Domatesi Kabuğuyla ve Zeytinyağıyla Pişirin! Profesör Nedenini Açıkladı

Domatesi Kabuğuyla ve Zeytinyağıyla Pişirin! Profesör Nedenini Açıkladı

Kanserden korunmada beslenme alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Aydın Mungan, bazı besinlerin tüketim şekli ve takviyeler hakkında toplumda yanlış bilinen konular bulunduğunu belirtti. Domateste bulunan likopenin vücut tarafından kullanılabilirliğine değinen Mungan, domatesin kabuğuyla birlikte zeytinyağında pişirilmesini önerdi. Uzmanlar ise tek bir besinin kanseri önlediği düşüncesi yerine dengeli beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

2026.10.09 12:46 - Son Güncellenme: 2026.10.09 12:46 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Domatesi Kabuğuyla ve Zeytinyağıyla Pişirin! Profesör Nedenini Açıkladı

Domates, likopen adı verilen ve antioksidan özellik gösteren bir bileşik içeriyor. Prof. Dr. Aydın Mungan, likopenin özellikle prostat kanseriyle ilişkisi üzerine yapılan araştırmalara dikkat çekerek domatesin doğal haliyle tüketilmesini önerdi.

Mungan, domatesin kabuğu soyulmadan doğranmasını ve zeytinyağıyla birlikte kısık ateşte pişirilmesini tavsiye etti. Domatesin ısıtılması ve yağla birlikte tüketilmesi, likopenin vücut tarafından kullanılabilirliğini artırabiliyor. Bu nedenle domatesi yalnızca çiğ tüketmek yerine pişmiş olarak da beslenmeye dahil etmek mümkün.

Ancak domatesin bu şekilde tüketilmesinin kanseri kesin olarak önlediği söylenemez. Besinlerin etkileri, genel beslenme düzeni ve kişinin sağlık durumu gibi birçok faktöre bağlı olarak değişebiliyor.

LİKOPEN TAKVİYESİ YERİNE DOĞAL BESİNLER Mİ TERCİH EDİLMELİ?

Mungan, domateste bulunan likopenin takviye şeklinde alınmasıyla doğal besinlerden tüketilmesinin aynı etkiyi göstermeyebileceğini belirtti. Besinlerin içindeki bileşikler, vitaminler, mineraller ve diğer bileşenlerle birlikte alınıyor. Bu nedenle tek bir maddeyi yüksek dozda içeren takviyeler, doğal besinlerle aynı sonucu vermeyebilir.

Özellikle kanserden korunmak amacıyla gelişigüzel vitamin veya antioksidan takviyesi kullanmak doğru bir yaklaşım değil. Takviye ihtiyacı, kişinin beslenme durumu ve sağlık koşulları değerlendirilerek hekim tarafından belirlenmeli.

"ŞEKER KANSER HÜCRELERİNİ BESLİYOR" İDDİASI DOĞRU MU?

Kanserle ilgili toplumda sık karşılaşılan düşüncelerden biri de şeker tüketiminin kanser hücrelerini doğrudan beslediği ve bu nedenle şekerin tamamen kesilmesi gerektiği yönünde.

Vücuttaki hücreler enerji elde etmek için glikoz kullanıyor. Kanser hücreleri de glikoz kullanabilse de bu durum, şeker tüketimini tamamen bırakmanın kanseri önlediği veya tedavi ettiği anlamına gelmiyor.

Bununla birlikte fazla şeker tüketimi kilo artışına ve obeziteye katkıda bulunabiliyor. Obezite ise bazı kanser türleri açısından risk faktörleri arasında yer alıyor. Bu nedenle ilave şeker tüketimini sınırlandırmak ve dengeli beslenmek önem taşıyor.

Kanser tedavisi gören kişilerin beslenme düzenlerini kendi başlarına ciddi biçimde değiştirmemeleri ve doktorlarının önerilerine uymaları gerekiyor.

YEŞİL ÇAY, BROKOLİ VE KAHVE KANSERDEN KORUR MU?

Prof. Dr. Aydın Mungan, yeşil çay, brokoli, karnabahar ve kahve gibi besinlerin bazı kanser türleriyle ilişkisi üzerine yapılan araştırmalara da değindi.

Yeşil çay, antioksidan özellik gösteren bileşikler içeriyor. Brokoli ve karnabahar gibi sebzeler de lif, vitamin ve çeşitli bitkisel bileşenler bakımından zengin. Kahvenin ise bazı kanser türleriyle ilişkisi araştırılıyor.

Ancak bu besinlerden herhangi birinin tek başına kanseri önlediği kesin olarak söylenemez. Araştırmalarda görülen ilişkiler, her zaman doğrudan bir neden-sonuç bağlantısı anlamına gelmiyor. Bu gıdaların dengeli bir beslenme düzeninin parçası olarak tüketilmesi daha doğru bir yaklaşım.

D VİTAMİNİ KULLANIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

D vitamini, kemik sağlığı ve vücudun çeşitli işlevleri açısından önemli bir vitamin. Mungan, kanser hastalarında D vitamini seviyelerinin değerlendirilmesine dikkat çekti.

Bununla birlikte D vitamini seviyesinin belirli bir düzeye çıkarılmasının kanseri önlediği veya tedavi ettiği sonucuna varmak doğru değil. İhtiyaç duyulan düzey, kişinin sağlık durumuna göre değerlendirilmelidir. Gereğinden fazla D vitamini almak da sağlık sorunlarına yol açabilir.

Bu nedenle D vitamini ölçümü ve takviye kullanımı konusunda hekime danışılması önem taşıyor.

KANSER RİSKİNİ AZALTMAK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Kanserden korunmada tek bir yiyeceğe odaklanmak yerine günlük yaşam alışkanlıklarını bir bütün olarak ele almak gerekiyor. Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı kiloyu korumak bu yaklaşımın önemli parçaları arasında yer alıyor.

Sebze, meyve, tam tahıl ve baklagil tüketimini artırmak; salam, sosis gibi işlenmiş etleri sınırlandırmak; tütün ürünlerinden uzak durmak ve alkol tüketmemek kanser riskini azaltmaya yardımcı olabilecek alışkanlıklar arasında bulunuyor. Yaşa ve kişisel risklere uygun tarama programlarına katılmak da erken tanı açısından önem taşıyor.

Uzmanların temel mesajı ise açık: Domates, yeşil çay veya herhangi bir vitamin tek başına kanserden koruma garantisi vermiyor. Sağlıklı beslenme ve yaşam alışkanlıklarının birlikte sürdürülmesi, kanser riskini azaltmaya yönelik daha kapsamlı bir yaklaşım sunuyor.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2026.10.09 12:46 - Son Güncellenme: 2026.10.09 12:46 - HABER MERKEZİ
A