Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Çorba yapacak kadın istiyorum

uğba Coşkun'dan boşanan ve beşinci evliliğe yeşil ışık yakan Mali, tek başına yaşamanın zor olduğunu dile getirdi.

Çorba yapacak kadın istiyorum

Türkiye'nin en ünlü şovmenlerinden Mehmet Ali Erbil, artık hayatında huzur istiyor. Yogayla tanıştığını ve iç huzur yolculuğuna çıktığını söyleyen Erbil, özel hayatıyla ilgili tüm gerçekleri Günaydın'a anlattı...

Yıllardır tüm enerjinizle ekranlardasınız. Ancak bu yıl biraz daha sakin ve huzurlu gördüm sizi. Yanılıyor muyum?
Bunu dostlarımdan da duyuyorum. Sanırım bunda, aylardır yoga yapıyor olmam da etkili olabilir. Bir gün televizyon izlerken yoga yapanları gördüm ve kendi kendime "Sanırım ben burada huzuru bulacağım" dedim. Çünkü bu kadar yoğun çalışma, stres, etrafınızdaki kirli şeyler derken iç huzura ihtiyaç duyuyorsunuz. İnan artık kendimi çok iyi hissediyorum.

Yogayı evde mi yapıyorsunuz?
Bazen salonda, bazen de terasta, gökyüzündeki yıldızların altında iç huzur yolculuğuna çıkıyoruz. Henüz meditasyon kıvamına gelemedim ama zamanla o da olacak. Yoga yaptığınız zaman kendinizi cennet kapısında hissediyorsunuz. Ama ben henüz cennete ulaşamadım (gülüyor).

KOCAMAN EVDE TEK BAŞIMAYIM
Bir süredir bekar hayatı yaşıyorsunuz. Zor olmuyor mu?
Çok zor vallahi. Kocaman evde tek başıma oturuyorum. Ne bir sevgilim, ne de bir kız arkadaşım var. Gelip bana çorba yapacak birisini istiyorum!

Çok fazla kadın dostunuz var. Kadınlarla yakın arkadaş olmayı nasıl başarıyorsunuz?
Çocukluğumdan beri kadınlarla aram hep çok iyi olmuştur. Okul yıllarında da kız arkadaşlarım daha çoktu. Bütün erkekler beni kıskanır, arkamdan "Bu çocuk karışık" derlerdi. O zamanlar gay ya da biseksüel gibi kelimeler yoktu. Bana "Karışık" dediler. Gülüp geçtim tabii ki. Onların söylemesinden ne olacak. Bilmiyor musun, hâlâ benim için sanat camiasında Mehmet Ali Erbil gay diyenler var. Ben bunlara sadece gülüp geçiyorum.

Peki bu dedikodular yüzünden size önyargıyla bakan kadınlar oldu mu?
Vallahi kimseye zorla bir şey yapmadım. Kadınlar geldiği gibi gittiler (gülüyor). Hatta bazıları giderken "Biz bir şey duymuştuk ama Allah razı olsun senden. Tuttuğun altın olsun" diyenler oldu. Çok dualar aldım. Şaka bir yana kız arkadaşlarım benim yanımda çok eğlenirlerdi, hiç sıkılmazlardı.

Siz bir kadında neye bakarsınız?
Tabii ki beni eğlendirmesine, renkli bir kişilik olmasına. Eli yüzü de düzgün olmalı. Dış görünüş elbette ki ilk etapta çok önemli. Şu aralar tipim manken gibi kadınlar... Tıpkı Nur Yerlitaş gibi (gülüyor). Ben zeka pırıltısı görmediğim kadınla birlikte olmam. Ayrıca yaşının 35'i geçmemesi tercihimdir. Ama Jennifer Lopez gibi bir kadın gelir; 40 yaşında ama hâlâ genç, o zaman işler değişir. Mesela bakın Seda Sayan'a, 40'ına geldi ama taş gibi!

BENİ YERDEN YERE VURDULAR
Biraz da özel hayatınızla ilgili konuşalım. Geçtiğimiz günlerde Bodrum'da oğlunuzun doğum günü yapıldı. Siz neden yoktunuz?
Çünkü İstanbul'da çalışıyordum. Daha önce İstanbul'da arkadaşlarının katılımıyla zaten bir doğum günü yapmıştık. Bodrum'da eniştesi oğluma bir jest yapmış. Tanımıyorum kendisini.

Eski eşiniz Tuğba Coşkun'un kız kardeşi Şeyma Çoşkun'un sevgilisi Muhammet Kerim Barzani'nin korumalarını oğlunuzun doğum gününde görmek sizi rahatsız etti mi?
Bu konu çok abartıldı. Ben görüntüleri izledim, silahlı adamlar falan yoktu. Zaten Ali Sadi'nin zengin-fakir, iyi-kötü kavramı yoktur. Bu konuda şanslıyım sanırım, çünkü anneleri çocuklarımı iyi yetiştiriyor.

Boşanırken hep sizin çapkınlığınız yazıldı. Boşanma arifesinde Tuğba Hanım'ın Önder Fırat ile adı anılınca tersi oldu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
O dönem herkes benim üzerime geldi. Köşe yazarları beni yerden yere vurup her gün hakkımda ağır yazılar yazdılar. Ancak ortaya çıkan bazı durumlardan sonra sessiz kaldılar. Ama artık bunları konuşmayı doğru bulmuyorum. Ali Sadi benim için her şeyden önemli. Benim çocuklarımın hepsi benim için eşlerimden çok daha önemlidir. Benim gururum, onurum, hiçbir şey çocuklarımdan daha önemli değil.

