CHP'nin bu seferki çark edişi hayırlı oldu

CHP'nin bu seferki çark edişi hayırlı oldu

Başbakan Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu...

2011.07.12 12:15 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Siyaset - HABER MERKEZİ
A
CHP'nin bu seferki çark edişi hayırlı oldu
35439-chp-nin-bu-seferki-cark-edisi-hayirli-oldu-4e1c144c5f944.mp4

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Meclis Grup Toplantısı'nda şu şekilde konuştu; 16 Yıl önce tarihin en büyük, en acı katliamlardan biri yaşandı, Bosna Hersek'in bu kasabasına sığınan Boşnak'lar sadece bir kaç gün içinde katledildi, aradan 16 yıl geçmesine rağmen bugün halen ölenlerin sayısı halen tespit edilmedi, şuanda bir çok anne, eş, çocuk akıbetleri hakkında haber alamadıkları ailelerinin haberlerini dört gözle bekliyorlar. Elbette her ölüm acıdır, her soykırım girişimi insanlık dışıdır ancak Avrupa'nın ortasında ki bir kasabada bunun BM ve NATO'nun gözleri önünde işlenmesi kuşkuyu arttırıyor. Güya barış gücü askerleri burada görev icra ediyorlardı, bırakınız müdahale etmeyi katliamları ve tecavüzleri tepksiz şekilde izlemekten kaçınmadılar.

13 Yıl boyunca bunu yapan kişi doktor olarak bile çalıştı ancak 2008 yılında yakalanabildi 'kasap' lakaplı Miladiç ise savaştan 16 yıl sonra yakalanarak Lahey'e gönderilebildi. Srebrenitsa vicdanların nasıl karardığını, evrensel değerlerin nasıl ayaklar altına alındığını gösteren bir değerdir. Dünyaya demokrasi dersi vermeye kalkışanların, ülkeleri insan hakları ihlalleriyle eleştirenlerin kendi inançlarından olmayanlara nasıl kayıtsız kalmarını göstermeleri bakımından Srebrenitsa son derece önemlidir. Srebrenitsa'yı unutmayacağız ve unutturmayacağız.

Bu ülke Boşnak kardeşlerine sırtını dönmemiştir, bugün bu ülkenin Mısır, Libya, Yemen, Irak için sesini yükseltmesini anlamayanlar dün Srebrenitsa'ya gözünü kapatanlar ve katliamcıların sırtını sıvazlayanlardır. Biz, tarihimiz boyunca haksızlığın karşısında bir millet olduk, gün geldi Fransa kralının hakkını savunduk, gün geldi dünyanın öteki ucuna yardım elimizi uzattık nerede katliam, dram varsa biz tüm gücümüzle mağdurların elinden tutmak için orada olduk. Büyüklüğümüze yaraşır şekilde dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de hakkı savunmaya çaba sarfetmeye devam edeceğiz. Ben bu vesileyle, kardeş Bosna Hersek halkına barış ve dayanışma mesajlarımızı gönderiyorum. Bosna Hersek'in büyük lideri Aliya İzzet Begoviç ebediyete intikalinden önce Bosna size emanet demişti. Begoviç'e bir kez daha Allah'tan rahmet diliyor, emanetine sahip çıkacağımızı belirtmek istiyorum.

