Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yıl sonuna kadar 5 tane daha yapacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yıl sonuna kadar 5 tane daha yapacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı canlı yayın programında soruları yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan hafta sonu park ve piknik alanlarındaki kalabalığa değinerek, " Bu hafta sonu maalesef, piknik alanlarında yol kenarlarında her yerde yapılanlar doğru şeyler değil. Bu işin telafisi zor. Bu virüs farklı bir virüs. Buna karşı tek çare, Bilim Kurulu üyelerinin söylediği şey; maske, mesafe, temizlik." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yıl sonuna kadar 5 tane daha şehir hastanesi yapacağız. Hedefimiz 30 büyükşehirin 30'una da şehir hastanesi yapmak." açıklamasında bulundu.

2020.06.08 21:25 - Son Güncellenme: 2020.06.08 23:15 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yıl sonuna kadar 5 tane daha yapacağız"
01:12 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her şeyi serbest bıraktık diye bu iş bitti anlamına gelmez"

İLGİLİ VİDEO

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her şeyi serbest bıraktık diye bu iş bitti anlamına gelmez"

Yayının başlangıcında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştüğü bildirildi. 

Erdoğan-Trump görüşmesinde, ikili meselelerin yanı sıra Libya krizi başta olmak üzere bölgesel gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'de yaşanan şiddet ve yağma olaylarının arkasında olan unsurların Suriye'nin kuzeyinde faaliyet gösteren PKK/PYD-YPG terör örgütüyle işbirliği içerisinde olmasından duyduğu endişeyi ABD Başkanı Trump ile paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın satır başları:

Salgın sadece Türkiye'yi değil tüm dünyayı etkiledi. Başta Amerika olmak üzere birçok ülke çok büyük zararlar gördü. Bunlar sıradan olaylar değil, Türkiye'de biz kendi durumumuza baktığımızda ilk çeyrekte büyümede ilk sıradayız. Bütün yaptığımız yatırımlara devam ediyoruz. 102 ülkeye yardımlar gönderdik.

Kendi ülkemizde de baştan olmak üzere şehir hastanelerini kurduk. Çam ve Sakura Türkiye'nin en büyük hastanesi oldu. Her yönü ile muhteşem.  En ileri teknolojiyi bu hastanede görebilirsiniz.

Sağlık turizmi diyoruz. Bu turizme de girelim diyoruz. Yeşilköy'deki havalimanını millet bahçesi yapma sözü verdik. Bir bölümünü de salgın hastanesi yapalım dedik.

Acil durum hastanelerinin odaları istenildiğinde yoğun bakıma dönüşebiliyor. Murat Dilmener duayen bir hoca ve bu hocamız koronadan farklı bir anlam ifade ediyor. 

Bu son açılışlarla 11 şehir hastanemiz oldu. Bu sağlık turizminde bir patlama meydana getirecek.

Bize şu an yurt dışından hastaneler gelmeye başladı. Böylelikle turizmdeki açığımızı da kapatmış olacak. 

Şu anki İstanbul'daki belediye, malum zihniyete kaptırılınca, bizim paramız yok biz bu yolu yapamayız dedi. Ulaştırma Bakanı'mızla konuştuk hemen işlemlere başladı. Hastaneye geliş gidişler her yönülye kolay olacak. Çünkü İstanbul'a bu yakışır. Durmak yok, yola devam.

Maske, mesafe, temizlik... Bunlar üç önemli kavram. Bunlara ne olur çok dikkat edin. Maskeyi ihmal etmeyin, hele ki kapalı mekanda maskenizi takın. İkincisi mesafe, bir buçuk metre mesafemizi koruyalım. Ve temizlik... 

Bu hafta sonu maalesef, sahiller, parklar gördünüz. Bunlar doğru şeyler değil. Meydana gelen bir olayda bu işi telafi edemezsin. Bu virüs, farklı bir virüs. Buna karşı tek çare Bilim Kurulu hocalarımızın söyledikleri gibi maske, mesafe ve temizlik.

