Dolar 2 TL oldu diye kimse panik yapmadı

Dolar 2 TL oldu diye kimse panik yapmadı

Türkiye Finans Katılım Bankası Genel Müdürü Derya Gürerk, dolardaki çıkışa rağmen önceki yıllarda olduğu gibi dövize hücumun yaşanmadığını, yatırımcının likitte kaldığını söyledi

2013.09.30 09:35 - Son Güncellenme: 2013.09.30 09:35 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
A
Dolar 2 TL oldu diye kimse panik yapmadı

Akşam'dan Ayfer Arslan'ın haberine göre Ülker markasının da sahibi Yıldız Holding bünyesindeki Gözde Girişim Sermayesi, Suudi Arabistan merkezli National Commercial Bank'ın yüzde 67 ile ana hissedar olduğu Türkiye Finans'taki yüzde 11.57 hissesinin satışı için geçtiğimiz aylarda start verdi. Banka'da Boydak Grubu'nun da yüzde 22 hissesi bulunuyor. Geçen yıl şubelerden logosuna kadar yeniden yapılanan ve imajını değiştiren Türkiye Finans Genel Müdürü Derya Gürerk, bu sürecin bankanın büyüme hedeflerini etkilemeyeceğini savundu.

Satış sürecinin hissedarları ilgilendiren bir konu olduğunun altını çizen Derya Gürerk, ana hissedar NCB'nin Türkiye'ye çok inanan ve büyümek isteyen bir banka olduğunu vurgulayarak, "Yeniden yapılanmayla birlikte bilançomuzu yüzde 40 büyüttük. Bana gelen talimat 'daha da büyü' şeklinde. Bırakın küçülmeyi, ben büyümemizi 'nasıl süreli kılarız nasıl artırırız 'diye plan program yapıyorum" dedi.

-Logodan şubelere kadar ciddi bir imaj değişikliği yaptınız? Bu değişimin size getirisi ne oldu?

Farkındalığımız, bilinirliğimiz arttı. Müşteri sayımız ikiye katlandı. Hem bireysel hem kurumsal tarafta çıkardığımız ürünlere yoğun ilgi var. Bireysel ve KOBİ'deki artış yüzde 38-40 bandında gidiyor. Bu büyüme oranı ciddi bir rakam. KOBİ'de piyasanın tüm hacminin yüzde 3'ünden fazlasına sahibiz. Şu anda 244 şubeye geldik. Ay sonunda 250 şube olacağız. Şu anda 4050 çalışanımız var. Yüzde 10'a yakın bir personel artışımız oldu.

MÜŞTERİ SAYIMIZ YÜZDE 30 ARTTI

-Bu değişim kredi ve mevduat rakamlarınıza da yansıdı mı?

Kredilerde 17 milyar TL, mevduatta 14 milyar TL civarındayız.  Ağustos 2013 sonu itibariyle kredilerde yüzde 45 artış var. Mevduatta ise yüzde 33'lük büyüme var. Şube sayımız yüzde 25, müşteri sayımız da yüzde 30 civarında arttı.

-Türkiye Finans'ın ortaklarından Ülker %11.5 hissesini satmak istiyor. Bu süreçte hangi aşamaya gelindi?

Satış süreci devam ediyor. Hissedarları ilgilendiren bir konu. Öyle bir girişimi gazete haberi olarak biliyorum. Ortaklarımız çok memnun. Bize 2012 ve 2013 yılı başında yaptıkları sermaye artırımları ile bu sürece destek oldular. 375 milyon liralık sermaye artışı yaptılar. Karı almayıp tekrar bankada bırakıyorlar. Çok güçlü bir sermayedar yapımız var. Bizim işimiz onlardan destek almadan büyümek.

-Ülker'in hisse satışı bankanızın büyüme planlarını etkiler mi?