Ülkemizde geçtiğimiz günlerde de iki acı hadisenin yıl dönümleri yaşandı. Başta Sivas olayları olmak üzere AK Parti iktidarı öncesinde yaşanmış karanlık olaylar aydınlanmış değildi, bu konuda ki her çabamızda karanlığa gömülmek istenmeye çalışılmıştır. Aynı çevreler belki Sivas olaylarını belki daha eskiye giderek Çorum'u, Kahramanmaraş'ı aydınlatacak hukuk süreçlerini engellediler. Sivas olaylarını bir istismar malzemesi olarak kullananların, bugün AK Parti'yi çetelerle mücadelede yanlız bırakmaları son derece manidardır. Bu çevreler AK Parti'yi mücadelede yanlız bırakmakla kalmadılar, Silivri'ye giderek sanıkların yanına oturup şahitlik edecek kadar ileri gittiler. Dün vakit itibariyle çok kısa bir zaman süreci içerisinde konuşmalara cevap verme fırsatı buldum, şurada bazı başlıklar varki çok önemli 27 Nisan açıklamasına destek veren CHP olmuştur. Bir yandan kalkıyor Muhtıra mıydı, bildirimiydi? Bunun tartışmasına giriyor yahu Muhtıra olsa ne yazar, bildiri olsa ne yazar? Bu hükümet ertesi gün bunun gereğini yapmışmıdır yapmamışmıdır? Sen ne yaptın onu söyle sende onun yanında oldun, Meclis'in Cumhurbaşkanı seçmesinin önünde ki en büyük engel CHP olmuştur. Sayın Gül seçilene kadar bu parlamento Cumhurbaşkanı seçerken neden Cumhurbaşkanı Gül seçilirken böyle birşey oldu. Bu kadar sessiz kaldın, 12 Eylül müdahalesiyle yüzleşmenin karşısında yine CHP durmuştur, 12 Haziran seçimleri öncesinde AK Parti'ye oy verenleri 'beyinsiz' diye nitelendiren yine CHP olmuştur, bu nasıl oluyorda 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' ilkesine sahip çıkmak oluyor. Biz bugüne kadar bunları hep böyle gördük Allah aşkına birden bire ne oldu da CHP birden bire milli iradeyi keşfetti. AK Parti'ye kapatma davası açıldığında yargıda milli iradedir diyenlerin bugün yargı kararlarına karşı çıkmaları da çok çelişkilidir. Biz sokaklara dökülmedik, Meclis'i boykot etmek gibi bir yanlışın içinde asla olmadık, soğuk kanlılıkla süreci takip ettik çıkan karara da rıza gösterdik ve gereğini yerine getirdik. Yaptığımız neydi? Suçumuz neydi? Hepsi ortada, CHP yattı kalktı AK Parti laiklik karşıtı dediler. AK Parti programına 1982 Anayasası'nda bulunan laiklik gereğini yerine getirmiştir.

Biz her zaman 'diklenmeden dik durun' diyoruz, dik duracağız, diklenmeyeceğiz. CHP diklenmiştir ama dik duramamıştır, ne dediler? İki arkadaşımız yemin etmeden Meclis'e girmeyiz dediler, dün gelip yemin ettiler işte bunlar bu. Benim vatandaşım benim halkım bunları görüyor ne diyor? Arkadaş siz dürüst değilsiniz, omurgalı değilsiniz' diyorlar bunların durumu bu. Nasreddin Hoca'ya sormuşlar; Hocam alimsin, bilgilisin lakin bugüne kadar bir keşif yaptın mı? Hoca; Ekmekle bal yemeyi ben keşfettim' demiş ama benim bile hoşuma gitmedi' demiş. Şimdi CHP'nin yaptığı bu bir boykot keşfetti ama kendisinin bile hoşuna gitmedi. Nitekim, dün CHP bu yanlıştan döndü ve yemin ederek nihayet milli iradenin gereğini yerine getirdi. CHP'nin bu seferki çark edişini diğerlerinin aksine hayra yormak istiyoruz, aynı şekilde BDP'ninde aynı davranışları yapmasını bekliyoruz. Geç kalıyorlar, bu yaz tatilini milletvekili olarak yeminsiz geçirmeliler, ikide bir bizi dışladılar, diyorlar hayır sen kendi kendini dışladın. Diyarbakır'da toplantı yapmak neyine, Ankara'da yapılıyor toplantı sen bir defa adresi şaşırdın adresi bul. Grup toplantıları burada yapılır, burada toplanılır.

