Diriliş Ertuğrul'a destek, Batı medyasına eleştiri

Diriliş Ertuğrul'a destek, Batı medyasına eleştiri

TRT World için düzenlenen tanıtım gecesinde konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Altın Kelebek ödül töreninde Okan Bayülgen ve Diriliş Ertuğrul dizisi ekibi arasında yaşananlara değinerek, Okan Bayülgen'e tepki gösterdi.

2016.11.15 23:26 - Son Güncellenme: 2016.11.16 09:03 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Diriliş Ertuğrul'a destek, Batı medyasına eleştiri
08:47 Erdoğan: Bölgemiz huzura ermeden, Türkiye'nin huzuru olmayacağını biliyoruz - 2

İLGİLİ VİDEO

Erdoğan: Bölgemiz huzura ermeden, Türkiye'nin huzuru olmayacağını biliyoruz - 2

07:56 Erdoğan: Bölgemiz huzura ermeden, Türkiye'nin huzuru olmayacağını biliyoruz - 1

İLGİLİ VİDEO

Erdoğan: Bölgemiz huzura ermeden, Türkiye'nin huzuru olmayacağını biliyoruz - 1

06:56 Diriliş 'Ertuğrul' dizisi Av Sahnesi

İLGİLİ VİDEO

Diriliş 'Ertuğrul' dizisi Av Sahnesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT Word kanalının açılış programına katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki programda konuşma yapan Erdoğan, Diriliş Ertuğrul dizisine destek verdi. Erdoğan, ""Diriliş'in yönetici ve kadrosuna onu söyledim. Onların o şekilde yorum yapmalarına değerlendirmelerine hiç kafanızı takmayın. Yola devam edin bu millet sizi bağrına basmış onlar bassa ne yazar basmasa ne yazar. Onların orada verilecek şekli bir ödülü önemli değil. Asıl önemli olan şu milletin gönlünü siz kazandınız ya işte asıl mükafat asıl ödül o" diye konuştu.

Türkiye'nin çevresinde yaşanan olaylara sessiz kalamayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye tarih boyunca çağ açıp, çağ kapatan hadiselerin yaşandığı dünya siyasetine yön vermiş medeniyetlere beşiklik etmiş bir coğrafyada yaşıyor. Bugün de aynı şekilde dünya siyasetinin ticari ve ekonomik ilişkilerine yön veren önemli olaylar Türkiye'nin çevresinde yaşanıyor. Suriye, Irak, Yemen, Ukrayna gibi çatışma alanları Kafkaslar, Balkanlar, Kuzey Afrika gibi potansiyel kriz bölgeleriyle köklü bağlantılara sahibiz. Orta Doğu'dan Asya'ya, Kuzey Afrika'dan Avrupa'ya kadar birçok yerde akrabalarımız, vatandaşlarımız var. Tarihi, kültürel ve coğrafi bakımdan bu derece güçlü bir ülkenin etrafında yaşanan hadiselere yaşanan hadiselere kayıtsız kalması, gözünü kapatması, sırtını dönmesi mümkün değildir. Türkiye 2002'den beri dış politikasını bu gerçeğin idrakında olarak şekillendiriyor, adımlarını da bu çerçevede atıyor. Ülkemizin son 14 yılda yaşadığı sessiz devrimin görünür olduğu alanların başında dış politika geliyor" şeklinde konuştu.