Ana ortaklık yapısı değişmeyecek. Değişmediği sürece de NCB Türkiye'ye çok inanan, Türkiye'de büyümek isteyen bir banka. Şu an itibariyla stratejimizi yenileyeceğiz. Bana gelen talimat 'daha da büyü' şeklinde. 'Yüzde 40 büyüyorsun bunu nasıl sürekli kılar ve nasıl daha artırırız' şeklinde bir talepleri var. Ben bırakın küçülmeyi, ben büyümemizi 'nasıl süreli kılarız nasıl artırırız 'diye plan program yapıyorum.   Şu anda katılım bankaları içerisinde ödenmiş sermayesi en büyük olan Türkiye Finans Katılım Bankası. Özkaynaklarda da ikinciyiz.

YATIRIM İÇİN ŞARTLAR UYGUN

-İlk 8 ayda hedeflerinizi ne ölçüde yakaladınız?

Türkiye Finans'ın 2013 büyüme hedeflerini Ağustos itibariyle tutturduk. Ağustos ayından sonra ilave kendimize hedef verdik. Onları tutturma peşindeyiz. Bilançomuz yüzde 40 büyüdü. Normal bankacılığın çok üzerinde bir büyüme. Çok da iyi bir yatırım ortamı olduğunu düşünüyorum. Son çeyrekte bence bankacılık bütün seneden daha hızlı büyüyecek. Şu anda çok ciddi bunun için bekle- gör politakasını ortadan kaldıracak şekilde global ve yerel gelişmeler var. O anlamda yatırımcı için yatırımını yapabilme imkanı var. Bizde de bankalarda da

VATANDAŞ PANİK YAPMADI

-Kurlardaki hareketlilik yatırımcı tercihlerini nasıl etkiliyor?

Geçen seneler olduğu gibi bir satış furyasını görmedik. Eskiden oynaklıklarda bankacılık müşterisinin alım-satım işlemleri daha yoğundu. Biz bu dönemde  geçen senelere kıyasla çok yoğun bir satış gözlemedik. Satış olmamasına şaşırdık. Daha önceki senelerde çok hafif oynamalarda çok yoğun satışlar oluyordu. Böyle bir dinginlik var. Bundan da piyasada bir güven olduğunu anlıyoruz. Vatandaş döviz çıkar deyip dövize de saldırmadı. Dövizin çıkmasıyla 'Tamam ben buralardan satıp çıkayım' da olmadı. Çok ilginç bir süreç yaşadık. Geçen senelere benzemeyen bir süreçti. O yüzden hesaplarımız şaşmadı. İnsanlar likitte kalmayı tercih etti. Bankalar olarak borçlarımızı yüzde 100 çeviriyor olmamız burada bir daralmayı getirmediği gibi bir dövize hücum olmadı. Çok büyük çalkantıydı esasında ama mutedil geçtik.

KAMU 'KATILIMI'NDAN HEYECANLI

-Kamunun katılım bankacılığına girmesi sektörün gelişimini nasıl etkiler?

Bize heyecan veriyor. Yeni gelen bizim sektörümüzün farkındalığını artırmasına yardımcı olacak. Sektöre güçlü sermayeli yeni oyuncular gelmeli. Sektörümüzün tanıtımına çok büyük katkısı olacak. Daha fazla sermaye gelirse biz bu sektörü daha fazla büyütürüz. 2023'te katılım bankacılığı sektörünün 400 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Türkiye Finans olarak şu anda sektörün yüzde 25'ine sahibiz. Bu rakam yüzde 10 bile olsa 80 milyar liralık büyüklüğü yakalarız.

BANKA KARLARI AZALACAK

-Faizlerdeki dalgalanmalar sektörün karlılığını nasıl etkiliyor?

Mayıs ayında referans fiyatlar yüzde 6.70'ler civarındaydı, bir anda yüzde 10'un üzerine çıktı. Biz havuz yönetimi yaptığımız için fiyatların ani düşüş ve çıkışına hem aktif hem pasif tarafı piyasaya göre gecikmeli tepki veriyor. Haziran 2013 itibariyla bankalar menkul kıymetlerden muhteşem karlar elde etti. Katılım bankalarında böyle bir şey yoktu. Oradan bankalar 7.5 milyar TL'nin üzerinde kar yazdı.

Diğer Ekonomi Haberleri için tıklayın


2013.09.30 09:35 - Son Güncellenme: 2013.09.30 09:35 - HABER MERKEZİ
A