Seçim boyunca her yöntem AK Parti karşısında devreye sokuldu, bütün bu çabalara rağmen AK Parti Doğu ve Güneydoğu illerinde 70 tane milletvekili almıştır, 7 coğrafi bölgede olduğu gibi orada da yine AK Parti birinci parti olarak ipi göğüslemiştir. BDP'nin etnik temelli siyaseti ve 'ben Kürtlerin temsilciyim' iddiası 12 Haziran seçimlerinde bir kez daha karşısında AK Parti'yi bulmuştur. Demek ki böyle birşey yok, benim Kürt kardeşim buna razı olmadı ve birinci derece yetkili olarak AK Parti'yi görevlendirdi. AK Parti herkesi kucakladı ve her iki kişiden birinin oyunu almak suretiyle bir Türkiye partisi olduğunu tekrar tescillemiştir. Meselelerin sorumlusu olarak hükümeti görenler er yada geç gelecekler CHP gibi yemin edecekler, BDP olmasa bile bu Meclis çalışır, aynısını CHP içinde söyledim bu yasalar açık ortada bunları geçmişte kendileri yaptılar. Biz geldik bu yasaları bulduk ve böyle çalışıyoruz, dün anamuhalefetin genel başkanı ; Bunlar çok diye istediğini yaparız diyorlar' dedi. Bu yasalar çerçevesinde milletin iradesi neyse onun gereğini biz yerine getirmekle mükellefiz, nitekim bakın Meclis şuanda tıkır, tıkır çalışıyor. Güvenoylamasından sonra hep beraber araziye dağılacak ve Türkiye genelinde yaz tatili boyunca çalışmalarımızı yapacağız, BDP olmasa da Doğu'nun, Güneydoğu'nun sorunları çözülecek, onların engellemelerine rağmen devrim niteliğinde reformlar gerçekleşmiştir.

Kürt kardeşlerimize İslam kılıç zoruyla dayatılmış diyen bunlar, şimdi bakıyorsunuz sözde Cuma namazı kılıyorlar, birileri de tribünden onları izliyor. Burada zaten Cuma kılınıyor, neymiş? Devletin camisinde, devletin imamının arkasında Cuma kılınmazmış kendilerine göre böyle bir fetva vermişler. Bunların neyi bulup nerden getirdikleri de belli değil, biz kendi geleneğimizde de köylerde ki Mescitlerde de Cuma kılmayız genelde ilçeye, kasabaya ineriz büyük yerlerde biraraya gelir oralarda genelde Cumalarımızı ifa ederiz neden? O bizim birlik, beraberlik mesajlarımızı alacağımız gündür ve birbirimizle ciddi manada tanışma, kaynaşma günümüzdür ama bunların yaptığı ayrışma, bölme ve parçalamadır. Kendilerine göre birşeyler çıkartıyorlar bunu yapanlarında bu işin içinde olduklarını bilsek, onlarda yok. BDP'de gelsin yemin etsin Meclis çalışmalarına katılsın ve hem milletvekili olmanın hemde milli iradenin gereğini yerine getirsin. Biz ne istiyorsak o Anayasa'nın içinde yer alacak derseniz siz talebinizi getirirsiniz olması gereken orada yerini alır hepsi orada yer alacak diye birşey yok, oturacağız beraber birşeyler yapacağız dün baktım Sayın Bahçeli bizi orada hemen hesaba çekmeye başladı, anamuhalafetin genel başkanı aynı şekilde. Biz diyoruz ki; Hesaba çekmeyi bırakın, verin ekiplerinizi bizde verelim başlasın arkadaşlarımız çalışmaya ortaya ortak birşey çıksın gidelim herkesin görüşünü, desteklerini alalım sonra bu işin kararını verecek nihai yer parlamento olacak tabi ki ondan sonra da birlikte övünelim.

Biz talepde bulunmadan yumruğunuzu sıkarsanız o eli biz nasıl sıkacağız? Boykot sürecek olursa buda kendi bilecekleri iştir BDP'nin biz ne kuru tehditlere pabuç bırakırız, nede yolumuzdan döneriz. Dedim ki arkadaşlarıma eğer BDP'li arkadaşlar onlarda CHP'li arkadaşlar gibi yemin etmek için biraraya gelelim diyorlarsa biraraya gelelim ama şuanda içerde olanlar için yargının düzenlenmesi için birşey istiyorlarsa kusura bakmasınlar bu yargının olayıdır yargı olayı çözer.