"TÜRKİYE BİZİM DÖNEMİMİZ DE DIŞ POLİTİKADA CİDDİ BİR PARADİGMA DEĞİŞİKLİĞİNE GİTMİŞTİR"

AK Parti iktidarında Türkiye'nin dış politikada ciddi değişime gittiğini kaydeden Erdoğan, "Türkiye bizim dönemimiz de dış politikada ciddi bir paradigma değişikliğine gitmiştir. Türk dış politikasının ana ekseni insani değerler bunun yanında milli çıkarların tam uyumu üzerine kuruludur. Ne ülkemizin menfaatlerinden, ne de bizi biz kılan insani değerlerden asla taviz vermedik, vermiyoruz ve vermeyeceğiz. Mazlumun ve mağdurun inancına, kökenine bakmadığımız gibi zalimin kimliğini dikkate almıyoruz. Mevlana hazretlerinin pergel benzetmesinde olduğu gibi bir ayağımızı Türkiye'ye milletimizin hassasiyetlerine sabitliyor, diğerine de küresel barış ve huzura katkıda bulunmaya, çatışmaların, gerilimlerin önüne görmeye çalışıyoruz. Bölgemiz huzura ermeden Türkiye'nin huzurun olmayacağını gayet iyi biliyoruz. Medeniyetler arası çatışma teorilerinin tedavüle sürüldüğü 11 Eylül sonrası kesif atmosferinde Birleşmiş Milletler çatısı altında İspanya ile başlattığımız Medeniyetler İttifakının arksındaki sebep budur. Aynı şeklide Finlandiya ile Eş Başkanlığını yaptığımız Barış için Arabuluculuk Girişimi'nin de bu anlayış vardır. Dünya beşten büyük derken de Gazze sahili uçurtma uçuran top oynayan çocuklara mezar olamasın diye haykırırken de meseleye tamamen insan ve adalet odaklı baktık. Kudüs'ü sadece kendi inancımızın gereği olarak değil, diğer inançlara olan saygımız gereği savunuyoruz. Kardeşlerimizin yaralarına merhem olmaya çalışıyoruz. Tüm bunları da yalnızca insanlığımızın, inancımızın bu topraklarda tevarüs ettiğimiz kadim değerlerimizin bir gereği olarak yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'NİN ULUSLARARASI ALANDAKİ BAŞARILARI, ÜLKE İÇİNDE YAŞADIĞI DEĞİŞİM NE YAZIK Kİ DIŞARIDA YETERİNCE ANLATILMIYOR.

Uluslar arası medya kuruluşlarının Türkiye'ye karşı ikiyüzlü tavır takındıklarının altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yapılanlar kadar yapılanların hakkıyla anlatılması da önemlidir. Bu konuda uzun yıllardır çok sıkıntı çekiyoruz. Türkiye'nin uluslar arası alandaki başarıları, ülke içinde yaşadığı değişim ne yazık ki dışarıya yeterince anlatılmıyor. Çoğu zaman başarılarımız yok sayılıyor. Yaşanan hadiseler olduğundan çok farklı gösteriliyor. Medya organları aracılıyla oluşturulan algı hakikatin önüne geçiyor. Son üç yılda bu acı gerçeği defaatle tecrübe ettik. Gezi olayları sırasında uluslar arası basın yayın kuruluşlarının nasıl bir dil kullanıldığını, adeta olayları provoke etmek için nasıl yanlı davrandığını gayet iyi biliyoruz. Küresel medya kuruluşları İstanbul'da ve Ankara'da sokakları yağmayan, Molotof ve hatta silahla polisimize saldıran... Son olarak kaymakamımızı şehit eden vandalların, alçakların kahramanlaştırılması başta olmak üzere ne kadar ilkesizlik varsa yapmaktan çekinmediler. Benzer şekilde Almanya'da, Fransa'da, Amerika'da yaşanınca üç maymunu oynadılar çünkü cibilliyetlerinde o var. Alman veya Amerikan polisinin göstericileri yerde sürüklemesi en sert şekilde müdahale etmesi hiçbir zaman polis şiddeti olarak tanımlanmadı. Sokakları işgal edenlere cici ve zeki çocuklar güzellemesi de yapılmadı. Mısır'da demokrasi katledilirken, darbeyle yüzde 52 ile gelmiş bir cumhurbaşkanı veya başkan indirilirken binlerce insan sırf iradelerine sahip çıktıkları için meydanlarda öldürürken bu medya organları sırra kadem basmıştı."

