CHP Bursa İl Başkanlığı 'Salı Söyleşileri' konuğu Dursun Çiçek oldu

CHP Bursa İl Başkanlığı 'Salı Söyleşileri' konuğu Dursun Çiçek oldu

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığı 'Salı Söyleşileri' kapsamında CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek'i ağırladı. İl Başkanlığı binasında gerçekleşen söyleşide konuşan Dursun Çiçek; "Yazdığımız bilgi notlarında, özellikle yargıda ve emniyette bir çetenin, Fethullah Terör Örgütü'nün yapılandığını ve bunların önderliğinde kumpas davalarının kotarıldığını cumhuriyete, demokrasiye bağlı subayların tasfiye edildiğini her kademede anlatmaya çalıştık" dedi.

2016.07.27 14:21 - Son Güncellenme: 2016.07.27 14:22 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
CHP Bursa İl Başkanlığı 'Salı Söyleşileri' konuğu Dursun Çiçek oldu

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığı 'Salı Söyleşileri'nde, askeri geçmişinde Türk ordusunda üst düzey görevlerde bulunan Albaylık görevini üstlenen Dursun Çiçek'i ağırladı. CHP İstanbul Milletvekili kimliğiyle, 'Demokrasinin önündeki engel; Askeri Darbeler' konusunun işlendiği söyleşide konuşan İl Başkanı Şadi Özdemir; Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman yeni şeyler katmaya, yeni çalışma alışkanlıkları kazandırmaya çalıştıklarını ve ilerleyen günlerde yine değerli konukları olacağını ifade etti. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 24 Temmuz Pazar günü Taksim Meydanı'nda gerçekleşen Cumhuriyet ve Demokrasi mitingine de değinen Özdemir; "Pazar günü gerçekten müthiş bir miting vardı. Cumhuriyet Halk partisi; ayağa kalkmaz, sokağa çıkmaz, eylemsizdir gibi eleştirilere maruz kalıyordu. Herkesin tatilde olduğu bir dönemde 1-1.5 milyon kişinin katıldığı muhteşem bir miting oldu. Genel Başkanımızın da sunumuyla, hep beraber güzel bir dönüş yaptık. Bursa örgütü olarak yaklaşık 2500 kişiyle mitinge gittik. Bu da bizim için çok moral verici oldu. Çünkü bütün bu olumsuzluklar, hareketsizlikler bizim örgütte de bir sıçrama, hareket ihtiyacı gerektiriyordu. Katılan bütün arkadaşlarımızın dönüşte son derece mutlu olduklarını gördüm. Bu tempoyu yukarı doğru çıkarıp, sahada olup, daha bilinçli ve daha örgütlü çalışmamız lazım" diye konuştu. Özdemir, CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek'in özgeçmişinden bilgi vermeyi de ihmal etmedi.

"DEVLETE ANLATMAYA ÇALIŞTIK"

İl Başkanı Şadi Özdemir'in ardından söz alan CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek, Bursa'da partililerle birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Bursa'ya daha sık geleceklerini ifade etti. "En çok nefret ettiğim iki ifade vardır; Birincisi ben, ikincisi de ben söylemiştim" diyen Dursun Çiçek; "Ancak yaşadığımız süreçlerde özellikle kumpas davalarında komutanlara, devletin yetkili kademelerine yazdığımız bilgi notlarında, özellikle yargıda ve emniyette bir çetenin Fethullah Terör Örgütü'nün yapılandığını ve bunların önderliğinde kumpas davalarının kotarıldığını cumhuriyete, demokrasiye bağlı subayların tasfiye edildiğini her kademede anlatmaya çalıştık. Sonra herhalde bizim bu anlattıklarımızdan rahatsız olanlar bizi de Ergenekon ve Balyoz kumpasına dahil ederek 2009'da derdest edip önce Hasdal'a sonra Silivri'ye hapsettiler. Yaklaşık 5 yıl sonra siz cumhuriyet aydınlarının dışarıdan, bizim de avukatlarımızın mücadelesiyle bu karanlık dönemi Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararlarla geride bıraktık.  Ancak bu süreçte gerek irtica eylem planı olsun ki; altına imzamı taklit etmişlerdi, gerekse balyoz harekat planı dedikleri sahte planı bu eli kanlı terör örgütü birebir bu ülkede icra etti" dedi. İrtica eylem planının içeriğine değinen Çiçek; "O sahte planda ne vardı, sözde Türk Silahlı kuvvetleri, Kemalist subaylar; 'AKP'lilerin ve cemaatin evine, masum ailelerin evine silah koyacaklar, mühimmat koyacaklar, eroin koyacaklar ve bunlara suçüstü yapıp masum insanları yargılayacaklardı' diye bir plan uydurdular " dedi.