Cuma günü TBMM'de hükümet programımızı okuduk, dünde hükümet programı üzerine görüşmeler yapıldı yarın inşallah Meclis'ten güvenoyu almak suretiyle 3. dönemimizi de resmen başlatmış olacağız. Hükümet programımız son derece detaylı biçimde büyük bir titizlik içinde hazırlandı. Takdir edersiniz ki, 3 Kasım'dan bugüne kadar bir devamlılık içinde icraatlarımızı gerçekleştirdik. Önümüzde ki 4 yıl 2023 adımlarımız için konuşacağız, yaptık, yapıyoruz diyemezsin şuanda gerçekten inşa edilmiş olanlara söylersin ama bunlardan bi haber olarak eleştiri olsun diye öylesine eleştiri yapanlar var. Neler yaptığımızı, neleri başlattığımızı bu program içinde kısmen de olsa hatırlattık, bunları da hangi takvimler içerisinde tamamlayacağımızı programımız içine aldık. Dikkat ederseniz ne CHP ne MHP genel başkanı nede çıkan sözcüleri hükümet programına şöyle iyi bir deyiş yapamadı. CHP hükümet programından ziyade yemin krizi ile kendi içine düştükleri durumun izahına gelmeye çalıştı. Sadece bunu konuştu, dün yaşanan tablo son 9 yıldır yaşananlardan ibaret. MHP şehit, şehit diyor bunlar şehitlerimizden, BDP'liler de terörden besleniyor. AK Parti ise 9 yıl boyunca olduğu gibi dünde ezberleri bozan bir yaklaşım içinde oldu, biz 12 Haziran seçimlerine girerken projelerimizle girdik, bugünde sadece projelerimizle konuşuyoruz. Bütün bunları yaparak adeta kendimizi bağlıyor, adeta kendi kendimizi denetliyor, kendi muhasebemizi kendimiz tutuyoruz. Biz milletimize karşı sorumluyuz, bu sorumluluğu yerine getireceğiz. Önce ki dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de kendimizi milletimizin huzurunda hesaba çekeceğiz, ben size bu kadroya inanıyorum. Bu kadro önümüzde ki dönemde de Türkiye'ye yeni rekorları, sevinçleri yaşatacaktır.

Güvenoylaması'nın ardından TBMM tatile girecek, geçtiğimiz dönemde yoğun bir tempoyla çalıştık, seçim sürecinde yine öyle özellikle tatili ziyadesiyle hakettiniz. Bu tatil uzun süreli olmaması lazım bu tatil dönemi bizim için bir yan gelip yatma dönemi olmasın çünkü milletvekilliğinin kaderi bu. Vekalet aldık bize durmak yakışmaz, hemen kısa bir tatil, tatilden sonra tüm vekil arkadaşlarımın seçim bölgelerinde vatandaşla kaynaşmasını, kucaklaşmasını istiyorum. Önümüz Ramazan, inşallah 1 Ağustos tarihi ile bu rahmet, bereket ayını hep birlikte idrak edeceğiz, yardımlaşma, dayanışmanın en verimli olan Ramazan'da şehirlerin yoksul mahallelelerini, yoksul ailelerini ziyaret etmenizi onlarla yakından ilgilenmenizi ben sizden bekliyorum gidin fakir, fukarayı bulun onun yer sofrasına oturun, onlarla beraber onun iftarında ki yemeğinden sizde kaşık sallayın ve bunu yaparken normal yapın birilerinin yaptığı gibi sanal olmasın, doğal olsun bunu yapın ve önceden haberler vermek suretiyle değil haber vermeden bunu yapın, teşkilatımızla elele, onların hazırlayacağı program vesilesiyle inşallah 81 vilayete dağılarak gönüller alacağız. Zengin iftarlarına felan gitmeyin bırakın onları kendileri yapsınlar biz fakir, fukara sofrasında olalım işin bereketi burada, işin bereketi burada olduğu için orada olmalıyız. Biz sessiz yığınların sesiyiz dedik öyle yola çıktık öyleyse bunun gereğini yapacağız. Her akşam bir başka yer, hepsinde iftara yetişemeyeceksiniz tabi ama bir diğerinde gider çay içersiniz, hangi alanda eksiği var, sağlıkta mı var, para, pul işsizlik durumuna bakarsınız, çocuklarına bakarsınız ve biz bunların hepsine sosyal dayanışma, yardımlaşma ile destek verecek güce sahipiz. Yani arayalım, bulalım tıpkı Ömer gibi ve onlara çare olalım.

61. Hükümetin ilk yurtduşuı gezisini kurtuluş gününde KKTC'ye yapacağız, özellikle bu konunun da üzerinde duruyorum fakat siz değerli kardeşlerimin, teşkilatımızla birlikte bu süreci hızla ele almanızı önemsiyorum. Ben şimdiden hepinize iyi tatiller diliyorum, ailenizle, hemşehrilerinizle iyi vakit geçirmenizi diliyorum' dedi.

Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın


2011.07.12 12:15 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A