Erdoğan'dan çifte standart eleştirisi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Temmuz gecesi ve sonrasında yaşadıklarımız Türkiye'ye yönelik çifte standardın ayyuka çıktığı en çarpıcı örnektir. Bu süreçte gördüklerimiz, okuduklarımız, izlediklerimiz bize kendi göbeğimizi kendimizin kesmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT Word kanalının açılış programına katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezindeki programda konuşma yapan Erdoğan, "DEAŞ'a karşı en büyük mücadeleyi veren, yüzlerce vatandaşını örgütün kanlı eylemlerinde kaybeden ülkemiz bu medya kuruluşları tarafından kara propagandanın hedefi oldu. 15 Temmuz gecesi ve sonrasında yaşadıklarımız Türkiye'ye yönelik çifte standardın ayyuka çıktığı en çarpıcı örnektir. Bu süreçte gördüklerimiz, okuduklarımız, izlediklerimiz bize kendi göbeğimizi kendimizin kesmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Yıllardır bize demokrasi dersi verenler, milletimizin tamamının seferber olduğu, 248 şehit, 2 bin 193 gazi pahasına yazdığı demokrasi destanını adeta görmezden geldiler. Kimse bize parmak sallamasın, kimse bize el kol hareketi yapmasın. Bu millet kendi kaderin tayin etme iktidarına sahiptir" şeklinde konuştu.

"İSTİKLALLERİNE VE İSTİKBALLERİNE CANI PAHASINA SAHİP ÇIKAN BİR MİLLETİ KOYUN DİYEREK AŞAĞILAMAYA CÜRET EDEN GAZETECİLER GÖRDÜK"

15 Temmuz'da gerçekleştirilen darbe girişimi sırasında sokağa çıkarak darbeyi engelleyen vatandaşlara hakaret eden basın mensuplarının bulunduğunu kaydeden Erdoğan, "O gece Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin çevresinde 30 vatandaşımız darbeciler tarafından şehit edildi. Yine bu çevrede 36 kardeşimiz de yaralandı. Darbe girişiminin başarılı olmasını umut edenlerin 16 Temmuz sabahı nasıl bir sükutu hayale uğradıklarını gördük. Daha da ötesi darbecileri Türkiye'nin son umudu olarak gören yazarlar vardı. PKK ve FETÖ sempatizanlığı batı medyasında zaten aldı gitti. İstiklallerine ve istikballerine canları pahasına sahip çıkan bir milleti koyun diyerek, sürüler diyerek aşağılamaya cüret eden sözde gazeteciler gördük. Hatta 7 Ağustos'ta Yenikapı Meydanı'nı dolduran insanları iktidar muhalifi gibi gösteren sahtekar medya mensupları bile çıktı" dedi.

"BİZİ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÜZERİNDEN ELEŞTİRENLER EKRANLARINI VE SAYFALARINI CUNTACILARIN EMRİNE VERECEKTİ"

15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında darbeyi kutlayan gazete manşetlerinin hazırlandığını söyleyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son 4 ayda her türlü ilkesizliği, riyakarlığı, ahlaksızlığı gördük, yaşadık. O gece darbe başarılı olsaydı bugün demokrasi ve özgürlük havarisi kesilen uluslar arası medya kamerasını, kalemini darbeyi meşrulaştırmak için seferber olacaktı. Bizi basın özgürlüğü üzerinden eleştirenler terör yardakçılarını bağrına basanlar ekranlarını ve sayfalarını cuntacıların emrine verecekti. Geçmişte bunu yaptılar. Tıpkı Mısır'da olduğu gibi darbeciler demokrasi kahramanı olacaktı. Hazırlanan manşetler boşa gitti. O gece uluslar arası medyada bazı gazetecilerin yüzünü hatırlayın hepsi de darbenin başarısız olmasının getirdiği derin bir hayal kırklığı ve kızgınlık içindeydi."

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2016.11.15 23:26 - Son Güncellenme: 2016.11.16 09:03 - HABER MERKEZİ
A