DSÖ'den çocuk obezitesi uyarısı! Dünya genelinde 170 milyon çocuk ve ergen risk altında
Dünya Sağlık Örgütü'nün açıkladığı veriler, çocukluk ve ergenlik dönemindeki obezitenin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. 2024 itibarıyla 5-9 yaş grubunda 70 milyon, 10-19 yaş grubunda ise 100 milyon çocuk ve ergen obeziteyle yaşıyor. DSÖ, erken müdahalenin önemine dikkat çekerken tedavide yaşam tarzı değişikliklerini öncelikli görüyor.
2026.10.09 10:21 - Son Güncellenme: 2026.10.09 10:21 - Sağlık - HABER MERKEZİ
Dünya genelinde çocuklarda ve gençlerde obezite vakalarındaki artış, halk sağlığının önemli sorunlarından biri haline geldi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından paylaşılan veriler, milyonlarca çocuğun fazla kiloyla ilişkili sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Özellikle erken yaşlarda başlayan obezitenin ilerleyen yıllarda ciddi hastalıklara zemin hazırlayabileceği belirtiliyor.
1990 yılından bu yana 5-19 yaş grubundaki obezite oranının yüzde 8 seviyesine ulaştığına dikkat çekilirken DSÖ, obeziteyi uzun süreli takip ve uygun tedavi gerektiren kronik, tekrarlayıcı bir hastalık olarak değerlendiriyor.
DÜNYADA 170 MİLYON ÇOCUK VE ERGEN OBEZİTEYLE YAŞIYOR
DSÖ'nün 2024 yılına ilişkin verilerine göre, 5-9 yaş aralığında yaklaşık 70 milyon çocuk, 10-19 yaş grubunda ise 100 milyon ergen obeziteden etkileniyor. Ortaya çıkan tablo, çocukluk çağında sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılmasının ve fiziksel hareketliliğin artırılmasının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Uzmanların dikkat çektiği konuların başında, obezitenin yalnızca çocukluk dönemindeki fiziksel görünümle sınırlı bir sorun olmaması geliyor. Erken yaşlarda ortaya çıkan aşırı kilo, ilerleyen dönemlerde tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi bulaşıcı olmayan hastalıkların gelişme riskini artırabiliyor.
Çocuklar üzerindeki etkiler fiziksel sağlıkla da sınırlı kalmıyor. Obezite yaşayan çocukların okul ortamında ve sosyal ilişkilerinde akran zorbalığına, dışlanmaya ve ayrımcılığa maruz kalma ihtimalinin de bulunduğu vurgulanıyor.

ÇOCUKLARDA OBEZİTE TEDAVİSİNDE ÖNCELİK YAŞAM TARZI
DSÖ Beslenme ve Gıda Güvenliği Departmanı Direktörü Dr. Luz Maria De-Regil, çocuklarda obeziteyle mücadelede ilaç veya cerrahi müdahalelerin ilk seçenek olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret etti.
Kılavuzda çocukların yaşına ve ihtiyaçlarına uygun beslenme düzeni, düzenli fiziksel aktivite ve davranış değişikliklerine dayanan programlar öncelikli yaklaşımlar arasında gösteriliyor. Çocukluk çağında kilo yönetiminin, uzmanların rehberliğinde ve çocuğun genel sağlık durumu dikkate alınarak yürütülmesi gerektiği belirtiliyor.
İlaç tedavisi, bariatrik cerrahi olarak bilinen obezite ameliyatları ve kilo verme cihazlarının kullanımı çocuklarda rutin bir yaklaşım olarak önerilmiyor. Bu tür müdahalelerin gündeme gelmesi halinde ise kapsamlı yaşam tarzı programlarının sonuçları ve tıbbi gereklilikler dikkate alınıyor. İleri tedavi seçeneklerinin yalnızca belirli koşullar altında, uzman değerlendirmesiyle ele alınması gerektiği vurgulanıyor.
![]()
RUH SAĞLIĞI DA OBEZİTE TEDAVİSİNİN BİR PARÇASI
DSÖ'nün yayımladığı küresel kılavuzda çocuklarda obezite ile ruh sağlığı arasındaki ilişkiye de dikkat çekiliyor. Kaygı, depresyon ve düşük özsaygı gibi sorunların beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktivite düzeyini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
Bunun yanında fazla kilo nedeniyle sosyal çevrede yaşanan baskı, dışlanma ve zorbalık da çocukların psikolojik durumunu etkileyebiliyor. Böylece fiziksel ve ruhsal sorunlar birbirini besleyen bir döngüye dönüşebiliyor.
DSÖ, sağlık çalışanlarına çocuklarda obezite değerlendirilirken psikolojik ihtiyaçların da göz önünde bulundurulmasını tavsiye ediyor. Fiziksel sağlıkla ruh sağlığının birlikte ele alınması, çocukların ihtiyaçlarına uygun ve kapsamlı bir tedavi yaklaşımı oluşturulması açısından önem taşıyor.