Cumhurbaşkanı Erdoğan "Gençlerle Şiir Gecesi" programına katıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş Yedi Güzel Adam Müzesi'nde gerçekleştirmiş olduğu "Gençlerle Şiir Gecesi"nde 81 ilden gelen gençlerle buluştu.
2021.09.11 20:49 - Son Güncellenme: 2021.09.11 23:34 - Güncel - HABER MERKEZİ
İşte Erdoğan'ın gençlerin gençlerle buluşmasından önemli satır başları:
Diyarbakır'da Kahramanmaraşlı genç bir kardeşimize sözümüzü böyle 40 gün gecikmeyle de olsa yerine getirmekten memnuniyet duyuyorum. Bir şehirde sanatın, edebiyatın yaygın olmasının mutlaka pek çok farklı sebebi vardır. Ama Maraş'ta bu sorunun cevabı bellidir. Maraş sözünü edebiyatla, şiirle, türküyle söyleyen bir şehirdir.
"Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
-- Zafer IŞIK 🇹🇷 (@zaferisik016) September 11, 2021
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!"@RTErdogan pic.twitter.com/0zIk19Bpc5

'ŞİİR GİBİ YAŞAYIN'
Hiç şüphesiz aleme, dünyaya ve insanlığa söyleyecek sözü olan insan için edebiyat ve özellikle şiir en doğru yöntemdir. Bizim de ilk gençlik yıllarımızdan itibaren hayatımız hep edebiyatın ve şiirin içinde geçmiştir. Şiiri yazmak kadar okumanın da bir sanat olduğuna inanıyorum. Siyaset hayatımızda, hitabetimizin gelişmesinde şiire olan alakamızın büyük katkısı vardır. Davamızı yüreklere nakşetmenin en etkili yolu hâlâ bana göre şiirdir. Sevgimizi kalpten kalbe aktarmanın en çarpıcı hâlâ şiirdir. Duygularımızı ete kemiğe büründürmenin en kestirme yöntemi hâlâ şiirdir. Bunun için sizlere diyorum ki şiir okuyun, dinleyin, yazın; yani şiir gibi konuşun, şiir gibi yaşayın. Türkiye'nin gençlerini küresel projelerin dolgu malzemesi yapmak isteyenlere karşı en güçlü direnişi vereceğimiz alanlardan biri de şiirdir.

Bende derin hatırası olan bir şiir bu. O da öğrencilik yıllarımda liselerarası şiir okuma yarışmasıydı ve o yarışmasında ben de profesör Doktor Osman Öztürk hocam bana bu şiiri okumamı tavsiye etmişti. Bu şiirle orada 1. oldum. Ama şiire başlarken, o zamanlar 'kaynana zırıltısı' diye çevrilen, insanların eğlendiği bir zırıltı vardı. Bana şiir okutmamak için ellerinden geleni yaptılar. Baktım ki bırakmayacaklar, jüri de güçlü bir jüri. Bunlar bırakmayınca bende kablolu mikrofon, mikrofonu yere koydum, şiiri mikrofonsuz okumaya başladım. Bu defa, şiiri bitirdim, tam tersine aynı salon döndü ve bir alkış tufanıyla birlikte jüri açıklamayı yaptıktan sonra benim birinciliğimi orada ilan etti. Bütün mesele yaşamak, yaşayarak okumak ve sonrasında tabii dinletmek. Hamd olsun, yazmadım ama okudum.

'BU ŞİİRİ CEZAEVİNE GİRERKEN OKUMUŞTUM'
Bu şiiri (Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair) cezaevine girerken okumuştum. 9 şiir vardı kasetimde. İbrahim bey o zaman rekor üstüne rekor kırıyordu. Biz de demiştik ki buradan elde edilecek gelir malum yerlere verilsin. 1.5 milyon sattı o zaman, bu rekordu.

SORU: Yedi Güzel Adam sizin için ne ifade ediyor?
Her biri de bizim düşünce coğrafyamıza, bizim fikir hayatımıza çok ciddi zenginlikler kattılar. Rasim abi hâlâ hayatta, köşe yazarlığına devam ediyor ve devlette de çok ciddi emekleri oldu. Dolu dolu büyüklerimizdi bunlar. Sadece şiirleriyle değil, aynı zamanda fikri nokta da çok ciddi yazıları oldu. Cahit abi tevazunun adeta bir örneği, bir timsaliydi yaşamında. Sadece şiir olarak değil, devletin yapısı içerisinde de yer aldılar. Erdem bey konferanslarıyla, şiirleriyle gençliğe yön verdiler. Bunlar o zaman gençliğin idolü oldular. Bizler de tanıdığımız noktadan itibaren onlardan çok feyz aldık, çok istifade ettik. Onların bu vermiş oldukları yön, bize farklılıklar getirdi. Mesela üstat Necip Fazıl Kısakürek bunlardan bir tanesiydi. Bana nasip oldu; ben üstadın epeyce spikerliğini yaptım, takdimlerini yaptım. Aramızda bu dönemlerde geçen çok hoş sohbetler de oldu. Onu tanımak bana ayrı bir zenginlik kazandırdı, onu benden önce tanıyanların aktardıkları bana ayrı bir zenginlik kazandırdı. Bunlarla birlikte bizim ülkemizin ufkuna bakışımız da değişti. İnşallah eserleriyle siz genç kardeşlerimiz, evlatlarımız okumak suretiyle hem nesirde hem şiirde bunlardan istifade etmek suretiyle sizler de geleceği buna göre yönlendirirseniz inanıyorum ki bizim için ayrı bir zenginlik olursunuz.

