Doğduğu topraklara 30 yıl sonra 'bakan' olarak geldi
SAĞLIK Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, doğup büyüdüğü ancak 1983 yılında eğitim hayatını sürdürebilmek Meriç Nehri'ni kaçak yollarla geçerek terk ettiği Yunanistan'ın Gümülcine kentine bu kez bakan olarak geldi ve hemşerileri ile buluştu.
2013.03.29 16:56 - Son Güncellenme: 2013.03.29 16:56 - Güncel - HABER MERKEZİ
Çok farklı duygular yaşadığını belirten Müezzinoğlu, "Koşullar bizi buradan ceketimizi alıp gitmeye zorladı. Anavatan Türkiye'de istikbal aradık. İstikbalde geldiğimiz nokta Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı görevi yapmak nasip oldu. Ama bu ülkeyi, bu toprakları ceketini alıp bırakıp gitmiş bir vatandaş olarak, gittiği bir ülkeden tekrar buraya bakan olarak dönüyor olmak herhalde böyle çok kolay anlatılabilecek bir duygu değil" dedi.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, eşi Faize Müezinoğlu ile birlikte Yunanistan'ın Gümülcine kentine geldi. Bakan Müezzinoğlu, önce sabah Türkiye'nin Gümülcine Başkonsolosu Osman İlhan Şener'i makamında ziyaret etti. Ardından da Türk azınlıkları temsilcileri ve soydaş milletvekilleri ile bir araya geldi. Daha sonra Bakan Müezinoğlu, yürüyerek bir arka sokakta bulunan Gümülcine Türk Gençler Birliği'ni ziyaret etti. Alkışlarla karşılanan Müezzinoğlu'na soydaş 2 kız çocuğu çiçek verdi.
Gümülcine Türk Gençler Birliği'nde Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisi Genel Başkanı Mustafa Aliçavuş, PASOK Rodop Milletvekili Ahmet Hacı Osman ve Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Koray Hasan tarafından karşılandı. Soydaşlara birlik ve beraberlik çağrısı yapan, Bakan Müezzinoğlu, "Bu mekan benim için çok farklı anlamı olan bir mekan. Bugün birey olarak, şahıs olarak hangi kazanımlarım varsa, hangi değerlere sahipsem bu bölgeye, bölge insanlarına borçlu olduğumu ifade etmek isterim. Sizlerin arasından çıkmış biri olmak benim için çok büyük bir zenginlik. Rabbim inşallah ömrümün sonuna kadar sizlerle ayrı düşmeyecek bir ömrü nasip etsin bana. Zaman zaman çok önemli sıkıntılar oldu. Sıkıntısız bir hayat, sorunsuz bir yaşam yok. Hele hele azınlıklar pozisyonunda olan insanlar için gerçekten sıkıntılar bugün azaldı derken, ertesi gün farklı sorunlar çıkabiliyor" dedi.
Yaşanmış tecrübelerin yaşanacak zenginliklere dönüştürme aracı olarak kullanıldığında geleceğin umut dolu olduğunu belirten bakan Müezzinoğlu, şunları söyledi:
''Biz olabileceksek daha iyiye, daha güzele köprü olmalıyız. Birileri siyaseten, idareten güçlü olacak diye vurun Batı Trakyalı'ya, vurun Türkiye azınlıklarına diyerek güç kazananların önünü kesmeliyiz. Ne olur biz birilerinin ezilen çimleri olmayalım. Daha akıllı, reel ve mücadeleci olarak iyi iletişim, iyi ilişkileri iyi noktaya getirmeyi başarmalıyız."
Gümülcine'de yaşarken okuldan uzaklaştırma aldığı bir anısını da anlatan Müezzinoğlu, "'Bir gün kütüphaneden kitap aldığım için okuldan 2 gün uzaklaştırıldıysam ben bunu zenginlik olarak görüyorum. Yanlışlıklara kızıyorum, ama yanlış yapmamayı bana öğrettikleri için de yanlış yapanlara teşekkür ediyorum. Bizler yanlış yapmamalıyız'' dedi.
Ardından bakan Müezzinoğlu, Gümülcine Eski Camii'nde Cuma namazını kıldı. Namazın ardından da soydaşlarla öğle yemeği yedi.
ÇOK FARLI BİR DUYGU
Yemeğin ardından gazetecilerin, 'Doğduğunuz ülkeye bakan olarak gelmek nasıl bir duygu' sorusuna bakan Müezzinoğlu şöyle cevapladı: "Çok farklı bir duygu. Nasıl anlatılır bilmiyorum, herhalde yalnız yaşanabilir. Bu ülkede doğdum, bu topraklarda çocukluğumu yaşadım. Gençliğimi burada geçirdim. Sonra gençlik dönemimde Türkiye'de eğitim alırken ailem buradaydı. 27 yaşına kadar yaşamış biriydim. Koşullar bizi buradan ceketimizi alıp gitmeye zorladı. Anavatan Türkiye'de istikbal aradık. İstikbalde geldiğimiz nokta Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı görevi yapmak nasip oldu. Ama bu ülkeyi, bu toprakları ceketini alıp bırakıp gitmiş bir vatandaş olarak gittiği bir ülkeden tekrar buraya bakan olarak dönüyor olmak, herhalde söyle çok kolay anlatılabilecek bir duygu değil.Yani çok zor anlatılabilir. Mutlulukla hüznü, acıyla sevinci bir arada çelişkili yaşadığım anlar oluyor. Ama bugün itibariyle baktığımızda dün akşam geldim buraya. Hem buradaki hemşehrilerim çok mutlu, hem de ben çok mutluyum. Mutluluklar paylaşıldıkça büyürmüş. Biz paylaşıldıkça büyüyün bir mutluluğu yaşıyoruz."