Her şeyi serbest bıraktık diye bu iş bitti anlamına gelmez. 

Vaka sayısı düştü biliyorsunuz. Biz artık yoğun bakımda da sayıların daha aşağı inmesini istiyoruz.  Vefatı sıfırlarsak çok daha mutlu olacağız. Biz şu an dünyada 11. sıradayız. Ben Trump'a bu rakamları verince, 'Ooo' yaptı. 

4 temel taşa çok önem verdik. Yoğun bir şekilde, orta öğretim ve üniversitelere önem verdik. Üniversite olmayan ilimiz kalmadı.

Diğer yönden de çok lüks hastaneler yaptık. İlacı ücretsiz olarak halkımıza sağladık. İtalya'da İspanya'da ücretsiz alabilir miniz?

İşte bunların hepsi o ufkun gereğidir. Siz eğer bu noktada halkının fedai can etmesi uğruna bunları yapamıyorsanız. Bir tane ülkede insanları ölüyor, torbalar içinde bir kenara koydular. Biz böyle zamanda vaka ölüm oranına bakıyorsunuz yüzde 2 civarında. Fransa'ya bakıyorsunuz yüzde 18. Ama konuşmalarına bakarsanız havalarından geçilmiyor. Tablo ortada.

Eğer bu ülkenin başbakanıysam Cumhurbaşkanıysam sorumluluğumun altında bu yatıyor. Kalkıp da kenarda köşede bir garip var, hasta var. "ne olursa olsun" diyemeyiz.

Başları yapışık 2 yavru var. Türkiye'de kime gösterdiysek bir cevap alamadık. Bu ameliyatı İngiltere'de Keşmir'li bir doktor yaptı. Arkadaşlarımız resimleri çektiler gönderdiler. Antalyalı 2 yavrumuzu biz İngiltere'ye gönderdik. Bizden de 2 doktor gönderdik. Bizden giden doktorlar da ameliyata girdiler. 42 kişilik bir ekiple gerçekleşti ameliyat. Bu yavrularımız başarılı geçen ameliyattan sonra 15 gün 1 ay içinde inşallah Türkiye'ye dönmüş olacaklar. Biz o iyi niyetimizle o adımı attık. Ve orada da bir Türk armatör ve bir Keşmirli dediler ki 'Bedeli neyse biz ödeyeceğiz.' Onlar da bu işi üstlendiler. Ve bu yavruların ameliyatı gerçekleşmiş oldu. Türkiye bu. Yani bütün vatandaşlarına sahip çıkmak için elinden geleni yapıyor.

Manisa, Kayseri, Eskişehir hepsi şehir hastaneleri ile donatılmış. Yıl sonuna kadar 5 şehir hastanesi daha yapacağız. 

Çam ve Sakura'nın açılışını Japonya Başbakanı Abe ile beraber yaptık. 23 Nisan'da kimse dışarı çıkamazken, balkonlardan kutlama yaptık. İnşallah kısa zaman içinde telafi ederiz.

Her şeyden önce yatırımların durması söz konusu değildir. İnşallah bu yıl sonuna kadar 15 kadar daha baraj açılışı yapacağız. Bu arada da temelini atacağımız barajlar da var. Mesela Ilısu Barajı'ndan yıllık gelirimiz 1,5 milyar dolar olacak. Bu ülkemizde 1 numara. Dünyada 2 numara. Yani gövre büyüklüğü itibariyle böyle bir özelliğe sahip. Ilısu Barajı'nın adını da Veysel Eroğlu'nun adını verdik. Her şeyden önce hizmet siyasetine öncelik veren bir ülkeyiz. Halk siyasetçiden hizmeti bekler. Yani biz buna mecburuz. En önemli adımlardan bir tanesi de Savunma sektörü. Savunma Sanayiide Türkiye ciddi bir sıçrama içerisinde. Bakın bunlar olmamış olmasaydı biz terörle mücadelede beklenen başarıyı elde edemezdik. SİHA'lar la biz bu başarıyı elde ettik.

