DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Demir: İnsanların yaşam ve geçim kaynaklarını yok ediyorsunuz

DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Demir: İnsanların yaşam ve geçim kaynaklarını yok ediyorsunuz

11 Mart 2024 tarihinde Akbelen Ormanı çevresinin linyit maden sahası için acele kamulaştırma kararı Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. Tarihler 14 Mart 2024'ü gösterdiğinde ise yayımlanan bir kararla acele kamulaştırmanın yürürlükten kaldırıldığı belirtildi. DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Murat Demir, bu geri çekme kararının yol gösterici olmasını temenni ederek Bursada Bugün'e özel açıklamalarda bulundu.

2024.03.18 10:20 - Son Güncellenme: 2024.03.18 12:47 - Yaşam - MERVE DENİZ EKİCİ
A
DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Demir: İnsanların yaşam ve geçim kaynaklarını yok ediyorsunuz

MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN

Akbelen Ormanı çevresinin linyit maden sahası için acele kamulaştırma kararı Resmi Gazete'de yayımlandıktan üç gün sonra yürürlükten kaldırılmasına dair DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Murat Demir, bu geri çekme kararının yol gösterici olmasını temenni ederek, "Yanlış madencilikle insanların yaşam ve geçim kaynaklarını yok ediyorsunuz' açıklamalarında bulundu.

"KÖMÜRDEN DERHAL VAZGEÇİLMESİ GEREKİYOR"

DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Murat Demir, en başından beri Akbelen sürecine itiraz ettiklerini belirtti. Demir, Bursa'da olduğu gibi her yerde yanlış madencilik faaliyetlerine karşı olduklarını vurgulayarak, "Yerine koyduğunuz şey aldığınız şeyden önemli değil. Orada bir şirkete biz orayı veriyoruz ve onlar yüzlerce insanın hayatını ayrıca ekosistemi olumsuz etkileyecek bir proje gerçekleştiriyorlar. Kömürden derhal vazgeçilmesi gerekiyor. Kimse kömür enerjiye sıcak bakmıyor. Akbelen'de kömür termik santraline hammadde çıkartan bir madencilik faaliyeti olacaktı.  Kömürlü termik santraller, iklim krizi ve değişikliğinin en büyük etkenlerinden biri. Çünkü fosil yakıtların başında, en tehlikelisi ve en fazla karbon üretenler kömür yakıtlarıdır. Karbon ayak izimizi tehdit ediyor" açıklamalarında bulundu.

"PARİS İKLİM ANLAŞMASI'NA UYULMALIDIR"

Paris İklim Anlaşması'nın önemine değinen Demir, "Türkiye'nin de içinde bulunduğu Paris İklim Anlaşması'nda kömürlü yakıtlardan vazgeçilmesi için bir karar alındı, Türkiye'de buna taraf. Bu anlaşma gereği ona uygun hareket etmemiz gerekiyor. Onun yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmamız gerekiyor. Küresel iklim değişikliğinden kaynaklı taraf olduğumuz Paris İklim Anlaşması'na ayıkırıdır" açıklamalarında bulundu.

DEMİR, ZEYTİNCİLİK KANUNU'NA DEĞİNDİ

Demir, "Zeytincilik Kanunu da çiğnenmiş oluyor. Madde 20'de 'Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez' yazıyor. Biz zeytin ağaçlarını kesip termik santraller, kömür madenciliği yapıyoruz. Bu yasaya aykırıdır. Bu faaliyetten vazgeçip zeytinciliğe ve olumsuzluklara karşı acil eylem planlarıyla hareket etmemiz gerekirken; dönümlerce alanı yok edip madencilik alanları açıyoruz" açıklamalarıyla Zeytincilik Kanunu hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

"İNSANLARIN YAŞAM VE GEÇİM KAYNAKLARINI YOK EDİYORSUNUZ"

DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Murat Demir, "Madencilik hoyratça yapılan bir iş, madencilikte dağı taşı altına üstüne getiriyorsunuz. Başlı başına oradaki yaşamı, insanların hayatlarını ve geçim kaynaklarını yok ediyorsunuz. Orada bir halk var, yurdumuzun insanları var. Tarımla, hayvancılıkla hayatını geçindiren insanlar var. Bu madenciliğin 1 insanlara, 2 bölgeye, 3 Türkiye'ye etkisi var. Akbelen için ciddi bir kamuoyu baskısı oluştu. Acele kararlaştırılan bu konu, bölgede yaşayanlar ve sivil toplum kuruluşları tepkileri üzerine vazgeçildi. Bu tepki, seçim için bir vazgeçiş mi bilmiyoruz. İstiyoruz ki bu kararın yanlış olduğunu bilip onun için vazgeçtiklerini düşünmüş olsunlar. İklim krizini, yaratacağı tehlikeleri düşünüp, bağlı olduğumuz anlaşmayı düşünüp, geri çekme kararının politik ya da siyasi olarak değil de gerçekten düşünülerek yapıldığını umuyoruz" şeklinde açıklamalarda bulundu.

"MADENCİLİK DENETİMLİ VE KONTROLLÜ BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMELİ"

Türkiye'de madencilik faaliyetlerinin kapasitenin çok üzerinde yapıldığını belirten Demir, "Binlerce madencilik ruhsatı verildi. Geçtiğimiz yıl 7 bin madencilik ruhsatı verildi. Türkiye'nin büyük bir kısmında meralara, ormanlara, vadilere, ekosistemin en önem teşkil ettiği yerlere madencilik ruhsatı verilmiş. Denetimsiz, kontrolsüz madencilik faaliyetleri yürütülüyor. Biz madencilik olmasın demiyoruz, olmalı. Fakat bu madencilik denetimli, kontrollü, kendini yenileyebileceği bir şekilde yapılmalı. Yasalara ve yönetmeliklere uygun yapılmalı. Bir yerde 10 tane maden tesisi olması gerekirken 300 tane tesis olmasın. Yerleri iyi saptanıp planlanmalı. Bir karış toprak binlerce yıl sonra oluşuyor ve biz oraya kepçelerle dozerlerle girip yerin yedi kat altına iniyoruz. Doğamıza, ülkemize ve gezegenimize ciddi zararlar veriyoruz" açıklamalarıyla madenciliğin nasıl yapılması gerektiğini anlattı.,

"TÜRKİYE TROPİKAL İKLİM HAVASINA GİRDİ"

Bilinçsiz ve kontrolsüz yapılan maden faaliyetlerinin Türkiye'yi bir iklim krizine doğru sürüklediğini belirten Demir, "Bu sene kış görmedik. Türkiye tropikal iklim havasına girdi. Mevsim geçişleri birden ve hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Kar görmemeye başladık. Bunun bedelini sadece ağaçlar, çiçekler değil insanlık olarak hep birlikte ödemeye başlıyoruz. Bütün madencilik faaliyetlerinin gözden geçirilip tekrar denetlenmeli" sözleriyle geri çekilen bu kararın yol gösterici olmasını temenni ettiğini belirtti.

Diğer Yaşam Haberleri için tıklayın


2024.03.18 10:20 - Son Güncellenme: 2024.03.18 12:47 - MERVE DENİZ EKİCİ
A