"Eşimle ise şiir gibi bir yaşamımız var"
Bir gencin "Şiir yazıyor musunuz? Eşiniz Emine Erdoğan Hanımefendiye şiir yazdınız mı ya da okudunuz mu?" sorusu üzerine Erdoğan, "Çok zor soru sordun. Maalesef şiir yazmıyorum ama şiir okuyorum, okumaya devam ediyorum. Eşimle ise şiir gibi bir yaşamımız var." yanıtını verdi.
"Her yangından sonra yangın olan bölgelerde otel yapılacağı veya buraların imara açılacağı yönünde iddialara rastlıyoruz. Bu konuda bilgi verir misiniz?" sorusunu da yanıtlayan Erdoğan, bunların tamamının yalan olduğunu bildirdi.
Erdoğan, "Benim 'terör yalanı' veya 'yalan terörü' diye ifade ettiğim, bu yalan terörüyle büyümeye çalışıyor. Kültür ve Turizm Bakanım kaç kez açıkladı, ben sürekli açıkladım. Bundan böyle kesinlikle Kültür ve Turizm Bakanım, Çevre ve Şehircilik Bakanım, biz 'nerede böyle bir şey bulursak kesinlikle yıkarız' dedik. Zaten yıkımına da başladık. Asla müsaade etmeyeceğiz, etmeyiz. Bunu da defaatle söyledik. Fakat tabii bu bay Kemal, işi gücü yalan. Dürüstlük, doğru konuşmak yok. Şöyle bir de dikili bir taşınız var mı, dikili bir ağacınız var mı? Yok." ifadelerini kullandı.

"5,4 milyar ağaç diktik"
İktidarları döneminde 5,4 milyar ağaç diktiklerine işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dikmeye devam edeceğiz. Sadece ben İstanbul'a belediye başkanı olduğum zaman CHP'den almıştım. Fidan dikmedim. Dedim ki 'ağaç dikeceğim' ve ithal ağaç getirdim. İstanbul'un tüm şevlerine o ithal ağaçlarla bir an önce İstanbul zenginleşsin istedim. Şimdi aynısını yapacağız. Süratle bütün o ağaçların yandığı yerlerde ağaç dikimine süratle başladık, devam ediyoruz, devam edeceğiz. Malum birinci derecede Antalya'da, Muğla'da, Burdur'da yoğun oldu. Biz evvelallah buraları ağaçsız bırakmayız, devam edeceğiz. Tabi sel afetinin olduğu bölgeler de ayrı. Oralarda da yine yoğun bir şekilde çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Kesin şeyim şu, 2 kere 2 4, kesinlikle biz ağaç dikimlerimizi yoğun bir şekilde devam ettirerek inşallah küllerinden doğacak bu ülkenin yeşilleri."
Erdoğan, cezaevine girmesine neden olan konuşmayla ilgili bir soru üzerine, "Bu benim Siirt'te, şiirimsi bir konuşmaydı. O da 'Minareler süngü, kubbeler miğfer, camiler kışlamız, müminler asker, bir şey bizi sindiremez, gökler, yerler açılsa, üzerimize tufanlar, yanardağlar saçılsa biz oyuz ki imanıyla övündüğümüz ecdadımız titretici şeylere hiçbir gün diz çökmemiş, zaferlerin kapısı, Anadolu'nun tapusu, Malazgirt'ten ta Çanakkale'ye imanın geçilmez kalesine kadar ecdadımı zaferden zafere koşturan şu anda içinde bulunduğunuz bu iman birliğidir' demiştim. Bundan dolayı aldılar. Ne kadar da güzel oldu." diye konuştu.
Aynı şiiri Kahramanmaraş'ta 2001 yılında okumak istediğinde kalabalıktan "Okuma, okuma" seslerinin yükseldiği hatırlatılan ve o an neler hissettiği ile Kahramanmaraş'a bakışı sorulan Erdoğan, "Maraş'a olan bakışımız tartışılmaz. İnşallah şimdi tabii Maraş 2023'te farklı bir destan yazacak, ona inanıyorum. Ve 2023 Maraş'ın daha da farklı bir çıkışının olduğu inşallah bir seçim olacak. Ve bunu tabii şu anda bütün büyük şehirlerimizi dolaşıyoruz, dolaşmaya devam edeceğiz ve buralarda sandıkları inşallah patlatmak suretiyle hem Cumhurbaşkanlığında hem parlamentoda yeni bir destanı yazacağız." ifadelerini kullandı.
Soruyu soran kişinin "Sizi Şanlıurfa'ya da bekliyoruz." demesi üzerine Erdoğan, "Şanlıurfa'ya gelmemek olur mu, tabii geleceğiz. Peygamberler diyarı, peygamberler şehrinde muhakkak inşallah olacağız." dedi.
Programda, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da "Sen Benimsin, Ben Seninim" türküsünü seslendirdi.