Sağlık turizminde de durmayacağız. Yerli ve milli solunum cihazını da ürettik. Siparişler gelmeye başladı. 60 bin civarında solunum cihazı siparişi var. Aşı çalışması da yapıyoruz, ilaç çalışmalarında da yoğun bir adım var. Sağlık Vadisi de kuruyoruz. ODTÜ çevresinde bir yerde olacak. Bununla beraber ciddi bir sıçrama istiyoruz. Aşı, ilaç ve tıbbi atılımla dışa bağımlılığı bitirmek istiyoruz.

Bu dönemde sıkıntı çeken vatandaşlarımıza biner lira yardımda bulunduk. Beş buçuk milyon dar gelirliye ödeme yapıyoruz ve muhalefet buna karşılık olarak "Ne verdiniz ki" diyor. 

Ekonomide yatırımları artırarak çok daha iyi noktaya taşıyıp, belki 2. çeyrekte sıkıntı olacak ama 3 ve 4. çeyrekte toparlayacağız.

Bu sahtekarlara, bu soygunculara karşı İçişleri Bakanlığımız başta olmak üzere hepsi bunların üzerine gidiyorlar. Nerede bu şebekeler yakalanırsa gerekli hesap verilecektir. Denetimler gerçekleştiriliyor, haksız kazanç elde etmeye çalışanlarla ilgili işlemler yapılıyor. Haksız fiyat artışlarının yapılması durumunda MASAK bunlarla ilgili incelemelerini başlatacak. Ülkenin ekonomisi için gereken mücadeleyi vereceğiz.

Biz tespit edilmiş ve ya üzerinde çalışma yapılmış alanlar dışında değerlendirmeler yaparak bunları fırsata çevirmeye düşünüyoruz. Az önce ifade ettiğim gibi sağlık turizminde Türkiye çekici bir hale gelecektir.

Putin ile yaptığım görüşmede, vatandaşlarınız Türkiye'yi özlediler artık gelsinler" dedim. Bir haber geldi. Türkiye'yi destinasyonlarının arasına koymuşlar.

Johnson'la da yine aynı konuşmayı yaptım. Orası da Türkiye'yi destinasyonlarının arasına koymuş. Şimdi Almanya direniyor. Önümüzdeki günlerde Merkel'le görüşmemiz olacak ve bunları konuşacağız. Almanya'daki Türkiye'ye gelmek isteyenler olacaktır. Bunu engelleyemezler zaten çünkü Şengen vizesine ters.

Dünyada turizm önemli bir görev ve çekim alanı oluşturuyor. Türkiye olarak halkının %99'u müslüman olan ülkeyiz. Bir başka özelliğimiz daha var. Kimse ben varsam kimse yok" hakkına sahip değil. Şunu bileceksin "Sen varsan, senin dışında da 195 ülke daha var" Bakın koronavirüs var. Bunu yaşıyoruz. Güç müç var mı ortada. Bunu görmeliyiz. Dayanışma içerinde olmalıyız.

Bu akşam ki Trump ile görüşmemiz, akşam saatlerinde yaptık. Görüşmemiz bölgedeki gelişmeler ile bağlantılı olarak bir özellik arz ediyor. Akşam saatlerinde bu görüşmeyi yaptık. Libya konusu önem arz ediyordu. Onlarda Libya'daki gelişmeleri merak ediyorlar. Aramızda latifeler oluyor, onlara girmeyelim. Son durum nedir tüm gelişmeleri aktardık. Türkiye burada BM'nin tanımış olduğu Sarrac'ın destekçisi. Ama karşıda darbeci Hafter var. Desteğimizi sürdürüyoruz. Şu an birçok yer geri alındı. En hayati olan yerler alındı. Adeta Tunus'a dayanan kuzeydeki koridor tamamen Sarrac'ın konrolü altına girdi. Hafter'i çılgına döndürdü. Onlar kaçıyor, Sarrac ve ekipleri kovalıyor. Hedef Sirte'nin çevresini tamamen almak. Buralar petrol kuyularının olduğu bölgeler.