Peki siz bu ilişkiyi öğrenince zorlandınız mı?
Elbette ki kolay bir şey değil. Ama oradaki duygusal durum aslında sadece erkek egosu. Neticede herkes kendi kaderini yaşar.

EVLİYKEN ÇAPKINLIK YAPMADIM
Hayatınızda pişmanlıklar var mı?
Olmaz mı? Elbette var ama o da insanı insan yapan şeyler. Neticede kusursuz değiliz, hatalarımız var. Ama onlar da bizi olgunlaştıran şeyler. Çapkınlığınız başınıza dert açıyor mu? Herkesin de dilinde benim çapkınlığım var. En kötü yanım da bu olsun Allah rızası için! Hırsızlığım yok, uyuşturucum yok, bilmem neyim yok. Bu da benim kusurum olsun. Bekâr adamım, kime ne ayrıca! Evliyken çapkınlık yapmak sorun olmuyor mu? Evliyken asla çapkınlık yapmadım, asla da yapmam! (Gülüyor)

TUĞBA ÇOK ÖZENLİ YAŞAYAN BİR KADIN
Eski eşiniz Tuğba Çoşkun ile aranızdaki sorunları çözdünüz mü?
Birçok şeyi çözdük. Çocuk olduktan sonra artık ondan daha önemli bir şey olmuyor. Ayrıca anne- babanın da egolarını bastırmaları gerekiyor. Ortada çok önemli bir varlık var. Onun ruh sağlığı her şeyden önemli. Senin ilişkilerinden, iş hayatından, zenginliğinden daha önemli. Ben elimden geldiğince egolarımı bastırmaya çalışıyorum, eminim Tuğba da bastırıyordur.

Ego derken?
İçimizdeki kırgınlığımızdan, kızgınlığımızdan, hatta gururumuzdan bahsediyorum. Çocuk olmasaydı herkes yoluna giderdi. Mesela eski eşim Sedef ile bir bağım kaldı mı? Herkes kendi yoluna gitti.

Peki Tuğba Hanım'ın sevgilisi Önder Fırat ile hiç karşılaştınız mı?
Hayır, kesinlikle hiçbir yerde karşıma çıkmadı.

Karşılaşsanız ne olur?
Bu konuyu konuşmak bile istemiyorum. Beni hiç enterese etmiyor. Ne Tuğba, ne de diğer taraf beni hiç ilgilendirmiyor. Umrumda değil, ne yaparsa yapsınlar. Benden sonraki durumlar beni bağlamaz. Tuğba sadece çocuğumun annesi. Ortada çocuğum var. Konuşmayı artık gereksiz buluyorum.

İÇİM ÇOK RAHAT
Peki Önder Bey ile oğlunuz tanışıyorlar mı, görüşüyorlar mı?
Böyle bir şey söz konusu bile olamaz! Aynı ortam içinde bulunmuyorlar, görüşmüyorlar. Geçmişte üzüntüler yaşadık ama Tuğba bu konulara son derece dikkat eden, özenli yaşayan bir kadındır; ne beni ne de oğlunu böyle konulara muhatap etmez. Ben de ciddi bir ilişkim olmadığı sürece oğlumla sevgilimi bir araya getirmem. Tuğba da, ne zaman ciddiyete adım atarsa, o zaman görüştürür. Şu aşamada görüştürmez. Bu konuda Tuğba da hassastır.

Tuğba Hanım'ın Önder Bey'le, sizinle evliyken birlikte olmaya başladığı iddia edildi. Ne söyleyeceksiniz?
Böyle bir şeye inanmadım, inanmam da. Bu konuda içim çok rahat.

BEN ÇOCUKLARIMI GARANTİYE ALDIM
Eski eşlerinize nafakaları düzenli ödüyor musunuz?
İnan ben ödemiyorum, banka ödüyor! Ne oluyor, ne olmuyor hiç bilmiyorum. Düzenli ödendiğini biliyorum, o kadar.

Peki söylendiği gibi milyon dolarlık tazminatlar, nafakalar söz konusu mu?
Buradan açıklayayım: Bugüne kadar boşanmalarımda ne verdiysem; hepsi, geleceklerini garantiye almak için çocuklarımın üzerine yapılmıştır. Hiçbirisini ayrıldığım eşlerimin üzerine yapmam. Bu yüzden kimseye nafaka dışında bir şey vermiş değilim. Tuğba'dan ayrılırken de verdiğim tüm gayrimenkuller oğlumun üzerinedir.

Tatil yaptıkları Bodrum'daki yazlık da mı oğlunuzun üzerine?
Hayır, o değil. Onu ben Tuğba'ya doğum günü hediyesi olarak almıştım.

ALİ SADİ'NİN BİR KARDEŞİ OLSA...
Ali Sadi'nin bu olaylardan etkilenmemesi için ne yaptınız?
Boşanma kararı aldıktan sonra pedogogtan destek aldık. Ali Sadi henüz anne ve babasının ayrıldığının tam olarak farkında değil, hâlâ okulda resim dersinde anne-baba ve aile resimleri çiziyor.

Yeniden evlenmeyi düşünüyor musunuz?
Bu konuda büyük laflar etmem. Kapılarım kapanmaz. Çocuk da düşünüyorum. Ancak buna değecek bir kadın olmalı. Oğluma bir kardeş isterim.

Tuğba Çoşkun ile tekrar bir araya gelmeniz söz konusu olabilir mi?
Artık çok zor. Yine de büyük konuşmam. Hayat gösterir her şeyi...
EN SON HABER

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!