Dünyayı kurtaracak 150 adamdan birisi Bursadabugün'e konuştu
Dünyayı kurtaracak 150 adamdan birisi olarak bilinen Baybars Altuntaş Bursadabugun.com yazarı Kemal Furkan Sökmen'e konuştu
2011.07.22 13:12 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
Dragons'den diye bir program, eminim merakla izleyenleriniz dışında, burun kıvıranınız, reyting kaygısındandır diye fikir yürüteniniz de vardır. Ben ilgi ile izliyenlerdendim. Hepsi birbirinden kıymetli, iş dünyasında "0"'dan gelerek inanılmaz başarılara imza atmış insanlar. Geçtiğimiz cumartesi mail kutuma düşen bir mail ile en çok merak ettiğim Dragon olan Baybars Altuntaş ile tanışma ve girişimcilere vereceği, bence her gencin katılması gereken konferansına katılma fırsatı yakaladım. Açıkçası konferans başlamadan önce bu kadar güleceğimi ve bu kadar çok şey öğreneceğimi ummamıştım.
Türkiye'nin geleceğindeki Dragon: Baybars Altuntaş
Salona girişiyle ilk yorumum şu oldu:
Bu adam o adam olamaz, çünkü içeriye esnaftan Ahmet amca, marketçi Mehmet amca girdi gibi hissettim. Esnafın o kıvrak zekası ve halkın içinden gelişi ile bütün salonu birden avucunun içine aldı.
Kendisini izlerken aklıma gelen ikinci şey; Obama ile görüşen iş adamı gerçekten Baybars Bey mi? Şimdi diyeceksiniz; "sen de çok küçük görmüşsün Baybars Bey'i", yok ben şuna şaşırıyordum aslında, halkın bağrından çıkan Şehremini Liseli öğrencinin Beyaz Saray'a uzanan hikayesini dinledikçe; azmin, ne istediğini bilmenin film misali hikayesini izliyordum. Şaşırıyordum, çünkü zerre kadar umutsuzluk, kötümserlik yok gözlerde, olmamış. Olmaz denileni yapmış biri var karşınızda ve size şunu empoze ediyor: "Benim yaptığımı herkes yapar durma" diyor; "çalış sana kapılar açıyorum." Bu arada şükrünü etmesi de gönüllerde tahtını kurduruyor.
Gelelim Şehremini Liseli, haylaz ve bir o kadar ticari zekası oturmuş öğrenci Baybars'ı tanımaya. Evet öğrenci sizler gibi, bizlerin olduğu gibi ama beyni çok ilerde sanki Dünya'nın gideceği yönü kendisi belirliyor. Sisteme esir düşmemiş, ailesinde genelde hep öğretmen var, ama Şehremini Liseli Baybars'ta zırnık memur edası yok. Kendisini takip edenler, iş hayatına 400 $ ile başladığını düşünse de bence Baybars bey iş hayatına Hattuşaş taşı ile atılıyor. Şimdi nedir bu Hattuşaş taşı deseniz de açıklayamam, bu hikayeyi kendisinden dinlemeniz en güzeli, bana düşmez.
Bu arada, hayatında her zaman bir tüketici bulabilmiş Baybars Bey'i. Bugünlere getiren eski sınıf arkadaşı Serdar Bey'i unutmamak lazım. Neden mi? İlk pratiklerini yapmakta Baybars Bey'e oldukça yardım etmiş kendisi. O an aklımdan geçen, acaba biz kimlere tüketici olduk. Acaba Baybars Bey gibi ticari zekamız var mı, yoksa Serdar Bey gibi sürekli tüketici miyiz? İşte Baybars beyin anlattığı her olayda, her düşüncede bu "gizli tüketici miyiz?, iş üreten miyiz?" sorusu mevcut.
Öğrencilik hayatı ticari faliyetlerle geçen, sürekli bir çıkış noktası arayan üniversiteli Baybars, Boğaziçi Üniversitesi İngilizce öğretmenliğini kazanıyor. Yani kendi tabiriyle genetik bir durumun içine düşüyor. Öğretmen olma yolunda ilk adımı atıyor. Lakin Baybars Bey'in aklı ticarette, ne yapmalı, nasıl yapmalı?
O günlerde yani bundan yaklaşık 10 sene önce, Türkiye Franchise derneğinin kuruluşu gerçekleşiyor. O zamanlar Avrupa'da ve Amerika'da olan bu dernek, üniversite öğrencisi Baybars Bey kanalıyla Türkiye'ye geliyor. Nasıl mı?