SAHTE BİR PLAN YAZDILAR

Kumpas davalarında en fazla zarar görenlerin Mustafa Kemal Atatürk'e bağlı yurtsever askerler olduğunu belirten Çiçek sözlerini şöyle sürdürdü; "Arkasından bu yetmedi, Balyoz harekat planı diye sahte bir plan yazdılar ve o planda dediler ki: Çetin Doğan emir komutasındaki 1. Ordu, Türk askeri camileri bombalayacak, uçaklarla alçaktan uçuş yapıp halkı korkutacaklar, yüzbinleri statlara toplayacaklar, tankları yürütüp halkı ezecekler. Bu eli kanlı terör örgütü 15 Temmuz'da bunları yaptı mı? Evet yaptı. Demek ki kendi yapacakları, 10 yıl önce kafalarındaydı, bunları masum askerlere, Cumhuriyet'in askerlerine yapıyormuş gibi gösterip onları tasviye ederek, bırakılan boşlukları da doldurarak, 2016 yılının 15 Temmuz'unda hepsini bu millete yaşattılar. Bu emperyalizmin hizmetindeki örgütün lideri de şuanda ABD'de hizmete devam ediyor, teslim edilip edilmeyeceği de meçhul. İktidarın bu konuda ne kadar ciddi ve samimi olduğu meçhul... Çünkü uzun süre birlikte yürüdüler. Ne zaman bu yasadışı güç kendilerine yöneldi, çatışmaya başladılar. O zamana kadar beraber götürüyorlardı. Bu süreçte bu örgütü, devlete, siyasi iktidarlara anlatırken bize dedikleri cevap şu; 'Bunlar dini bütün, alnı secdeye gelen insanlar, bunlar millete ateş etmezler' diyorlardı."

YARGI GÜVEN VERMİYOR

"Somut olduğu için paylaşıyorum; İlker Başbuğ, biliyorsunuz kumpasa maruz kalmıştı" diyen Çiçek; "2010 başında dönemin istihbarat başkanı İsmail Hakkı Tekin'i MİT müsteşarına gönderiyor ve diyor ki; 'Git sor, istihbarat imkanlarımız kısıtlı, MİT'in de bize istihbarat verme mecburiyeti, görevi var. Cemaatin silahlı kuvvetlere sızma eylemleri arttı. Bu konuda birliklerden bilgiler geliyor. Bu konuda MİT'te ne tür bilgiler var. Hangi yöntemleri kullanıyorlar, bunları al getir biz tedbir alalım' diyor. Korgeneral İsmail Hakkı Tekin gidip komutanımız bu bilgileri istiyor, biz bilgi alacağız. Verilen cevap; 'Komutanım bu yaşlı adamdan ne istiyorsunuz? Bu bütün dünyaya Türkçe'yi öğretiyor, Türkiye'yi tanıtıyor. Gelin ben sizi tanıştırayım, siz de onu seveceksiniz, bırakın bu adamla uğraşmayı' diyor bundan 6 yıl önce. Siyasi iktidar besleyip büyüttüğü bu yılanın 15 Temmuz'da gerçek yüzünü görünce "Biz yine aldatıldık, kandırıldık" cümleleriyle bu suçlarından kurtulmak istiyor, bu mümkün değildir. Biz örgüt olarak iktidarı, IŞİD'e, PKK'ya ve FETÖ'ye yardım-yataklıktan savcılıklara suç duyurusunda bulunduk. Ancak hiçbir işlem başlatamadık. Çünkü yargımız milletimize güven vermiyor" açıklamasında bulundu.