Bugünkü görüşmeden sonra ABD ve Türkiye arasında yeni bir süreç başlayabilir.

Sayın Putin ile de görüşmem gerekecek. Kahire zirvesine Rusya'nın farklı bir şekilde katılması. Hepsinden öte Rusya'nın burada yer alıyor olması hepsinden ötesindeydi çünkü "Burada benim askerim yok" açıklamasıydı. Böyle bir durum söz konusu. Kendileri ile bunları konuşmak istiyorum. Konuştuktan sonra bunların planlamasını yaparız diye bir düşüncem var.

Hafter her an sürecin dışına atılabilir. Gelişmeler onu gösteriyor.

Bizim onlara aktardığımız bilgileri arkadaşlarına aktaracağını ve tekrardan görüşme yapabileceğimizi konuştuk. ANTİFA konusunda bilgisi var. Orada FETÖ'nun mensubu olan bazı isimleri kendilerine aktardık. Bunlarla birlikte "Gönderdiğiniz bilgileri alacağım ve gerekli çalışmaları yapacağım" dedi.

Burada tablo ortada. Türkiye'nin Libya'nın deniz yetki alanlarındaki konumu da ortada. Türkiye'nin burada en ufak taviz vermeyeceğini aklı olan bilir. Bizim ne araştırma ne sondaj gemimiz vardı. Şimdi 2 sismik araştırma ve 3 sondaj gemimiz var. Fatih Sondaj gemimizi de Karadeniz'e gönderdik çalışmalarını sürdürüyor.

Yunanistan çıkmış kurusıkı atıyor. Türkiye'ye bu tür laf atılır mı? Sen kiminle dalga geçiyorsun. Haddini bil. Eğer sen haddini bilmezsen Türkiye bildirir. Kıbrıs'ta 2 camiye molotof atıyorlar, bayrak dikiyorlar. Bu tarz olaylar yapılır mı? Şimdi de yeni bir şey başladı. "Sakın ha Ayasofya'yı camiye çevirmeyin" Hayırdır ya siz Türkiye'yi mi idare ediyorsunuz? Bunun için de sizden izin almaya asla tevessül etmez. Bugün sayın Bahçeli açıklama yaptı. Bu ülkenin dinamiklerinde tutuşan yanan bir şey var. Öyleyse şu anda biz hukuk devleti olarak Danıştay'ın kararını bekliyoruz. Karardan sonra atılması gereken adım neyse ona göre gereken adımlar atılır.

SİHA'lara yönelik ciddi siparişler var ve yetiştiremiyorlar bildiğim kadarıyla.

Floyd'un özellikle ABD'de insanlık dışı bir müdahale ile hayatını kaybetmesi üzücü bir olaydı. Bunu sayın Trump'a söyledim. Vidan sahibi hiçbir insanın kabul edebileceği bir şey değil. Polisin adeta gırtlağına basarak "Nefes alamıyorum" çığlıklarını arttıran olay sıradan bir olay değil. Irkçı yaklaşımın bazen siyahilere bazen mültecilere uygulandığını görüyoruz. ABD ve Avrupa ülkelerinin bazılarında mültecilere ve siyahilere bu durum görülmektedir. Obama ile çok günlerimiz oldu. Obama siyahi bir başkan olarak ABD'de görev aldığı sürede 8 yıl boyunca siyahiler için ne adım attı?

Bu gelişmeleri gördüğümüz zaman "Bunlarda vicdan yok, bu nasıl bir tavırdır". Floyd'un öldürülmesi üzerine ABD'deki gösterilerin büyümesi protestolarla meydana gelmiştir.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2020.06.08 21:25 - Son Güncellenme: 2020.06.08 23:15 - HABER MERKEZİ
A