Davutoğlu'ndan akademisyenlere veryansın

Davutoğlu'ndan akademisyenlere veryansın

Başbakan Ahmet Davutoğlu, TÜBİTAK Toplantısında önemli açıklamalar yaptı.

2016.01.14 11:53 - Son Güncellenme: 2016.01.14 11:53 - Siyaset - HABER MERKEZİ
A
Davutoğlu'ndan akademisyenlere veryansın

Davutoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar;

Saldırıyı şiddetle kınıyorum. Saldırı sonucunda bir emniyet görevlimiz şehit düşmüş, 5 sivil vatandaşımız vefat etmiş, 6'sı emniyet görevlisi olmak üzere 39 vatandaşımız yaralanmıştır. Saldırıda ölen vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Terörün her türlüsüne karşı ortak bir tavır göstermemiz artık bir zarurettir.

"Sıçrama için siyasi iradeye sahibiz"
Özellikle bugün AR-GE Reform Paketi'ni hazırlarken Türkiye'nin niteliksel sıçramaya ihtiyacı var. İşimiz kolay çünkü yeni bir sıçrama için siyasi iradeye sahibiz.
Özgüven en önemli şey. Çok sağlam bir özgüven ile birçok hedefi gerçekleştiren Türkiye tüm hedeflerini gerçekleştirecek. Geçen sene açıkladığımız 25 öncelikli dönüşüm paketiyle eylemlerimizi belirlemiştik.

Teknolojideki gelişme
2023 hedeflerine ulaşmak için daha yenilikçi yüksek katma değerli üretim aşamasına geçmemiz gerekiyor. Şunu büyük memnuniyetle ifade etmek istiyorum bilim teknoloji ekosistemimiz her geçen gün gelişiyor.
2015 yılında bizim için tarihi bir adım olan AR-GE'ye yatırımda milli gelirin %1'inin üstüne çıktık. Bu oranı %3'e çıkarmak zorundayız. Biz göreve geldiğimizde 0.5'ti. Şimdi 1. Bu bizim için kritik eşikti.

"AR - GE faaliyetlerini arttıracağız"
Bilimsel yayınlarımızın seviyesinden memnun değiliz ama çok ciddi bir sıçrama yaptık. AR - GE harcamalarını yaparken özel sektör temsilcilerini de bunun içine katacağız. AR - GE faaliyetlerini arttıracağız. Reform paketimizin altı temel adımı bulunuyor.

Akademisyenlere tepki
Ülkemiz adına bildiriye imza atanların bir kez daha kendilerini muhasebeye çekmelerini, eğer tekrar imza attıkları metne baktıklarında hicap duyacaklardır. Umarım tekrar bir muhasebe yapmışlardır. Sivili katleden terör örgütleriyle mücadele ederken ülkenin bütün meselesine sahip çıkması gerken akademisyenlerin bu bildiriye imza atması gerçekten acı veriyor.
Ben de açıkça ifade ediyorum: Bu dil ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez. Kafamı iki elimin arasına alarak düşündüm. Büyük üzüntü duydum. Demokratik hukuk devletinde yaşayanlar olarak böylesine tek yanlı, şiddeti meşru görüp devleti insafsızce eleştirildiğini gördüm. Terör örgütüne tek bir söz söylemeyenler devletin bölge haklarına katliam uyguladığını söylemek esef vericidir. Bir akademisyen olarak bazı sorular sormak istiyorum.
Demokratik yönetimlerin emri altında olan güvenlik güçlerin dışında başka yapıların silah kullanmasını içerir mi? Tek bir ülke göstersinler ki bu ülkenin güvenlik birimleri dışında silahlı birimlere izin versinler. Beni de ziyaret etti aydınlar. Barış istiyoruz doğru. Ben burada babamdan dolayı burada bulunmuyorum. Milletimiz son seçimde verdiği bu oyla huzurunuzdayım.

"Hangi ülke izin verir?"
Dünyada tek bir ülke göstersinler ki meşru güçler dışında orada bir silahlı gücün bulunmasına izin verilir mi? Bu bildiriye imza atan kimilerini de tanıdığım ABD'li akademisyenlere söylüyorum. Teksas'ta diyelim silah yığanlara karşı nasıl davranırdı? Bırakın doçkalarla, tank savarlarla ilçeleri işgal etsin diyebilri mi?
"Hakimiyet kurmasına izin vermeyeceğiz"
Demokrasiden barıştan bahsedenlerin önce kamu düzeninin sağlanması gerektiğini görmeleri lazım. Kimse demokratik yolla iktidara gelmiş bir iktidar ile halkın günlerini karanlığa boğanlarla bir eşitleme yapamaz. Terörle devleti eş tutmak hangi akademik yetkinliğe sığar! Bu ülkenin onurlu bir insanı olarak diyorum ki demokratik yönetim dışında hiç bir örgütün ülkenin herhangi bir yerinde hakimiyet kurmasına izin vermeyeceğiz, izin vermemiz de mümkün değil.

"Örgüte niye söz söyleyemiyorsunuz!"
Aydın olmak demokrasiyi savunmak önce demokratik yöntemleri sahiplenmekle olur. Elinizi vicdanınıza koyun, daha bugün gece yarısı, emniyeti hedef alan 1'i bebek olan 6 vatandaşımızı katleden terör örgütünün arkasında niye hizalanıyorusunuz. Niçin tek bir kelime terör örgütüne söylemiyorsunuz.

"Kobani olaylarından sonra tedbir almak zorundaydık"
Bu 5 aylık bebeğin ne suçu vardı? Şimdi soruyorum hayatı boyu her eleştiriyi kabul etmiş bir insan olarak soruyorum: Hiç bir fikri dayatmamış bir insan olarak soruyorum ve diyorum ki eleştiri haklarınıza saygı duyuyorum. Yeni terör eylemleriyle tehdit eden terör örgütünü eleştirmemenizi neyle açıklıyorsunuz?
Geçen sene Kobani olaylarından sonra bu örgütün gerçek niyetini anladıktan sonra bazı tedbirler almak zorundaydık.

"5 aylık bebeği katledenleri eleştirebiliyor musunuz?"
İki ihtimal var: Ya terör olaylarını destekliyorlar ya da farkında değiller. Yarın YÖK Genel Kurulu'na kadar bu akademisyenlere bu sorulara cevap verme imkanı veriyorum. Akademisyen olmak aynı zamanda sorulara cevap vermeyi gerktirir. Bildirinizde terör örgütünden tek bir kelime bahsetmiyorsunuz. Dün gece 5 aylık bebeği katlettiler. Bunu eleştirebiliyor musunuz? Terör örgütünü eleştirmek kolay değil. Kendisini eleştirenleri de cezalandırır. Özgür düşünceyi yok sayan Stalinist bir anlayışla benim olduğum yerde hiç kimse barınamaz diyen bir anlayışa sahipler.

Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın


2016.01.14 11:53 - Son Güncellenme: 2016.01.14 11:53 - HABER MERKEZİ
A