DIŞ GÜÇLERİN MAŞASI

2002'de Türk askerine, Türk yargısına, Türk polisine olan güvenin, günümüzde yerlerde süründüğüne dikkat çeken Çiçek; "Bu bilinçli bir sonuç. Bunu bu iktidar özellikle Aralık 2013'e kadar bilinçli olarak bu ortamı sağladı. Bu uluslararası çete kendisine dönünceye kadar devam etti. Aralarında görüş farkı, çatışma olmasaydı, ne biz Silivri'den çıkabilirdik, ne de bugünkü çatışma ortamı olurdu. Şimdi bu çatışmayı, bu görüş ayrılığını siyasi iktidar mı sağladı? Hayır. Çünkü bu örgüt bunlardan ne istediyse hepsini aldı. Kumpas davalarının savcılığını üstlenen siyasal bir iktidarla baş başa kaldık. Ve 2013'e geldiğimizde önce iktidarı devirmek için, 2016'ya geldiğimizde de devleti ele geçirmek için bu örgüt bir bir kalkışmada bulundu. Sonuçta yine Mustafa Kemal'in askerlerinin Türk ordusunun büyük çoğunluğunun bu çeteye katılmaması, Türk siyasetinin geçmişteki hataları yapmayarak bu darbecilere karşı hep birlikte dayanışma içerisinde olması, meclisi bombalayan, köprüleri kapatan, Türk polisini şehit eden, insanlarımıza tanklarla saldıran, ateş eden bu dış güçlerin maşası örgüte karşı, milletçe ortaya koyduğumuz dayanışma ve bunun zirveye ulaştığı Taksim mitingi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Cumhuriyete ve demokrasiye olan bağlılığını bir kez daha ortaya koydu. Bu süreçte özellikle mehmetçikleri linç eden, IŞİD kafalı tavır ve davranışlar gösteren ve en az darbeciler kadar suçlu olan insanları mutlaka önümüzdeki süreçte yargılandığını göreceğiz. Hesap verildiğini göreceğiz. Mehmetçiklerin hiçbir sorumlulukları yoktur" dedi.

TEK SİYASİ HAREKET CHP'DİR

Tatbikat örtüsüyle sokağa çıkarılan gençlerin bir an önce ailelerine kavuşturulması için mücadele verdiklerini dile getiren Çiçek, Ankara'da sonuç aldıklarını ve 1200 askerin bir kalemde bırakıldığını belirtti. Diğer illerde de bu sonuçları almak için başsavcılıklarla görüşmelerini sürdürdüklerini ifade eden Çiçek konuşmasını; "Bu sebeple partimiz 5 kişilik bir izleme komisyonu oluşturdu. Bununla ilgili olarak mağdurlara, özellikle bu terör örgütünün mensubu olma ihtimali olmayan Cumhuriyet aydınlarına sahip çıkacağız. Kurunun yanında yaşın da yanmasına karşı çıkacağız. Ancak durum çok sıcak, hiç kimseden emin olamıyoruz. Bu örgütün en büyük niteliği kendisini gizlemesi. Çünkü Yahudi örgütlerinin, çalışma yöntemlerini bunlara öğrettiği, gizlilik esaslarını kullandıkları için ifşa olmadıkları için büyük sıkıntı çekiyoruz. Yıllardır bunların aleyhinde delil bulmak için uğraş veriyoruz. Ancak 15 Temmuz gecesi listelerini kendisi hazırlayan terör örgütü, suçüstü yakalandı. Bütün delillerini de Türk yargısına teslim etti. Böyle bir takdir-i ilahiyle de buluşmuş olduk. Dolayısıyla bunların ayıklanması, devletin dışına atılması çok daha kolay oldu. Burada dış güçlerin konumu, özellikle ABD'nin konumu, örgüt liderinin orada olması sebebiyle çok önemli. Bunu iade edip etmeyeceklerini ileriki dönemde göreceğiz. Her halükarda devletten bu virüs temizlenecek. Yıllardır mücadele ettiğimiz bir amaç da gerçekleşmiş olacak. Türkiye'nin özellikle bu süreçte tabii siyasi partilerin de olumlu yaklaşımıyla çok daha umut veren barış ortamına gideceğini umuyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Bunun temel direklerinden biri olacağız çünkü Cumhuriyeti biz kurduk, Cumhuriyeti bundan sonra da özellikle geliştirecek ve yaşatacak olan tek siyasi hareket de CHP'dir. 1976'da Öğretmen Okulu'nu bitirdikten sonra vatanı korumak için asker olmuştum, geçen yıl da bu ülkeyi korumak için Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyasete girdim" sözleriyle tamamladı.

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2016.07.27 14:21 - Son Güncellenme: 2016.07.27 14:22 - HABER MERKEZİ
A