CHP Bursa Milletvekili Aydın: Ülkeyi borç batağına sürüklediler

CHP Bursa Milletvekili Aydın: Ülkeyi borç batağına sürüklediler

TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın, Türkiye'nin dış borç batağında olduğunu söyleyerek, krizin ekonomik değil, siyasi olduğunu vurguladı. Aydın yabancı yatırımcının güven duymasını sağlayacak demokrasi, özgürlük, bağımsız yargı gibi tüm alanlarda büyük tahribat yaratıldığını ve bu etkenlerin yabancı yatırımcıları kaçırdığını söyledi. 

2016.12.16 14:50 - Son Güncellenme: 2016.12.16 14:50 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
CHP Bursa Milletvekili Aydın: Ülkeyi borç batağına sürüklediler

CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın, TBMM'de 2017 bütçesini değerlendirdi. Türkiye'nin dış borçlarını değerlendirdiği konuşmasına Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in, 'Türkiye, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonraki en zor günlerini yaşıyor' sözlerini hatırlatarak başlayan Aydın, Şimşek'in AKP iktidarının Türkiye'yi nasıl bir yaşam mücadelesine getirdiğini tek  cümleyle anlattığını ifade etti.

Ülkenin dış borçlarının 2001 krizinden sonra en yüksek düzeye çıktığına vurgu yapan Aydın, dış borç rakamlarını şöyle sıraladı:  

"Türkiye'nin 2016 ikinci çeyrek itibariyle dış borçları 421.4 milyar dolardır. Özel sektörün yurt dışından sağladığı kısa vadeli kredi borcu Ekim Ayı'nda 16.8 milyar dolar oldu. Uzun vadeli dış borcu ise 207.6 milyar dolar oldu. Döviz sıkıntısı bulunan bir ülke er veya geç harcadığından daha fazla kazanarak bu borçları ödemek zorundadır. Türkiye'nin Eylül 2016 itibariyle bir yıl içerisinde ödemesi gereken dış borç miktarı 164.7 milyar dolardır. Üzerine son 12 ayın cari açığını ekleyince bir yıl içerisinde 197.1 milyar taze para bulmak gerektiği ortadır. Bu rakamlar uzayıp gider. Peki, Türkiye'yi 'Birinci Dünya Savaşı'ndan sonraki en zor günler'in içine kim soktu? Hangi politikalar buna neden oldu? Şüphesiz 14 yıllık iktidarın hiç kimseyi umursamadan uyguladığı politikalar. Ekonomist olmaya gerek yok. Herkes biliyor ki bir ülkedeki demokrasinin, özgürlüğün standardı, bağımsız kurumların varlığı ekonomiyle doğrudan bağlantılı."

"TEK ADAMIN HERŞEYE KARAR VERDİĞİ ÜLKEDE EKONOMİ ÇÖKER"

Genel Kurul'a "Bir ülkenin cumhurbaşkanı aynı zamanda merkez bankası başkanı da olur mu?" diye soran Aydın, özgür olmayan, bağımsız yargısı, bağımsız kurumları olmayan, demokrasisinin sağlıklı işlemeyen ülkelerde yabancı yatırımcıcının güvenip de parasını getirmeyeceğini belirtti.

Tek adamın her şeye karar verdiği ülkelerde o ülkenin ekonomisi zayıflayacağını veya çökeceğini söyleyen Aydın şöyle devam etti:

"YABANCI YATIRIMCI KAÇIYOR"

"Özellikle bizim gibi ekonomisi yabancı kaynakla ayakta duran ülkeler için bu kaçınılmaz bir sondur. Çünkü yatırımcı o ülkedeki bağımsız kurumların varlığına, bağımsız yargının işleyişine, medyanın durumuna bakar. Özgürlüklere bakar. Ve en önemlisi de bu ülkenin dünyayla ilişkisine bakar. Olur da bir terslik olursa parasını kolayca geri çekebileceğini bilmek ister. Eğer kalacaksa da riskine karşılık yüksek kazanç, yani yüksek faiz oranı bekler. Yani güven veremiyorsanız yüksek faiz verirsiniz. Bu da gösteriyor ki faiz neden değil, sonuç. Hükümet ne yaptı? Yabancı yatırımcının güven duymasını sağlayacak demokrasi, özgürlük, bağımsız yargı gibi tüm alanlarda büyük tahribat yarattı. Bunun neticesinde yabancı yatırımcılar kaçıyor. Bankalar döviz çarkını döndürmek için ihtiyaç duydukları borcu bulmakta zorlanıyor. Diğer taraftan dünyayla ilişkiler zedelendiği için mal satamıyorsunuz ve ihracat geliri düşüyor."

"ÇARKI DÖNDÜRMEK İÇİN YENİ YATIRIMCILARA İHTİYAÇ VAR"

Hükümetin halka, 'Bozdurun dövizlerinizi, verin şunların parasını gideceklerse gitsinler' dediğini hatırlatan Erkan Aydın, hükümete 'Önce kendi söküğünüzü dikin' diye seslendi. Hükümetin Dolar, Avro üzerinden yapılan sözleşmelerin tarafı olan şirketlere çağrıda bulunarak 'Süresi 22 yıl ile 30 yıl olan sözleşmelerin TL'ye çevirsin' çağrısında bulundu. Aydın, "Kapitülasyonun, postmodern versiyonu sayılabilecek her biri 100-150 sayfalık o sözleşmeleri değiştirebiliyorsanız, değiştirin. Bankalar, devlet, özel sektör dahil borçlarını döndürmek için Türkiye'nin tüm döviz yükümlülüğü 610 milyar dolar. Ülkedeki, yani halkta, bankalarda, devlette var olan döviz miktarı ise 210 milyar dolar. Herkes elindeki dövizi bozdursa da ihtiyacın ancak üçte birini karşılıyor. Yani bu çarkı döndürmek için hem yeni yatırımcıya ihtiyaç var hem de bankaların dışarıdan kolayca borç bulabilmesi gerekiyor. Bir başka deyişle yaşadığımız, ekonomik krizden çok siyasi bir kriz" diye konuştu.

"POSTMODERN KAPİTÜLASYONLAR"

Erkan Aydın, hükümetiin postmodern kapitülasyon benzeri anlaşmalarla Türkiye'yi dış borç batağına soktuğunu belirtti. Aydın şöyle dedi: Halktan fedakarlık bekliyorsunuz ama öönce söküğü kendiniz dikin. Dört-beş yıl önce , Dolar, Avro üzerinden yaptığı şu sözleşmelerin tarafı olan şirketlere çağrıda bulunun. Süresi, kimi 22, kimi 30 yıl olan şu sözleşmeleri TL'ye çevirsin.3. Havalimanı: Cengiz - Limak - Kolin - Mapa - Kalyon Ortak Girişim Grubu.3. Köprü: İçtaş - Astaldi.Osmangazi Köprüsü: Nurol - Özaltın- Makyol - Astaldi - Yüksel - Göçay.Kapitülasyonun, postmodern versiyonu sayılabilecek her biri 100-150 sayfalık o sözleşmeleri değiştirebiliyorsanız, değiştirin. Bankalar, devlet, özel sektör dahil borçlarını döndürmek için Türkiye'nin tüm döviz yükümlülüğü 610 milyar dolar. Ülkedeki, yani halkta, bankalarda, devlette var olan döviz miktarı ise 210 milyar dolar."

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2016.12.16 14:50 - Son Güncellenme: 2016.12.16 14:50 - HABER MERKEZİ
A