Deniz canlıları plastik kapanında (ÖZEL HABER) 

Deniz canlıları plastik kapanında (ÖZEL HABER) 

Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Teksoy, denizlerdeki plastik atıkların devasa boyuta ulaştığını, bunun da denizdeki canlıların yaşamını tehdit ettiğini ve insan sağlığına da büyük tehdit oluşturduğunu ifade etti. 

2022.04.20 09:43 - Son Güncellenme: 2022.04.20 09:52 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Deniz canlıları plastik kapanında (ÖZEL HABER) 

GÜLİN ÖZDEMİR / BURSADA BUGÜN 

Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Teksoy, denizlerdeki plastik atıklarının, canlıların yaşamını ve insan sağlığını tehdit ettiğini ifade ederek, alınması gereken önlemler hakkında bilgiler verdi. 

Denizlerdeki plastik miktarının devasa boyutlara ulaştığını söyleyen Doç. Dr. Arzu Teksoy, "Denizlerdeki plastik atıklar her geçen gün artmaya devam etmektedir. Bu nedenle nehirlerimizdeki ve denizlerimizdeki artan plastik miktarlarının neden olacağı problemler hakkında çok düşünmemiz gerekiyor. Hepimizin bu küresel soruna çözüm bulmak için ailelerimizle, arkadaşlarımızla, bilim insanlarımızla ve toplumla bir araya gelmesi gerçekten büyük önem taşıyor. Plastik kirliliğinin kaynağı pet su şişelerinden mikro boncuklara ve pipetlere kadar sayısız çeşitliliktedir. Bu kirleticiler pek çok deniz hayvanı için tehdit oluşturmakta, nehirlerde yığınlara sebep olmakta, vahşi yaşamı tehdit etmekte, çeşitli kimyasalları ortama salmakta ve insan sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Bu tehditlere ilaveten son yıllarda dünya genelinde denizlerin yükselen sıcaklıkların kademeli etkisiyle karşı karşıya olduğu bilinmektedir. Yapılan çalışmalar özellikle sahillerde biriken plastik döküntülerin yerel maksimum sıcaklıkları yaklaşık 3°C artırma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Plaj sedimanında birikmiş plastikler, termal girdileri ve kızılötesi radyasyon absorpsiyonu gibi çıktıları değiştirir, bu durum yengeç ve kaplumbağa gibi karasal ektotermler (soğukkanlı hayvanlar) üzerinde önemli bir etkiye sahip olan sıcaklık dalgalanmalarına yol açar. Sıcaklıklardaki dalgalanmaların kıyı ekosistemlerine, özellikle deniz kaplumbağaları gibi sahilde yaşayan hayvanlara zarar verebileceği düşünülmektedir. Ayrıca, sahillerde meydana gelen bu tür yapay ısınma nedeniyle göçmen kıyı kuşları ve meiofauna da ciddi sorunlarla karşılaşabilmektedir. Tropikal ekosistemlerin dengelenmesinde önemli bir rol oynayan küçük organizmalar olan Meiofauna, sahil sedimanında gelişir burada yaşayan canlılar ve göçmen kuşlar için besin kaynağı görevi görür. Artan sıcaklık bu canlıların gelişimini olumsuz etkiler.  Sahildekine benzer şekilde su yüzeyinde biriken plastik atıklar deniz suyunda sıcak bir tabakanın oluşumuna neden olur ve bu durum plajdakine benzer şekilde sucul ortamdaki canlıların yaşam döngülerini olumsuz etkiler. Sonuç olarak denizlerde ve sahillerde biriken plastik atıklar özellikle dünyanın kıyı bölgeleri için önemli bir ısı tehlikesi oluşturma potansiyeline sahiptir. Bu korkunç sonuçlardan kaçınmak için plastik atıkları daha iyi yönetmek ve plastik birikimini önlemek için denizleri ve sahilleri temizlemek büyük önem taşımaktadır. Dünya'da her yıl 380 milyon tondan fazla plastik üretimi olduğundan plastik kirliliği benzeri görülmemiş bir oranda artış göstermektedir. Yaklaşık 10 milyon ton plastiğin çöpe atıldığı tahmin edilmektedir" şeklinde konuştu.