Şöyle söylemek lazım; nasıl İskender Bursa'da yenirse, bu hikayelerin detayı Baybars Bey'den dinlenir, keza tadı olsun. Neyse, ardından Türkiye Franchise Derneği kuruluşu ve Türkiye Franchise Derneği Genel Sekreterliği... Şimdi diyeceksiniz; "hani üniversite öğrencisiydi?"
Evet halen üniversite öğrencisi ama ne istediğini bilen bir öğrenci, kendisinden dinlediğinizde, 'çılgın bu adam' diyeceksiniz. Lakin gerçek, 'çılgınlığı' değil, ne istediğini bilmesidir.
Hani şimdilerde adını artık sayamadığımız binlerce franchise şube varya, işte onların temelinde Baybars Bey'in harcı var, bilmenizde fayda var. Sonraları herkesin dilinde olan 400 $ ile girilen bir ticari dünya.
Yine önemli bir özelliği dikkatimi çekti. Ticari olarak bulunduğu zamandan ve koşullarından hayıflanmayan bir yapıya sahip... Yani "ah ben şu zamanda yaşasaydım" gibi imkansız olasılıklara takılmıyor.
Girişimcide olması gereken bir özelliği gösteriyor; "küçük engellere takılanlar, büyük işler başaramazlar" diyor.
Baybars Bey de öyle yapıyor, elindeki en büyük yatırımı 400 $'ını işe yatırıyor ve Deulcom'un temellerini atıyor. Tabi parayı yatırdım, gelsin paralar demiyor. Kendi tabiriyle topu koşturuyor. Pas yapıyor. Kollektif futbolun örneklerini sergiler gibi işinin peşinde, yanında, önünde, arkasında duruyor. Böyle olunca kaleye her çektiği şut gol oluyor.
Kendisi dinlerken beyninizde resmen fırtınalar kopuyor. İşi ile ilgili duyduğu heyecan, her an yeni bir şirket açıp, bambaşka işlere girecekmiş gibi duran biri, işi başarmayı bildiği kadar, işi bırakmayı da bilen biri ve en önemlisi derdinin para olmaması. Bir sözü hakikaten doğru "Zengin, fakir olsa da zengin kokar; fakir, zengin olsa da fakir kokar".
Umarım, Şehremini Lisesinden Beyaz Saray'a giden bu maceralı yolda detaylı hikayeyi kendisinden dinlersiniz. Ama bende bu hikayenin bıraktığı iz ve Baybars Bey'in bizlere anlatmaya çalıştığı şeyin püf noktası: "İş fikrin ya da fikrin iyi ise her zaman bir yatırımcı bulursun, bu yatırımcı Başkan Obama da olabilir."
Evet arkadaşlar, Dragons'den'i sadece 'nasıl para kazanırım?' diye izleyenler... Haklısınız para kazanmak girişimcinin işidir, hedefidir. Lakin insanlara faydası olmayan sadece para kazanan biridir. Dragons'den programını başlarda dikkatli seyretmeyenler, bence işi gücü bırakıp bu programı takip etsinler. Özellikle çocuklarınıza, çevrenizdeki gençlere tavsiye edin, çünkü bu programı dikkate alanlar ileride çok farklı ufuklara yelken açacaklar.
Baybars Bey, Dragons'den de yapılanı tarif ederken "biz buralara geldik, bakın imrenin bize" diye anlatmıyor. "Sizler de bizler gibi olun, sizlere yol açalım. Siz de seneler sonra Dragon olun" diye anlatıyor. Kendisi Dünya'nın geleceğinde ticari anlamda kurtarıcı olarak görülen 150 insandan biri bunu dikkate almanızı öneririm. Buna rağmen yaptığı bütün çalışmaları kendisi için değil, belki kendisinden haberi olmayan insanlar için yapıyor. Bu takdire değer bir durum.
Girişimcilere yönelik verdiği müjdelere gelince; www.melekyatirimcilardernegi.org adresi girişimcilere yeni ve ummadık kapılar açacak olan kapıdır. Girişimci olmak isteyen arkadaşların değerlendirmesi gerekir.
Ben kendi adıma ve Baybars Bey ile tanışmış, konferansına katılmış insanlar adına kendisine teşekkür ediyorum. Girişimci olmak isteyenler sizin için, sizden habersiz çalışan biri var, o insan Baybars Altuntaş... değerlendirin derim. Baybars Altuntaş Türkiye'nin 2023 vizyonuna uygun ve gelecek senelerine damga vuracak bir Anadolu dragonudur. Sizlere kendisinden duyduğum çok anlamlı bir sözle veda ediyorum.
"Pekmezi Kilis'te olanın, sineği Bağdat'tan gelir"