DERYA BÜYÜKUNCU İSYAN ETTİ
Milli Yüzücü Derya Büyükuncu, dans yarışmasıyla başlayan tartışmalara açıklık getirdi.
2011.01.28 14:32 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Milli Yüzücü Derya Büyükuncu, dans yarışmasıyla başlayan tartışmalara canlı yayında açıklık getirdi. Türkiye'ye 30 yıldır hizmet ettiğini belirten Büyükuncu, bu ülkenin her zaman hizmetinde olduğunu belirtti.
"BENİM BRANŞIM 200 METRE, 50 DEĞİL"
Kendi braşının 200 metre olduğunu belirten Büyükuncu, "Benim hedefim Hollanda'da yapılan Kasım ayı sonundaki Avrupa Şampiyonası'ydı. Gittim ve gerçekten iyi dereceler yüzdüm, Avrupa beşincisi oldum, kılpayı madalyalar kaçırdım. Ondan 2-2,5 buçuk hafta sonra Dubai'de Dünya Şampiyonası vardı. Ben yetkililere burada sadece 200 metre sırtüstü yüzeceğimi bildirdim. Çünkü asıl yarışım bu benim. Gerçek branşım 200 metre ve beni 50 ve 100 metreye yazdıklarını söylediler, bende onlara çıkarmalarını söyledim. Dedim ki; "Benim branşım 200 metre, lütfen beni çıkarın". Ancak sadece 100 metreden çıkarmışlar, 50 metreden çıkarmışlar, nedenini bende bilmiyorum. Ben telefonla milli takımlar antrenörüne bunu bildirdim. Çıkarmadıkları yarış 50 metre. Benim çok ender yüzdüğüm bir yarış. Ve yarışa gitmedi deniyor ancak ben yarışa gittim. Benim 200 metre start listem ve sonucum burada. Kaçıncı olmuşum, kaçıncı sırada girmişim hepsi elimde. Avrupa Şampiyonası'nda bunun benzeri bir şey oldu. Benim takım arkadaşım Avrupa Şampiyonası'nda 3 tane yarışa yazıldı. Ancak bırakın yarışa girmeyi, yarışa gelmedi bile. Hiç gelmedi ve o da burada, isminin belgesi de burada. Onun hakkında hiçbir yorum yapılmadı." şeklinde konuştu.
"SANKİ TÜRKİYE YARIŞLARDAN 10 SENE MEN EDİLDİ"
Bu güne kadar birçok kişinin yarışlara katılmadığını belirten Büyükuncu, "Neden bu kadar büyütüldü nedenini bende bilmiyorum. Çünkü benim o bahsettiğim arkadaşdan başka bir arkadaş daha yazıldığı yarışa girmedi ancak onların hiçbir konu olmadı. Ben o 50 metre yarışını söylemem halinde çıkarılmadım ve Türkiye çok büyük ceza aldı yönünde söylemler yapıldı maalesef. Türkiye 200 İsviçre Frangı ceza aldı ama ceza açıklanmadı. Sanki Türkiye 10 sene yarışlardan men edilmiş havası yaratıldı ki bu cezayı Türkiye daha önceki senelerde defalarca aldı. İnsanlar sakatlandılar, yarışa geç kaldılar, yarışı kaçırdılar. Yani bu tarihimizde ilk defa olan bir şey değil" dedi.
CÜNEYT ÖZDEMİR'DEN DERYA BÜYÜKUNCU'YU SIKIŞTIRAN SORULAR
"YENİ SPORCULAR YETİŞMİYOR"
Türkiye'de yeni sporcuların yetişmediğini belirten Büyükuncu, "Maaelesef yeni sporcular yetişmiyor. Diğer gelişmiş ülkeler gerçekten fabrika gibi sporcu üretiyorlar. Ben 20 yaşındayken 20 yaşındakilerle yarışıyordum, 30 yaşındayken yine 20'li yaşlarla yarışıyorum. Şu an 34 yaşındayım hala onlarla yarışıyorum ve onlara kafa tutuyorum. Avrupa'da ilk 5'e giriyorum son 2-3 senedir. Bu kolay değil ama tabi bunu anlamak, yaşamak lazım. Sonuçta 70 doğumlu birisini getiriyorlar Ukrayna'dan Türk yapıyorlar. Sonra benim yaşıma laf ediyorlar maalesef" ifadelerini kullandı.