"İNSAN VÜCUDUNA ZARARLARI VAR"

Mikroplastik kirliliğin insan sağlığı üzerindeki etkilerinden bahseden Doç. Dr. Arzu Teksoy sözlerine şu şekilde devam etti; "Boyutları mikrometrik veya nanometrik ölçekte olan mikroplastikler, denizlerde doğrudan kirletici olarak veya üzerindeki kimyasal kirletici maddelerin gıdaya aktarımı yoluyla gıda güvenliğimizi etkileyebilmektedir. Mikroplastik kirliliği ve insan sağlığı üzerindeki toksik etkilerinin tam olarak ortaya konulduğu yeterli sayıda bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Ancak yapılan araştırmalarda mikron boyutlarındaki mikroplastiklerin sucul canlıların besin zincirine dahil olabildiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla deniz ve gıda ürünlerinin tüketimi yoluyla mikroplastiklere maruz kalınması sonucunda şu etkiler meydana gelir;

1) Nanometrik boyutlardaki mikroplastikler insan dokuları ile etkileşime girerek parçacık toksisitesine yol açabilmektedir.

2) Mikroplastiklerin üretiminde kullanılan çeşitli kimyasal katkı maddeleri ve plastiklerin üzerlerine absorbladıkları kirleticiler kimyasal toksisite oluşturabilmektedir. 

3) Mikroplastiklerin üzerinde biriken mikroorganizmalar mikrobiyal kirlilik oluşturarak çeşitli hastalıklara neden olabilir. Mikroplastiklerin çeşitli dokularda birikmesi ve kimyasal toksisite oluşturmasının kümülatif olarak insan sağlığını etkileyeceği düşünülmektedir."

Denizlerde plastik kirliliğin önüne geçmek için alınması gereken önlemlerden bahseden Doç. Dr. Arzu Teksoy, "Marmara Denizi'nde Tübitak Mam tarafından yapılan bir araştırmada 2014, 2015 ve 2016 yıllarının yaz aylarında 3 istasyonda deniz yüzeyi, su kolonu ve sediman örneklemelerinde mikroplastik varlığı incelenmiştir. Deniz yüzeyinde mikroplastik  miktarının 2015 yılında 765.623 adet/km2, 2016 yılında ise 1.207.318 adet/km2 olduğu tespit edilmiştir. Su kolonunda 2015 yılında 44.84 adet/m3, 2016 yılında ise 31.55 adet/m3 mikroplastik belirlenmiştir. Sedimandaki mikroplastik parçacık sayısının ise 2015 yılında 900 adet/L, 2016 yılında 524 adet/L olduğu tespit edilmiştir. Bu parçacıkların genellikle plastik fiberler olduğu gözlenmiştir. (TübitakMam-ÇŞB, 2017). Yapılan çalışmalar, sucul ekosistemin ve nihayetinde insan sağlığının mikroplastik kirliliğinden etkilendiğini ve giderek ciddi tehlike oluşturduğunu işaret etmektedir. Günümüzde artık plastiklerin bir tür kirletici olduğu düşünülmeli, mikroplastikler gerek çevre gerekse insan sağlığı üzerindeki etkileri göz önüne alınarak yönetilmelidir.

Bu bağlamda; 

Mikroplastiklerin kaynakları, çeşitli ortamlara taşınım mekanizmaları ve nihai birikimleri detaylı çalışmalarla belirlenmeli mikroplastik kirliliğinden etkilenen yüzeysel sularda uzun dönem izleme çalışmaları yapılmalı.

Atıksu arıtma tesislerinde mikroplastiklerin arıtımı için uygun teknolojiler kullanılmalı.

Atıksu arıtma tesislerinden giderilmiş mikroplastikleri içeren, arıtmadan çıkan çamurlara düzenli atık yönetimi uygulanmalı.

Mikroplastik kirliliğini kontrol edebilmek için öncelikli olarak plastikleri kaynağında azaltma yoluna gidilmeli. 

Mikroplastik içeren kişisel bakım ürünlerinin üretimde kullanılan mikroplastik miktarları kontrol edilmeli veya muadilleri ile değiştirilmeli.

Gıdaların ambalajlanmasında cam ve kağıt ambalaj kullanımına yönelmeli, sentetik tekstil ürünlerinin üretimi/kullanımı sınırlanmalı.

Tek kullanımlık plastik ürünlerin satışı sınırlandırılmalı ve atık üretimini azaltmayı hedefleyen üreticiye vergi azaltımı/ muafiyeti gibi teşvikler verilmeli.

Biyoçözünür plastik malzeme üretimine yönelmeli.

Mikroplastik ve plastik kullanımının azaltılmasına yönelik yasal düzenlemeler yapılmalı.

Tek kullanımlık plastik malzemeleri yasaklanmalı, halk bu konuda bilinçlendirilmeli ve yerel yönetimler doğru plastik atık yönetimi uygulamalıdır.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2022.04.20 09:43 - Son Güncellenme: 2022.04.20 09:52 - HABER MERKEZİ
A