Doğum yapmak kanserden korur mu?
Halk arasında da bilindiği üzere, doğum yapmak kadınları birçok hastalığa karşı koruyor. Bununla birlikte en sık görülen jinekolojik veya jinekolojik olmayan kanser türlerinin görülme sıklığı üzerine yapılan araştırmalar da bu yönde ilginç bulgular veriyor
2014.01.30 21:10 - Son Güncellenme: 2014.01.30 21:10 - Sağlık - HABER MERKEZİ
Kanserin dünyada ve ülkemizde görülme sıklığı giderek artıyor. Dünyada her yıl milyonlarca kişi kanserle tanışıyor. Kadınlarda görülen kanserlerin sıralaması zaman zaman değişmekle beraber, en sık görülen kanserlerin başında yüzde 30 oranıyla meme kanseri geliyor. Bunu kolon ve akciğer kanserleri ve jinekolojik kanserler arasında yer alan rahim (endometrium) ve rahim ağzı kanserleri, yumurtalık kanserleri izliyor.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Gürkan Arıkan, kanserde erken tanı, teşhis ve tedavi alanlarında gelişmelerin gündemi sık sık meşgul etmekle beraber, hamilelik ve doğumun kanser üzerine etkileri konusunda da ilginç sonuçlarla karşılaştıklarını söyledi.
Doç. Dr. Arıkan, en sık görülen jinekolojik veya jinekolojik olmayan kanser türlerinin görülme sıklığı üzerine yapılan araştırmalarda da bu yönde dikkat çekici sonuçlarla karşılaşıldığını anlattı.
Yumurtalık kanseri: Doç. Dr. Arıkan'ın verdiği bilgiye göre; çocuk doğurmuş kadınların yumurtalık (over) kanserlerine yakalanma riski çocuk sahibi olmayanlara göre yüzde 50 azalıyor.
Yumurtalık kanseri hastalarının yüzde 10 kadarında tespit edilen BRCA mutasyonları, bu hastalığa eğilimli olduklarını gösteriyor. Bu genetik bozukluk bulunan kişilerde dahi hamilelik ve doğum yapmış olmanın koyucu etkisi görülebiliyor. Başka bir deyişle, doğum yapmış olmanın over kanseri riskini her çocuk için yaklaşık yüzde 15-20 oranında azalttığı ortaya çıkıyor.
Doç. Dr. Arıkan'ın verdiği bilgiye göre, yumurtalık kanseri ayrıca uzun süre doğum kontrol hapı kullananlarda, tüplerini bağlatanlarda ve rahimi alının kadınlarda daha az görülüyor. Doç. Dr. Arıkan, bu ek faktörlerle yumurtalık kanserinden korunma oranının yüzde 80'e kadar çıkabildiğinin belirlendiğini anlattı.
Rahim kanseri: Rahim kanserlerinde de benzer bir tablonun söz konusu olduğunu anlatan Doç. Dr. Arıkan şu bilgeleri verdi:
"Doğurmamış kadınlarda rahim kanserine yakalanma riski, çocuk sahibi olanlara göre yüzde 40 daha yüksektir. Hatta ileri yaşta doğum yapmış olmanın dahi koruyucu bir etkisi görülmektedir. Son doğumunu 40 yaş ve sonrasında yapan kadınların rahim kanseri riski, doğurganlığını 25 yaşından önce sonlandırmış kadınlara göre yüzde 15-20 daha azdır."
Meme kanseri: Meme kanserlerinde histolojik tip ve tümör karakterleri farklılıklar taşımakta ve bu yüzden meme kanserleri ile doğurganlık arasında basit ve pozitif bağlantılar tarif edilemiyor. Genel olarak artan doğum sayısı ile meme kanserinde tümör büyüklüğünün ve metastaz eğiliminin azaldığına dair gözlemler bulunuyor. Emzirmenin de meme kanserinden koruyucu etkileri bulunduğuna işaret eden Doç. Dr. Arıkan, gebeliğin meme kanserinden koruma etkisinin diğer kanser türlerinde olduğu kadar net olmadığını söyledi.
DİĞER KANSER TÜRLERİNE KARŞI DA KORUYOR
Hamilelik ve doğumun, rahim ve yumurtalık gibi hamilelikle doğrudan ilgili organların kanserleri dışında da koruyucu etkileri olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Arıkan sözlerine şöyle devam etti:
"En sık görülen kanser listesinde en üst sıralarda görülen akciğer kanseri, bunların en başında geliyor. Çocuk doğurmuş kadınların akciğer kanserlerine yakalanma riski çocuk sahibi olmayanlara göre yüzde 50 azalır. Sigara içmeyen kişilerde bu koruyucu etki daha da belirginleşmektedir. Agresif büyüyen bir akciğer kanseri türü olan, küçük hücreli akciğer kanserlerinin doğum yapmış kadınlarda daha az görüldüğüne dair gözlemler mevcuttur. Bununla birlikte, idrar kesesi kanserlerinde de doğurmuş olmanın riski yüzde 25 kadar azalttığı gözlenmektedir. Beyin, yemek borusu kanserlerinde doğuma bağlı yüzde 30-40 oranında risk azalması söz konusudur. Karaciğer ve pankreas kanserlerinde riskin benzer şekilde doğum ile azaldığı bildirilmektedir. Hogdkin dışındaki lenfomalarda doğurganlık ile yüzde 30 a varan risk azalması söz konusudur."