En büyük kaybeden paralel yapıdır!
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş A Haber Ankara Temsilcisi Murat Akgün'ün sorularının yanıtladı.
2014.03.31 16:01 - Son Güncellenme: 2014.03.31 16:02 - Siyaset - HABER MERKEZİ
Yerel seçim sonuçlarını değerlendiren Kurtulmuş, seçimin en büyük kaybedeninin paralel yapı olduğunu dile getirdi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin aldığı sonuçları "beklenen sonuçlar" olarak değerlendiren Numan Kurtulmuş, CHP'nin sağa kaymış bir parti olduğunu da ifade etti. Seçim öncesi yaşanan gerginliklere dikkat çeken Numan Kurtulmuş, "sandıkta ümidi olmayanlar mutlaka bu gerginliği sürdürecektir" diyerek cumhurbaşkanı seçimi öncesinde suikastlar olabileceğini de söyledi.
EN BÜYÜK KAYBEDEN PARALEL YAPIDIR
AK Parti bu seçimin tek galibidir. Önceden beklediğimiz oranlarda hatta önceden beklediğimiz sayılarda belediye başkan adaylıklarının kazanmış olduk. Bu fevkalade önemlidir. Türkiye siyasetinin en karışık seçim dönemlerinden biri olmuştur. En fazla kumpasın, tezgahın kurulduğu, bir hükümetin üzerine dört koldan hatta yetmiş iki koldan saldırıldığı bir seçim kampanyası oldu. Burada da seçim kampanyasını AK Parti çok doğru bir yere koydu "ey millet milli iradeyi sahip çıkıyor musun çıkmıyor musun?" millet büyük oranda dedi ki "evet milli iradeye sahip çıkıyorum. Bu seçimim tek galibi milli iradedir. Milli iradeyi temsil eden AK Parti hükümetidir, o hükümetin başında bulunan başbakanımızı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Seçimin en büyük kaybedeni ise bütün bu süreçlerde maalesef çok kötü bir şekilde kullanılan, zaman zaman kendileri gönüllü olarak da bu işin içerisine girmiş de olabilirler, ama sonuçta baktığınız zaman büyük bir kumpasın bir büyük senaryonun kullanılanı haline gelen Paralel yapı Pensilvanya camia ne derseniz deyin seçim kaybedenidir. Ben Anadolu'yu karış karış dolaştım. Seçim sırasında her yerde çok büyük bir ortalığı karıştırma gücüyle hareket ederek Şunu söylediler "AK Parti'nin karşısında kim güçlüyse ona oy verin." Bunun tutmadığı görülmüştür. Bu paralel yapının propagandalarıyla bütün Türkiye öylesine ürkmüş öylesine korkmuştu k, 25 Kasım'dan çok büyük olaylar olacak Hükümet 1 dakika bile durmayacak Sayın başbakan 30 martı asla göremeyecek bunlar hep söyleniyordu Ama maalesef 25 Mart'ta ortaya çıkartılan ihanet kasetleri Tam tersine bu tezgahı kuranların murat ettiklerine zıddına bir sonuç oluşturdu. Çok açık söyleyebiliriz ki paralel yapının yaptığı her şey bu seçim kampanyasında ak partiye yaradı, hükümete yaradı, milli iradeye yaradı. Buradan baktığımız zaman en büyük kaybeden paralel yapıdır.
CUMHURİYET HALK PARTİSİ ARTIK SAĞA DOĞRU KAYMIŞ BİR PARTİDİR
Şahsi görüşüm Cumhuriyet Halk Partisi için de beklenen bir sonuçtu bu. Sayın Kılıçdaroğlu'nu zora sokan, zaman zaman kendisinin geçmiş dönemlerde de dile getirdiği eğer şu oranın altına düşürsem bırakacağım açıklamalarıdır. Siyaset bir takım hissiyatlara kapılarak açıklama yapmayı kaldırmıyor. Kendisi bilir, Cumhuriyet Halk Partisi bilir. Biz bütün parti yönetimlerinin de normal yollarla gelip gitmesini isteriz. Aynı şekilde Türkiye'nin yönetiminin de. Keşke Cumhuriyet Halk Partisinde Deniz Baykal'a yapılan kaset operasyonları olmasaydı da Sayın Kılıçdaroğlu bileğinin hakkıyla, kazanarak, tabandan teşkilatın içinden gelerek genel başkanlığı kazanmış olsaydı. Önce saha temizlendi, sonra Kılıçdaroğlu o koltuğa oturdu. Bundan sonra o koltukta oturur oturmaz Cumhuriyet Halk Partililer oturur oturmaz onu bilemem ama Cumhuriyet Halk Partisi için bu seçimin en önemli handikaplarından birisi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin klasik kemik tabanı bunu sorgulayacaktır, iddialı olduğu yerlerde aslında Cumhuriyet Halk Parti'li olmayan adaylarla girdi. Cumhuriyet Halk Parti si çok keskin bir biçimde Sağa doğru kaydı. Sadece Ankara adayıyla ilgili söylemiyorum, bir çok yerde, MHP bir gizli ittifakla CHP'yi desteklemiş oldu. cemaat çok açık bir şekilde birçok yerde, Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de destekledi. Kılıçdaroğlu bırakır mı bırakmaz mı bilemem, kendisinin partinin kararıdır ama diyebiliriz ki Cumhuriyet Halk Partisi sol olmaktan epeyce uzaklaştı bu seçimde, o da artık sağa doğru kaymış bir partidir.
