CHP'den yemin kararı
CHP, 24. Dönem'in ikinci grup toplantısını basına kapalı gerçekleşti. Toplantının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu basın mensuplarına çarpıcı açıklamalarda bulundu.
2011.07.05 13:30 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Siyaset - HABER MERKEZİ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısının ardından yaptığı konuşmada; 15 Temmuz hakkında uyarı yapmaya kalkıyorlar, CHP hiç bir şantaja ve tehdide boyun eymeyecektir. CHP ülkemize çok partili rejimi ve demokrasiyi getiren parti olarak demokrasinin, hukuk devletinin, güçler ayrılığının ayaklar altına alınmasına karşı çıkıyor.
CHP güçler ayrılığı ilkesine inanıyor, yargı vesayetine de üstündeki vesayete de karşıdır, yargı bağımsız olmalı, yargı tarafsız olmalı. Hiç kimsenin yargıya telefon etmesini istemeyiz böyle bir talebimizde asla olamaz.
CHP her vatandaşın verdiği oya saygılı olduğu için ve sahip çıktığı için bu tavrı sergiliyor, bir vatandaşın oyu bile bizim için değerlidir. Vatandaşın oyunu görmezden gelip başka söylemler geliştirenler demokrasiye ihanet ediyorlar.
CHP olarak şunu çok açık ve net söylüyoruz, kendi yurttaşının oyuna sahip çıkmayan bir parti demokrasiye, temel hak ve özgürlüklere de, milli iradeye de sahip çıkamaz.
CHP Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin imzaladığı anlaşmalara, sözleşmelere saygı duyar bunların uygulanmasının gerekliliğine inanır. Madem siz saygın bir ülke olacaksınız, madem sözleşme imzaladınız ve iç hukukun üstünde olsun diye Anayasa'yı değiştirdiniz bunun gereğini yerine getiririz.
CHP insan haklarını demokrasiyi, heryerde ve her koşulda savunur bu bizim temel görevimizdir.
CHP seçme ve seçilme hakkını askıya alan kararlara karşı çıkar, hedefimiz demokrasiyi, özgürlükleri Türkiye'ye getirmektir.
CHP parlamentonun işlemini el kaldırıp indirmek olarak görmüyor, bu demokrasi değil yürütme organının her dediğini koşulsuz olarak yerine getiren parlamento sağlıklı çalışan bir parlamento değildir.
CHP haklarında hiç bir mahkumiyet kararı bulunmayan ve TBMM'ye gelip yemin etmeleriyle ilgili hiç bir hukuksal engel bulunmayan vekillerin hapishanelerde tutularak haklarının engellenmesini demokrasi ayıbı olarak görür. Her türlü yasal prosedüre uygun olarak halkın oylarıyla seçilip gelen milletvekillerinin gelmeleri engellenerek hapiste tutulmalarını hangi hukukla bağdaştıracağız. CHP bugünde demokrasi inancının gereği olarak halkın sesi olmaya devam ediyor.
CHP seçimlerden önce uzun tutukluk sürelerinden şikayet edenlerin, seçimlerden sonra bu söylemini rafa kaldıranların iki yüzlü siyaset anlayışını da şiddetle reddediyor. Meclis genel kurulunda Mustafa Kemal'in sözü vardır; Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir' der. Biz o sözün arkasındayız, şimdi egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil, kayıtlı ve şartlı milletin olmaya başladı. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olacaktır, bizim mücadelemiz budur.
Masumiyet karinesi hak mücadelesinde en büyük kazanım olarak başta gelmektedir, kimse yargı kararı olmadıkça suçlanamaz. Dünyanın bütün ülkelerinde olan budur ve masumiyet karinesinin özü budur, bu insan haklarının en büyük ihlalidir. Bu tutumun arkasında olacağız, yani masumiyet karinesi bizim temel ilkelerimizden birisidir.
CHP 24. dönem yasama organının ve 550 milletvekilini ve yargının bağımsız olmamasına karşın haklı ve hukuklu tavrını sürdürecektir. Biz hiç bir zaman, hiç bir yerde sorun oluşturan bir parti olmak istemiyoruz, tam tersine bütün dünyanın ilgisi burada. Sağduyulu düşünen bütün yurttaşlarımıza da seslenmek istiyoruz, biz sokakta yürüyen vatandaşında güvencesi olsun istiyoruz. Daha dün bir AK Partili milletvekili durun daha başkalarıda tutuklanacak diyorsa o tehdidin karşısında duran kaya gibi CHP olacaktır.
Mevcut hukuk sitemi içinde AK Parti'nin yaptığı sistem içinde yarın sabah, iki tane, iki kişinin ifadesiyle herkes içeri alınabilir. Birde gizli karar alırsınız avukatı dahi o dosyada ne var bilemez bu hukuk, demokrasi ayıbıdır. Onun için özel yetkili mahkemeleri kaldıracağız dedik artık o mahkemeler birileri adına karar veren mahkemelerdir.
CHP Türkiye'nin itibarının sadece içerde değil dışarda da zedelenmemesi için ve yaşanan sorunların çözümü için hertürlü konuya açık olduğunu belirtiyor. Hukuk demokrasiyi gözardı eden çözümlere karşıyız, birilerine af, dokunulmazlık getirilsin karşıyız, biz sadece evrensel hukukun istediği neyse onu istiyoruz, çünkü sorun CHP'nin değil Türkiye'nin sorunudur bu sorunu aşmakta da kararlı irademizi sürdüreceğiz' dedi.
Bu arada Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanlığına seçilmesinden dolayı Cemil Çiçek'i ziyaret edip etmeyeceğini ilişkin soru üzerine, ziyarette bulunacağını, ancak ziyaretin bugün gerçekleşmeyeceğini söyledi.