"DANS YARIŞMASINI BAHANE EDİYORLAR"
WADA'nın kendisini sürekli olarak takip ettiğini belirten Büyükuncu, "WADA dediğimiz anti doping ajansı federasyonlarla irtibata geçen bir organizayon, sporcuyla değil. Size bildirim formu yollarlar, derler ki; 3 ay senin nerede olduğunu bilmek istiyorum, saat aralığı verirler, adres isterler ve maalesef bizim federasyonumuz bu formları bana 3 kere geç yolladı ve WADA'nın gözünde küçük görünmemi sağladı, ben çok zor duruma düştüm. Maalesef dans yarışmasında popülarite artınca bazı insanlar çıkıp dediler, "Yüzme antrenmanı yerine dans antrenmanına" gidiyor dediler, hani yüzmeyi aksatıyor, yüzmeye hiç gitmiyor. Ancak bu hiç doğru değil, onun da belgesi bende var. Benim verdiğim havuz ve ev adresi WADA yetkililerinde mevcut ve dünya şampiyonasına ben gitmeden 3-4 gün önce benim havuzuma geldiler, idrar testimi aldılar ve tabiki size söylemiyorlar ben şu geleceğim, her an gelebilirler. Bugün de gelebilir, yarın tekrar gelebilirler, öbür gün tekrar gelebilirler. Yani siz hergün o saatte orada olmak zorundasınız, antrenman yapıyor olmak zorundasınız. Demek ki ben antrenman kaçırmamışım. Herkes bakabilir, ben kimlerle kalmışım son yarışmalarda ya da tarihteki yarışmalara baksınlar oda arkadaşım kimdi? Son 2 yarışmada Serkan Atasay diye bir arkadaşla kaldım ben. Kaprisli demelerinin sebebini bilmiyorum neden, herhalde beni başkasıyla karıştırıyorlar. Ben kaprisli bir insan değilim, beni tanıyanlar çok iyi bilirler." şeklinde konuştu.
"AKREDİTE KARTINI YETKİLİLER ALIR"
Akredite kartını sporcuların değil yetkililerin aldığını belirten Büyükuncu, "Akredite kartı meselesi şöyle oldu; ben yarıştan bir gün önce oradaydım ve beni kimse o akredite kartını bana vermedi. Akredite kartı sporcuya değil yetkiliye verilir ve ben Pazar günü yarışıma gittiğim zaman havuzda yetkilileri bekledim. Ancak yetkililer o kadar geç saatte geldiler ki artık aramak zorunda kaldım. Dedim ki; akredite kartını bana vermediniz, havuzda da şu an yoksunuz ben içeriye giremiyorum ve 1-1 buçuk saat kalmıştı. Yani akredite kartını ben unutmadım, hayatımda unutmadım zaten" dedi.
"SANKİ SADECE BEN MAAŞ ALIYORUM"
Türkiye'de sadece kendisinin maaş almadığını belirten Büyükuncu, "Sadece ben maaş alıyormuşum gibi gösteriliyor ama benden başka 10-12 yüzücü arkadaşım daha maaş alıyor. Ben son 8 aydır maaş alıyordum zaten. Sayın bakanımız sağolsun Faruk Özak ben çok zor durumdayken 2012 Olimpiyatları'na hazırlanayım diye bana yardım etti. Maaş böyle başladı, yani federasyon yetkililerinin "gel ben sana yardım etmek istiyorum" demesiyle başlamadı. Bakanımız ve sayın genel müdürümüz onay verdi buna. Desteklediler ve federasyon bunu yapmak zorunda kaldı. Ama en başından beri maalesef benim gördüğüm kadarıyla bunun altında kaldılar, bunun bozulmasını ister şekilde davrandılar maalesef, nedenini bende bilmiyorum. Daha ilk günden sözleşmenin içinde yer alan ilk maddelerinden bir tanesi içindeki aldığım miktarın konuşulmaması. Ancak ben sözleşmeye imza attıktan sonra federasyondaki bazı kişiler bunu basına sızdırmaya başladılar ve en son 1-1 buçuk ay önce federasyondaki yetkili Haluk Okur çıktı ve "Derya Büyükuncu bu kadar maaş alıyor, hak etmiyor" dedi. Bu kendilerinin hatası, ben hiçbir zaman maaşımı konuşmadım ve böyle bir ruh haline girdiler maalesef" dedi.
"BEN, BU DEVLETİN EMRİNDEYİM"
Büyükuncu, bu ülkenin çocuğu olduğunu belirterek, "Ben 30 senedir yüzen, 25 senedir milli takımda olan bir insanım. 5 kere olimpiyatlara gittim. Olimpiyat madalyası hariç her türlü madalyam var. Yani dünya şampiyonası ndan tutun Gaziantep Fıstık Oyunları'na kadar var. Ben Gaziantepliyim çünkü. Yüzde 100 Türküm ve ben bu ülkeye bu kadar hizmet ettim. 30 senedir gerçekten robot gibi antrenman yapıyorum, robot gibi yaşıyorum. Dans yarışmasına katılmamdaki ilk amaç işitme engelli çocuklarımıza okul yapılmasıydı. İkinci büyük amacım da yüzmenin tanınması, sevilmesi ve medya önüne çıkmasıydı. Maalesef başka yerlere çekildi. Bundan sonraki amacım tabiki ülkeme en iyi şekilde hizmet etmek. Ben bu ülkenin çocuğuyum, hiçbir zaman da bu değişmez. Ben spor bakanının, genel müdürün, federasyonun her zaman emrindeyim. Bu devletin emrindeyim. Sadece halkımızın bazı şeyleri gerçekten görmesini istiyorum, neler yapıldığını görmesini istiyorum" ifadelerini kullandı.