Deniz Müzesi yeniden kapılarını açıyor

Deniz Müzesi yeniden kapılarını açıyor

İNŞAAT ve restorasyon çalışmaları tamamlanan içerdiği koleksiyon çeşitliliği açısından dünyanın sayılı müzelerinden biri olan İstanbul Deniz Müzesi, yenilenen haliyle 5 Ekim'de ziyaretçilere kapılarını açıyor.

2013.10.03 16:43 - Son Güncellenme: 2013.10.03 16:44 - Yaşam - HABER MERKEZİ
A
Deniz Müzesi yeniden kapılarını açıyor

 


İstanbul Deniz Müzesi Komutanı Deniz Kurmay Albay Fatih Erbaş, yaklaşık 15 bin metrekarelik bir alanda hizmet vereceklerini belirterek, "Denizciliği, deniz tarihini sevdirmek, insanlarda deniz ve denizci bilincini oluşturmak için bize düşen pay ne ise onu yerine getirmek için gayret sarf edeceğiz. Kültürel faaliyetlerin icra edileceği bir yer olmakla birlikte arzularımızın birisi de sosyal hayatı bir hayli canlı olan Beşiktaş'ta insanların, gençlerin birbirleriyle buluşma mekanı olmasını da arzu ettiğimizi ifade edeyim" dedi.

"DENİZCİLİĞİ VE DENİZ TARİHİNİ SEVDİRMEK"

2008 yılında başlayan inşaat ve restorasyon çalışmaları tamamlanan İstanbul Deniz Müzesi'nin açılışı öncesi tanıtım amacıyla basın turu düzenlendi. Tur öncesi konuşan İstanbul Deniz Müzesi Komutanı Deniz Kurmay Albay Fatih Erbaş şunları söyledi:  "Müzemiz yarın açılıyor. 5 Ekim tarihinden itibaren ziyaretçilerimizi kabul etmeye başlayacağız. 1897 yılında şu anda içinde bulunduğu salona ismini verdiğmiz Binbaşı Süleyman Nutki bey tarafından kurulmuş bir müze. Türkiye'nin en eski müzelerinden birisi.  Denizcilik alanında en büyük müzeyiz. Bu yeni binamız sayesinde de ümit ediyorum ki dünyanın en büyük müzelerinden biri olacağız. Gayretlerimiz bunun üzerine."


"GENÇLERİN BİRBİRLERİYLE BULUŞMA MEKANI OLMASINI DA ARZU ETTİĞİMİZİ İFADE EDEYİM"

Yaklaşık 15 bin metre karelik bir alanda hizmet vereceklerini ifade eden Erbaş, şöyle devam etti:


"Bu ana binamızda biraz sonra göreceğiniz gibi tarihi kadırgamız, saltanat kayıklarımız, ahşap sanatından eserler, çeşitli ressamlarımıza ait eserler, donanmamız farklı dönemlerini anlatan bölümlerimiz yer almaktadır. Bunun dışında sanatçılarımıza hizmet vermek için kullanabileceği alanlar da oluşturulmaya çalışılmış. İçinde bulunduğunuz  Süleyman Nutki Salonu bu amaçla oluşturulmuş salonlardan birisidir. Ayrıca iki geçici amaçla kullanılabilecek sergi alanımız daha mevcuttur. İstanbul'un göbeğinde Beşiktaş'ta herkesi çok yakın bir yerde hizmet verecek Deniz Müzesi'nde sanatçılarımızı ve onların eserlerini görmek istediğimizi açıkça ifade etmek isterim. Deniz Müzesi'nin kültür ve sosyal hayatımıza canlılık getirmesini arzu ediyoruz. Bizim hedefimiz özellikle çocuklar ve gençlerdir. İllerin ve ilçelerin Milli Eğitim Müdürlükleriyle irtibat halindeyiz ve olmaya devam edeceğiz. Öğretmenleri  ve öğrencileri gruplar halinde herhangi bir ücret talep etmeksizin müzemizde misafir etmeye hazır olduğumuzu bildirmek isterim. Şunu tekrar ifade edeyim, müzemiz hem bir tarih kokusunun alınacağı. Kültürel faaliyetlerin icra edileceği bir yer olmakla birlikte arzularımızın birisi de sosyal hayatı bir hayli canlı olan Beşiktaş'ta insanların, gençlerin birbirleriyle buluşma mekanı olmasını da arzu ettiğimizi ifade edeyim."


"DÜNYADA KULLANIRKEN MUHAFAZA EDİLMEYE BAŞLANMIŞ EN ESKİ KADIRGADIR"

İstanbul Deniz Müzesi Komutanı Deniz Kurmay Albay Fatih Erbaş daha sonra basın mensuplarına yenilenen müzeyi gezdirdi.  Erbaş, aralarında tarihi kadırga ve saltanat kayıkları, tuğralar, gemi modelleri sancaklar ve gemi aksamlarının aralarında bulunduğu eserlerle ilgili bilgiler verdi. Basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği tarihi kadırga ile ilgili olarak  Erbaş, şunları söyledi:


"Gördüğünüz kadırga, dünyada kullanırken muhafaza edilmeye başlanmış en eski kadırgadır. Tarihiyle bildiğimiz zaman 17. yüzyılın başıdır. 17. yüzyılın sonuna kadar Dünya denizlerinde harp aracı olarak kullanılmış, hizmet etmiş ve çok tercih edilmiş tekne tipleridir. Hatta kadırgadan kalyona geçerken ilk kalyon tiplerinde bu kadırgalar yelkenler filan oluşturularak kalyonlar oluşturulmuştur. Daha sonra bildiğimiz kalyon tiplerine geçiş yapılmıştır. Osmanlı Devleti'nde de olmuştur başka devletlerde de. Kadırgadan kalyona geçilme hamleleri bir seferde başarılamamıştır. Kadırga insan gücüyle hareket eden bir vasıta olduğu için insanlar daha çok tercih etmişlerdir. Rüzgara güvenip güvenmeme konusunda endişe yaşamışlardır. Bu kadırga bir harp vasıtası değildir. Bizatihi padişahın gezi maksatlarıyla kullandığı ve o maksatla yapılmış olan bir kadırgadır. Çünkü harp vasıtası olan kadırgalarda içinde savaşçıların da yer alacağı bölümler yer almaktadır.


Bu gemi bildiğimiz önce Tersane-i Amire'de yani Haliç'teki tersane bölgesinde muhafaza edilmiş. 1970'li yıllardan itibaren buralarda muhafaza ediliyor. Muhafaza edilirken oksijenle temasında ve uygun ortam sağlandığında  dikkat edilidiği gibi ahşapla ilgilenenler bilirler ahşabın böceklenmesi söz konusudur. Bizim yaptığımız en önemli faaliyetlerden birisi, bu tekneye naylon bir muhafazanın içine aldık ve fumigasyonuna tabi tutarak içindeki yumurtalar dahil imha ettik.  Böceklenmesine karşı korunmasına dikkat ediliyor. Güneşin ultraviyole  ve diğer ışıklara karşı ışıklarını önleyici tedbirler alınıyor. Bu gördüğünüz camlarda bu ışıkları önleyici film söz konusudur. Deniz Kuvvetleri tarafından yaptırılmıştır bu film."


İstanbul Deniz Müzesi, Pazartesi - Salı günleri hariç hergün 09.00- 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Öğrenci giriş Ücreti: 1,70 TL. Yetişkin ücreti: 5,00 TL.

Diğer Yaşam Haberleri için tıklayın


2013.10.03 16:43 - Son Güncellenme: 2013.10.03 16:44 - HABER MERKEZİ
A