Çocukla inatlaşmayın

Çocukla inatlaşmayın

Pediatri Uzmanı Pedagog Güzide Soyak, ebeveynlere özellikle 2 yaş döneminde çocuklarıyla inatlaşmamaları gerektiğini belirterek, "Olumsuz istekler bile olsa çocukların kendileri ile ilgili kavramlarının oluşabilmesi için denemelerine izin verebiliriz" dedi.

2011.09.25 10:20 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
Çocukla inatlaşmayın

Çocukların gelişim süreci hakkında bilgiler veren Pedagog Güzide Soya, "Çocuklar büyürken anne babaların zorlandığı dönemler vardır. 1 yaşında çocuklar kendilerinin farkına varmaya, duygularının coşkusunu keşfetmeye başlarlar. 1 yaş sonuna doğru çocuklar yürümeye başlar. Yürümek ve bedenine hakim olabilmek keyif verir. Dokunarak öğrenmesi hızla ilerler. Bu döneme kadar yetişkinlerine bağımlı olan bebek, bağımsız olmanın hazzına varır. Her tecrübe yeni bir öğrenmedir. Birçok öğrenme riskleri de bünyesinde
barındırır. Ebeveynlerin kaygılı yapıda olması, farklı tutumlar sergilemeleri çocuğun karışık olan kafasını daha çok karıştırır. Tehlikeli hareketlerde onun yaşamasını beklediğimiz kaygıyı onun yerine yaşayarak duygumuzu, tutumumuzu dayatmış oluruz. Onun duygusunu anlayamamak önce huzursuzluklara, daha sonra inatlaşmalara varır" dedi.
Bu durumda uyku saatlerine direnmenin, yemek yemeye ve temel alışkanlıklara itirazların arttığına dikkat çeken Soyak, "Bu dönemde öncelikle meselenin ne olduğu, değişen bir ihtiyaç mı, yoksa sınırları zorlamak mı olduğu dikkatle takip edilmeli. Çocukların istekleri de farklılık taşıyabilir. İstediği bir oyuncak için ağlarken, oyuncağa kavuştuğunda istemediğini söyleyebilir. İletişim kurarken önce duygusunu anlamaya ve paylaşmaya çalışın. Kararları her zaman tek taraf vermemeli. İletişim kurarken kısa ve
açık ifadeler kullanın. Unutmamamız gereken en önemli detay bu bir savaş değildir. Çocuğun yardıma ihtiyacı vardır. Duygusal gelişimi içerisinde zorluklarla baş etmeyi öğrenerek biçimlenir ve yoğrulur" diye konuştu.
2 yaş döneminde çocuğun yeni ve zor bir döneme adım atmaya başladığını anlatan Soyak, "Benmerkezcidir ve her şey onun istediği gibi olsun ister. Davranışları olgun değildir. Israrcı olmamak bu dönemde yapılması gereken en iyi tutumdur. Kendi yapabileceklerinin sınırları arttıkça, ısrarlar da artar. Öğrenme deneyimleriyle başarılı ya da başarısız olduğu alanların farkına varır. Kabul ettiremediği durumlarda çatışma yaşanmaya başlar. Başarısızlık duygusu yaşar. Becerikli olmayı her çocuk ister. Ferdi
becerileri geliştikçe sınır denemeleri artabilir. Olumsuz istekler bile olsa çocukların kendileri ile ilgili kavramlarının oluşabilmesi için denemelerine izin verebiliriz. Davranışların sıklığı ve görülme süresine dikkat edilmesi gerekir. İnatlaştığı konu sıkıntısını açıklamaya yetmeyebilir. Yemek için inatlaşan bir çocuk, yeni doğan kardeşi ile ilgili hiçbir duygusunu yansıtmıyor olabilir. İnatlaşılan davranışa değil, bütün yaşamı içindeki faktörlere bakarak çözümler aramak gerekir. İnatlaşılan konuda
başarılı olan taraf değil, ortak bir karar verilmeye çalışılmalı" dedi.
4 yaş dönemi hakkında bilgi veren Soyak, şunları söyledi:
"Çocuğun sosyal sınırları kavradığı, birlikte yaşamanın kurallarını öğrendiği bir dönemdir. Şuurlu aileler bile bir problemin normal olup olmadığına ya da ne zaman geçmesi gerektiğine karar vermekte zorluk çekebilirler. Bu dönemde kazanılmış becerilerin geri dönmesi (alt ıslatma) sıkça görülür. Anne ve babalar çocuğun bunları kasten yaptığını düşünüp, meseleyi görmek istemeyebilir. Ceza vermek, azarlama, kolay ve ilişkilerini bozan tutumlardır. Meseleye sadece alt ıslatma olarak bakmak ve bunu halletmeye
çalışmak başarısızlığı beraberinde getirir. Çocuğun ne yaşadığını, ilişkilerinin kalitesini, yaşantılarında değişen unsurları gözden geçirmek faydalı olur." 

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2011.09.25 10:20 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A