DOĞADER'den İznik Gölü için: Haykırışlarımız göldeki doğanın haykırışıdır
DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Murat Demir İznik'te düzenlenecek Dünya Göçebe Oyunları için göl kenarında oluşturulan alanda yapılan çalışmalara tepki gösterdi. Demir, "Sulak alan yönetmeliğinde hassas bölge olarak nitelendirilen alanda insansal faaliyetlerin yapılamayacağını belirtirken yapılan tahribat gölün biyoçeşitliliğine, ekosistemine ve doğal yapısına zarar verecektir" ifadelerini kullandı.
2022.09.22 10:21 - Son Güncellenme: 2022.09.22 12:18 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
ERCAN ÇALIŞIR / BURSADA BUGÜN
2022 Türk Dünyası Kültür Başkenti Bursa'da, İznik Gölü kenarında Dünya Göçebe Oyunlarının yapılacağı alan için çalışmalar sürüyor.
Portatif ekipmanların yerleştirildiği, iş makinelerinin çalıştığı sahaya DOĞADER'den tepki geldi.
"HAZIRLANAN ALAN HASSAS BÖLGE STATÜSÜNDEDİR"
DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Murat Demir, "İznik Gölü sulak alan olduğu için koruma altındadır. Türkiye'nin 5'nci, Marmara'nın ise en büyük gölüdür. Bilim insanları iklim krizlerini, tatlı su varlıklarını ve su kaynaklarının kıtlığını konuşurken ilerideki dönemler için kirletilmediği takdirde potansiyel içilebilir su varlığımız olan bir göl aynı zamanda. Sulak Alan Yönetmeliği ile korunan bu göl etrafında Göçebe Oyunları için hazırlanan alan 'hassas bölge' statüsündedir. Yani direkt koruma alanıdır. İş makinası, kepçe, kamyon sokmayı bırakın ancak yürüyerek girebileceğiniz bir alan orası. İnsansal faaliyetlerin de yapılamayacağı bir alan" dedi.

"GELENEKSEL SPOR DALLARI GÜN YÜZÜNE ÇIKARILMALIDIR AMA..."
Yapılacak spor etkinliğine kesinlikle karşı olmadıklarını belirten Demir, "Geleneksel spor dalları gün yüzüne çıkartılmalıdır. Spor faaliyetleri artırılmalıdır. Fakat bizim ilgilendiğimiz konu; Bursa'da bu etkinliğin yapılacağı bir sürü stadyum ve spor tesisi mevcutken neden bu hassas alana iş makineleriyle zarar veriyorlar? Devlet yasalarıyla burayı korumaya almışken aynı devletin kurumları yasaları hiçe sayarak bu faaliyete müsaade ediyorlar. Bu faaliyet de göle, ekosisteme, biyolojik çeşitliliğine ve yapısına zarar verecektir. Dönümlerce alanı nasıl yok ettikleri havadan çekilen fotoğraflarda görülüyor. Sen, ben, biz bu gölü korumakla yükümlüyüz. Bu görevi bize anayasa verdi" diye konuştu.
"ORADA PİKNİK YAPILACAK ALANLAR DAHİ BELLİ"
Orada piknik yapılacak alanların dahi belli olduğuna değinen Demir, "Çöpümüzü bile o alana bırakamıyoruz. Ateş yakamazsınız. İznik Gölü'nde 2 ayda bir sazlık yangını çıkıyor. O alanda birileri tarafından arsa oluşturma çabaları olduğunu da duyuyoruz. Bu proje oraya zarar verecektir. Bu göl Marmara için çok önemli bir sulak alandır. Orası için çok davalar açtık. Çok mücadele ettik. Biz bu çabayı gösterirken merkezi otoriteden gelen talimatla yapılan bu iş hiç olmadı" şeklinde konuştu.

"GÖÇ YOLLARI ÜZERİNDEKİ KUŞLARIN KALACAĞI ALAN BURASI"
Uluabat ve Manyas Gölü gibi kuşların göç yolları üzerinde bulunan bir göl olduğuna işaret eden Demir, "Türkiye'ye gelen, Orta Avrupa'ya göç eden kuşların kalacağı alan burası. Sazlıklar yok edildi. O sazlıklar kuşların yuva yapıp yumurtaladığı alandır. Herhangi başka bir hayvan giremeyeceği için kuşlar sazlığa yumurta bırakır. Biz ise dönümlerce kuşların yumurta bıraktığı alanı yok ettik. Sazlıklar ayrıca su içinden azot ve fosforu dengeler. Bir baca sistemi görür. Bunu yok ettiğinizde gölüm bir tarafını yaralamış oluyorsunuz. Mikrop aşılamış oluyorsunuz. Bu işin yanlış olduğunu en başından itibaren söylüyoruz. Fakat karar vericiler bizim haykırışlarımızı görmezden geliyorlar. Bizim haykırışlarımız gölde yaşayan balıkların, yeşilin, doğanın, ekosistemin sessizliğinin haykırışıdır" ifadelerini kullandı.

"BU İŞE KARŞI ÇIKMAK İÇİN ÇEVRECİ OLMAYA GEREK YOK"
Marmara iklim krizinden en çok etkilenen bölgedir diyen Demir sözlerini şöyle sonlandırdı;
İstanbul'u içine alan bölge dahil olmak üzere en büyük tatlı su varlığı İznik Gölü'dür. Önümüzdeki nesile orayı temiz bırakmamız gerekiyor. Etrafında insan kaynaklı kirliliği engellemek gerekir hatta sanayi oluşumunun da önüne geçmek gerekir. Devletin göldeki zararları onarması gerekirken hazırdaki kirliliğin üzerine bu projeyi ekliyor. Bizim amacımız ve tek çıkarımız kamu çıkarıdır. Tekrar söylemek gerekirse; Göçebe oyunlarına karşı değiliz. Elindeki donatıya göre bu etkinlik yapılmalıdır. Bursa'da böyle bir yer yok mu? Yoksa başka şehirde yapılabilirdi. Bu işe karşı çıkmak için çevreci olmaya gerek bile yok. fotoğrafı bile görseniz bu işe karşı çıkarsınız.