CHP'NİN PROJESİ 'TÜNEL ERGENEKON'
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ana muhalefet partisi CHP'yi sert dille eleştirerek, "CHP'nin çılgın projesi 'tünel ergenekon' olsa gerek. Cumhuriyet Halk Partisi olmuş, Cumhuriyet Çark Partisi" dedi.
2011.04.30 14:43 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Siyaset - HABER MERKEZİ
Abant Platformu'ndaki açılış konuşmasının ardından Abant Palace Otel bahçesine geçtiğimiz yıl dikilen demokrasi ağacının yanına giden Bakan Egemen Bağış, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.
CHP'nin çılgın projeyle ilgili eleştirilerine sert yanıt veren Egemen Bağış, "Onların çılgın projeleri ancak böyle tüneller olur. Karanlık dehlizlerle karanlık odakların paravanı olmak olur. Dokunulmazlık, dokunulmazlık deyip duruyordu. Şuanda dokunulmazlık zırhına birilerini barındırarak meclise çabası içerisine girmiş olduğunu görmek, Türkiye'nin önde gelen sosyal demokratlarını yeterince sosyal demokrat görmeyip bugüne kadar sağda siyaset yapmış kişileri şimdi sosyal demokrat diye pazarlama çabaları gerçekten düşündürücüdür, komiktir. Milletimiz bu konulara yaklaşımı nettir, milletin karnı toktur. Ben onu vurgulamak istedim. Bu tür tünellerle onların çılgın projesi de 'tünel Ergenekon' olsa gerek. Ama bizim gerçekten çevreyi düşünen, turizmi düşünen, kalkınmayı düşünen Türkiye'de eğitimi düşünen, ekonomik kalkınmayı sağlayacak olan projelerimizi daha duydukları an büyük bir çelişki içerisine giriyorlar. Bir yandan diyorlar ki bu saçma beğenmedik, öte yandan diyorlar ki ama bu bizim projelerimiz" dedi.
CHP'nin 'Cumhuriyet Çark Partisi'ne dönüştüğünü söyleyen Egemen Bağış, "Her attığı adımda ertesi gün geri dönmeye başlıyor. Bir gün tutuyor, genel af diyor. Sonra olmuyormuş diyor. Bir gün başörtüsüne özgürlük diyor, ertesi gün olmuyormuş arkadaşlarla değerlendirdik. Kamusal alanda olamıyormuş diyor. Bir gün tutuyor farklı bir yaklaşım sergiliyor. Onu yanlış söylemişiz diyor. Her konuda bir çark etme dönemi içerisinde girdiler. Artık yürüyen merdivenlerde bile ters yola girmeye başladılar. Kendi seçim bölgesinin en önemli ilçesi olan Kağıthane'ye Kağıttepe diyen bir zihniyetin, oy kullanmayı beceremeyen birinin demokrasinin sahip çıkmasını beklemek zaten doğru olmaz. Onların çılgın projeleri ancak böyle tüneller olur, karanlık dehlizlerle karanlık odakların paravanı olmak olur" şeklinde konuştu.
Birçok ilklerin AK Parti iktidarı döneminde olduğunu ifade eden Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Mustafa Kemal'den sonra ilk defa cem evine giden bir cumhurbaşkanı gördük. İlk defa cumhuriyet tarihinde alevi vatandaşlarıyla aynı sofrada iftar yapıp, onların dertleriyle dertlenen bir başbakan gördük. İlk defa ders kitaplarında alevilerle ilgili bilgilerin yer aldığını gördük. İlk defa roman vatandaşlarıyla kucaklaşan bir başbakan gördük. İlk defa alevi vatandaşların sorunlarını çözen devlet anlayışı gördük. Türkiye'de farklı inanç gruplarının farklı konularda işbirliği yaptığını gördük" diye konuştu.
Katıldığı bir şehit cenazesinde, şehit askerin babasının, "Vatan sağolsun" sözleriyle ülkenin ırkçılığa ihtiyacı olmadığını gördüklerini vurgulayan Egemen Bağış, "Bir şehit cenazesine katıldım. İlk defa kilisedeki cenazeye katıldım. Ermeni vatandaşın cenazesine gittiğimde nasıl bir ortamla karşılaşacağımı bilmiyordum. Acılı babaya sarıldığım zaman duyduğum iki kelime beni çok duygulandırdı. 'Vatan sağolsun sayın bakanım' dedi. İşte bu gösteriyor ki bu ülkenin ırkçılığa ihtiyacı yok. Bu ülkenin kafatasçılığına ihtiyacı yok. Bu ülkenin milli birlik ve beraberliği ihtiyacı var. Kardeşçe yaşamaya ihtiyacı var. Bu ülkenin sorunlarıyla yüzleşip onları teker teker çözmeye ihtiyacı var. Bunu çözecek irade bizde var. Milli iradeye hep beraber saygı duymalıyız. Milletin terazisi hiçbir zaman saçmamıştır. 12 Haziran'da saçmayacaktır" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin yeni bir anayasaya kavuşmasının vakti geldiğini ifade eden Bağış, açıklamasına söyle devam etti;
"Bütün işçilerimiz Avrupa standartlarında haklara özgürlüklere sahip olmasını sağlayacak aynı zamanda Avrupa standartlarındaki gibi bir takım koruma mekanizmaları gibi işverenin de güvencesini sağlayacak yapılanmayı hep beraber sağlamalıyız. Ben buradan işveren sendikalarımıza ve işçi sendikalarımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum. 1 Mayıs hepimiz için bir olgunluk bir huzur bir önümüzü görme günü olsun. 12 Haziran'dan sonra Türkiye'ye yakışır bir sendika yasasını hep beraber yazalım. Yurt dışındakilerin neyse bunların hepsini masaya yatırılalım Türkiye'ye yakışır artık televizyon kanalı işleten otel işleten sendikalar yerine gerçekten işçinin haklarını koruyan bir sendikaya kavuştuğumuz günleri hep beraber yakalayalım."