SANDIKTA ÜMİDİ OLMAYANLAR BU GERGİNLİĞİ SÜRDÜRECEKTİR
Sadece cumhurbaşkanlığı seçim dönemine kadar değil, belli ki bu işler bir müddet böyle devam edecek. Belki genel seçimlere kadar. Yumuşayabilir, sertleşebilir onu bilemem ama tarafların ne istediği belli. Öyle işler yapıldı ki kimisi kaset üretti kimisi MİT'in tırlarını durdurdu, kimisi uluslararası camiada raporlar hazırlatıp Türkiye ekonomisi çöküyor dedirtti, kimisi beddualar okudu. Çok geniş bir koalisyon. Kimin elinden ne geliyorsa onu yaptı. Yapmasının sebebi neydi? Türkiye'de hükümeti indirmek. Sadece 30 Mart seçimlerini etkilemek değil. Geçmişte de biz bu senaryoları gördük. O zaman güçleri yetti ihtilallar, darbeler yaptılar. Ama çok şükür bu sefer millet ortaya çıktı, iradesine sahip çıktı. Bunun bir darbe teşebbüsü olduğunu gördü. Biz bütün seçim meydanlarında şunu ifade ettik, her şeyi hesap ettiler ama milletin iradesini unuttular. Dün akşam da millet iradesi ortaya çıkmış oldu. bu millet iradesini hazmedemeyenler, sandıkta bu iradeyi yenemeyeceğini düşünenler, bundan sonra da bu iradeye boyun eğelim demeyecekler. Biliyorlar ki hiçbir zaman bu ülkede darbeci, milleti adam etmeye çalışan, millete efendilik yapmaya çalışan bu siyaset zümreleri hiçbir zaman Türkiye'de iktidar olamayacaklar. Partilerin değil de bir camianın açıktan açığa bir iktidar partisine rakip olmasının temel nedenlerinden biri o. Türkiye'de demokratik yollardan bir iktidar alternatifi şu anda maalesef görünmüyor. Keşke olsa. Keşke biz bu gergin seçim kampanyasının değil de CHP'nin MHP'nin seçim BDP'nin projeleri üzerinden tartışarak bir seçim kampanyası yapsaydık. Sandıkta hiçbir zaman umudu olmayanların mutlaka bu gerginliği sürdürecekler, hele hele meşru demokratik bir alternatifin görünmediği şu ortamda bundan sonraki süreçte başka şeyler yapmaya çalışacaklar, AK Parti'ye içeriden zarar vermeye çalışacaklar, suikastlar dahil bir sürü operasyonlar yapabilirler. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı seçiminin rahat geçmesini istemeyeceklerdir çok açık. Cumhurbaşkanlığı seçimi rahat geçerse Türkiye'de sistem değişiyor. Artık cumhurbaşkanı doğrudan doğruya milletin oylarıyla seçilecek. Bu şu demektir Türkiye'de bir takım çıkar çevrelerinin bir takım kirli odakların artık cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinde etkisi olmayacaktır. Bunu kaçırmamak için bütün güçleriyle cumhurbaşkanlığı seçimine yükleneceklerini tahmin ediyoruz. Ama millet çok esaslı bir ders vermiştir. Öyle siz planlarınızı yaparsınız, raporlarınızı medyanızı hazırlarsanız her tür saldırınızı yaparsınız ama milletin iradesini yok sayamazsınız. Sayarsanız dün akşamki sonuç ortaya çıkar.