CHP Bursa Milletvekili Sarıbal: Zafer direnen metal emekçilerinin
CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal "Zafer Direnen Metal Emekçilerinin" başlıklı yazılı bir açıklama yaptı.
2018.01.31 16:25 - Son Güncellenme: 2018.01.31 16:25 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Sarıbal açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Türkiye işçi sınıfı, tarihinin en kapsamlı grev yasaklarından biri ile karşı karşıya kaldı. Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası'na (MESS) bağlı 179 işyerinde 130 bin işçiyi kapsayan ve 2 Şubat 2018'de başlaması kararlaştırılan grevler, Bakanlar Kurulu tarafından 26 Ocak 2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararname ile "milli güvenliği bozacağı" gerekçesiyle 60 gün süreyle ertelendi. Üstelik böylesine önemli karar Bakanlar Kurulu'nda hiç konuşulmadan alındı.
Grevin ertelenme kararı Türk-İş üyesi Türk Metal, DİSK üyesi Birleşik Metal-İş ve Hak-İş üyesi Çelik-İş sendikalarının aynı gün uygulamak üzere aldıkları grev kararlarını kapsıyor ve Türkiye'de 1991'den bu yana ilk defa bir grev kararı uygulanmaya başlamadan bu kadar büyük bir grev ertelemesi yaşanıyordu.
GREV ERTELEME ASLINDA GREV YASAĞI ANLAMINA GELİYOR
Grev erteleme ifadesi aslında grevi yasaklamak anlamına geliyor. Çünkü ertelenen grevler yeniden başlamıyor. Eğer taraflar erteleme süresi içerisinde anlaşamazlarsa, uyuşmazlık çoğunluğu işveren ve hükümet temsilcileri oluşan Yüksek Hakem Kurulu tarafından çözülüyor. Böylelikle toplu pazarlık ve grev hakkı yok edilen işçiler büyük hak kayıpları yaşıyor.
192 BİN İŞÇİNİN GREVİ YASAKLANDI
15 yıllık AKP döneminde günümüze kadar 192 bin işçinin grevi yasaklamak amacıyla 14 adet grev erteleme kararnamesi yayımlandı. Bu dönemde greve çıkabilen işçi sayısı sadece 81 bin ile sınırlı kaldı.
AMAN PATRONLARIN RAHATI BOZULMASIN
Grev ertelemelerinin büyük çoğunluğu milli güvenliği bozma gerekçesiyle yapıldı. Alın terinin karşılığını isteyen işçiler milli güvenliği nasıl bozar? Bu işçilerin çalıştığı fabrikalarda tank, top, tüfek, mermi mi üretiliyor? Beyaz eşya, ev aletleri, pencere camı, içki şişesi üretiminin durması milli güvenliği mi bozar, yoksa patronların rahatını mı?
ERDOĞAN: İŞ DÜNYAMIZI SARSAMAZSINIZ DEMİŞTİ
Saray/AKP iktidarının başı 17 Temmuz 2017'de sermaye temsilcilerine yaptığı konuşmada "Şimdi grev tehdidi olan yere biz OHAL'den istifadeyle anında müdahale ediyoruz. Diyoruz ki hayır, burada greve müsaade etmiyoruz, çünkü iş dünyamızı sarsamazsınız." demişti. Metal işçilerinin grevi yasaklanarak bu sözlerin gereği yerine getirildi.
METAL İŞÇİLERİ DİRENDİ VE KAZANDI
2 Şubat'ta yapmaya hazırlandıkları greve yasak gelen metal işçileri, sabah ve akşam vardiya başlangıçlarında yarımşar saatten toplam bir saat iş bırakma eylemine başladılar. İşçilerin direnişi kazanımla sonuçlandı; dün sendikalar ile MESS arasında toplu iş sözleşmesi imzalandı. Bu sözleşmenin imzalanması, grev yasaklarına rağmen "bu yasağı tanımıyoruz" diyen metal işçilerinin zaferidir.
BURSA'DA AROMA FABRİKASI 19 İŞÇİYİ ATTI
27 Ocak 2018 tarihinde Bursa'nın Gürsu ilçesindeki Aroma Meyve Suları A.Ş. ambar bölümünde çalışan 19 işçiye noter kanalıyla iş akitlerinin feshedildiğine dair tebligat yapılmıştır. Şirket işten çıkarma gerekçesi olarak ambar bölümünün Ceva Lojistik taşeron firmasına devredildiğini beyan etmiştir. Bu olay ülkemizde çalışma yaşamına ilişkin yasaların nasıl patronlardan yana işlediğinin açık bir göstergesidir.
KADINA YÖNELİK ŞİDDET TOPLUMSAL BİR SUÇTUR
Kadına yönelik şiddet, OHAL ve KHK baskısı altında yaşayan Türkiye'nin en ağır sosyal sorunlarından biridir. Bunun son örneklerinden biri, Milletvekili olduğum Bursa'da yaşanmıştır. 28 Ocak 2018 tarihinde CHP Kestel İlçe Başkanı Yıldıray Atlı'nın kız kardeşleri, akşam evine dönerken, tanımadıkları iki kişi tarafından takip edilerek, evlerinin önünde darp edilmişlerdir. Şehir magandaları tarafından saldırıya uğrayan kadınlar, saldırganlar hakkında suç duyurusunda bulunmalarına rağmen saldırganlar serbest bırakılmıştır.
AKP ve Saray rejiminin ötekileştirici, ayrıştırıcı ve cinsiyetçi söylemleri; toplumu şiddet sarmalına sürüklemektedir. Kadına yönelik şiddet suçlularının, her defasında cezalandırılmadan serbest bırakılmaları, toplumda bu suçların meşru birer fiil olduğu algısını yaygınlaştırmaktadır. Burada bir kez daha belirtiyorum ki; kadına yönelik şiddet toplumsa