülüyor. Konuyu Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz'a sorduk.

Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan enflasyon beklentilerine dikkat çeken Filiz Eryılmaz, yaz ayları için öngörülen ancak gerçekleşmeyen enflasyon düşüşünün 2023 yılının şubat ve mart aylarında bekleniyor olabileceğini söyledi.
"PİYASA İLE TCMB'NİN BEKLENTİLERİ UYUŞMUYOR"
Piyasa beklentileriyle Merkez Bankası'nın tahminlerinin uyuşmadığını ifade eden Doç. Dr. Eryılmaz şöyle konuştu;
"Merkez Bankası enflasyonla ilgili öngörülerini enflasyon raporunda açıklıyor. Bu da her yıl 4 kez, yani yılın çeyreğinde açıklanıyor. Son rapora baktığımızda Merkez Bankası önce yaz aylarında sonra da kasım ve aralık aylarında enflasyonun çok düşeceğini öngörüyor.
Kasım ve aralık aylarında yüzde 42'lik enflasyon oranını öngörüyor. Fakat piyasa ile Merkez Bankası uyuşmuyordu, Kasım'da bir miktar düşme olsa da bunun çok güçlü bir düşme etkisi yaratmayacağını öngörüyordu. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklamasıyla da anlaşılıyor ki söz konusu düşüş, şubat ve mart aylarında bekleniyor."
BAZ ETKİSİYLE DÜŞECEK OLAN ENFLASYON KALICI OLACAK MI?
2023 yılında enflasyonda düşüş beklendiğini ve bunun yüksek ihtimalle gerçekleşeceğini ifade eden Filiz Eryılmaz, bu düşüşün kalıcılığının önemli olduğunu belirterek, "Kredi Derecelendirme Kurumu Fitch tarafından son yayınlanan raporda Türkiye'de 2022'de ortalama enflasyon yüzde 72, 2023'te de yüzde 51 olacağı tahmin ediliyor. Ancak burada sormamız gereken iki önemli soru ortaya çıkıyor.
Biz zirveyi ne zaman ve yüzde kaçta göreceğiz, bu sorunun cevabı hala belli değil. İkinci cevaplanması gereken soru da şu, zirveyi gördükten sonra düşme başladığı zaman bu düşme kalıcı olacak mı, güçlü bir düşüş ivmesi görecek miyiz? Yoksa enflasyon belirli bir yerde kalıcı mı olacak? Yurtdışı kurumlarına göre enflasyon yüzde 52 civarında kalıcılık gösterecek.
Ancak Merkez Bankası'nın tahminlerine bakıldığında yüzde 12'lere kadar düşeceği görülüyor.
Zaten baz etkisiyle yaşanacak enflasyon düşüşü de Merkez Bankası ve ekonomi politikalarının öngördüğü düzeyde bir düşüş olmayacaktır. Örnek veriyorum, baz etkisiyle bir düşüş ivmesi olacak ancak yukarı yönlü çıkışlar da olacak.
Bu durumda yukarı yönlü çıkışların etkisi, aşağı yönlü düşüşlerin etkisinden daha güçlü olacağı için ekonomi yönetiminin bize deklare ettiği şekilde güçlü bir düşüş imcesi görülmeyebilir.
Sonuç olarak elbette bir baz etkisi oluşacak ancak bu etkiyle gerçekleşecek enflasyon düşüşü kalıcı olacak mı, kritik olan budur" diye konuştu.
BAZ ETKİSİ NEDİR?
Yılın ilk aylarında gerçekleşmesi beklenen baz etkisini ise Eryılmaz şöyle açıkladı;
"Baz etkisi en basit biçimde şöyle açıklanabilir. Örneğin geçen sene aralık ayında enflasyon yüzde 13 artmış, aylık bazda. Bu sene aralık ayında yüzde 13 değil de yüzde 2 artarsa, bu sene enflasyon düşmüş demektir. Baz etkisi dediğimiz budur.
EN YÜKSEK ENFLASYON ARTIŞI NEDEN TÜRKİYE'DE GERÇEKLEŞİYOR?
ABD ve Euro Bölgesi'nde son yılların en yüksek enflasyon artışları yaşanıyor. Ancak Türkiye'de mevcut enflasyon oranı yüzde 78 iken ABD'de bu oran yüzde 9, Avrupa ülkelerinde de benzer düzeylerde görülüyor.
Türkiye'deki aşırı yüksek enflasyon oranının ekonomi politikalarıyla ilişkili olduğunu kaydeden Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, "Henüz 2022 yılının başında bizim ülkemizde zaten enflasyon yükselmeye başlamıştı.
Politika faizi indirilmeye ve döviz kuru artmaya başlamıştı. Dolayısıyla 2021'in Ekim-Kasım döneminde kurdaki yüzde 80 civarlarındaki yükselişle enflasyon da yükselmeye başlamıştı. Bunun üzerine bir de pandeminin devam eden etkileri ve üstüne de Rusya-Ukrayna savaşı denk geldi. Petrol fiyatları, doğalgaz ve emptia piyatları pik yapınca bizdeki enflasyonun iyice yükselmesine neden oldu bu gelişmeler" ifadelerini kullandı.
Pandemi sonrasında Rusya-Ukrayna savaşının da dünyada enflasyon oranlarındaki artışı desteklediğini söyleyen Filiz Eryılmaz, Türkiye'nin global düzeydeki bu gelişmelere yüksek enflasyon oranıyla yakalandığını belirtti;
"Dolayısıyla diğer ülkelerde zaten düşüktü enflasyon. Ama pandemi ve Rusya-Ukrayna savaşıyla yükselmeye başladı. Fakat bizde zaten yüksek olan enflasyon iyice yükseldi. ABD'de son 41 yılın en yüksek enflasyonu söz konusu ama yüzde 9,1 oranında gerçekleşti.
Bizdeki enflasyon ise yüzde 78 oranında. Şöyle bir gerçeklik de var. Enflasyon ne kadar yükselirse kalıcılık o kadar artar. Politika uyguladıkça düşürmek de o kadar zorlaşır. Çünkü yüzde 9 enflasyon olan bir ülke ile yüzde 78 enflasyon olan bir ülkede faiz indirimlerinin tüketiciye etkisi aynı olmaz.
Biz enflasyon konusunda en büyük yanlışı faiz indirimiyle başlattık."