Davutoğlu'na önemli davet
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu Fransa, İngiltere ve ABD dışişleri bakanlarının Paris'ye yapacağı toplantıya davet etti.
2013.09.17 14:33 - Son Güncellenme: 2013.09.17 14:36 - Siyaset - HABER MERKEZİ
Bu toplantıda Suriye krizinin çözümü ele alıncak. ABD ve Rusya geçtiğimiz günlerde Cenevre'de genelde Suriye anlaşmazlığının çözümü, özelde ise kimyasal silahlar hakkında çalışmaya devam etme konusunda anlaşmaya varmışlardı. Şimdi iki ülkenin uzmanları bu projenin detayları üzerinde çalışıyorlar. Politika uzmanı Stanislav Tarasov'un görüşüne göre Türk bakan, Paris'te önemli kararlar almak zorunda. Tarasov konu ile ilgili görüşlerini şöyle dile getirdi:
Bilindiği üzere Moskova ve Washington Suriye sorununu kaldığını noktaya geri döndürdüler, yani BM Güvenlik Konseyi'ne. İki ülke krizin sadece politik-diplomatik çözümünden yana tavır koydular, ekim ayında Cenevre-2 Konferansı'nın yapılmasını dile getirdiler ve Suriye kimyasal silahlarının yok edilmesi için bir zaman çerçevesi belirlediler. BM Genel Sekreteri Pan Gi Mun ve Arap Ülkeleri Birliği'nin BM Özel Temsilcisi Lahdar Brahimi, NATO Genel Sekreteri Anders Fog Rasmussen, bazı şartlarla da olsa tüm Avrupa ülkeleri ve birçok diğer ülke Rus-Amerikan planını desteklediklerini açıkladılar.
Türkiye'ye gelince, en azından, şimdilik olsa da esasen Rus-Amerikan girişime karşı negatif yaklaşım ifade etmiş bulunuyor. Türk Hükümeti Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Suriye lideri Başar Esad'ın kimyasal silahların kontrolünü uluslararası kontrole devretme sözünü tutacağından son derece şüpheli' olduğunu açıkladı. Başbakan ayrıca 'Suriye rejimi zaman kazanmaya çalışıyor', çünkü 'bugüne kadar Başar Esad rejimi verdiği hiçbir sözü tutmadı' görüşünde.
Türkiye daha önce Suriye sorununun çözümüne katılımı için Başar Esad'ın tamamen görevden uzaklaşmasını şart koymaktaydı, oysa Rus-Amerikan senaryosuna göre sorunun çözümünde Suriye Devlet Başkanı Başar Esad'ın resmi tarafı olduğu kabul edilmiş oluyor. Şam'ın kimyasal silahlarının kontrolünü uluslararası kontrole bırakmasını ve bununla ilgili bir anlaşmayı imzalaması hususlarının şüphe konusu yapılması için hiçbir neden bulunmamaktadır. BM Suriye'den ilgili belgeleri teslim aldığını açıklamış bulunuyor.
Tüm bunlar Türkiye'nin karşısına bir dizi zor sorun çıkarıyor. Uluslararası kimyasal silah kontrol grubunun ya da barış gücünün Suriye'ye girişi halinde Türkiye, ülkeye silahlı adamların ve silahların girişini önlemek için Suriye sınırındaki durumun kontrolünü sıkılaştırmak zorunda kalacak. Dahası politik bir meşruiyetleri olmadığı halde hala destek verdiği Suriye muhalif güçlerine olan yaklaşımını değiştrimek zorunda kalacak. İşte bu nedenle Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Paris'te ciddi kararlar almak zorunda kalacak. Ya Ankara, altında imzası bulunan Suriye ile ilgili Cenevre Anlaşması prensiplerine sadık kaldığını ya da bu süreçten ayrıldığını açıklayacak ki bu durumda ülke politik-diplomatik bir izolasyona uğrayabilir. Yani, Davutoğlu Paris'te ülkenin sadece bölgede değil tüm dünya sahnesinde bundan sonraki durumunu belirleyecek ciddi bir seçim yapmak zorunda kalacak.