CHP Bursa İl Başkanı Özkan'dan 'YENİ Parti'yle ilgili dikkat çeken açıklama!

CHP Bursa İl Başkanı Özkan'dan 'YENİ Parti'yle ilgili dikkat çeken açıklama!

CHP Bursa İl Başkanı Turgut Özkan, Hasan Boztürk'ün sunduğu 'Gündem Özel' programında gündemi değerlendirdi. Özgür Özel tarafından kurulan YENİ Parti'nin Bursa'daki olası yansımalarına ve üye potansiyeline değinen Özkan, belediye başkanlarının durumu, il bütçesi ve parti içi devir teslim süreçlerine dair açıklamalarda bulundu.

2026.07.24 17:24 - Son Güncellenme: 2026.07.24 17:39 - Bursa Bölge - MERVE DENİZ EKİCİ
A
CHP Bursa İl Başkanı Özkan'dan 'YENİ Parti'yle ilgili dikkat çeken açıklama!
40:21 Hasan Boztürk ile Gündem Özel 24 Temmuz 2026 CHP Bursa İl Başkanı Turgut Özkan

İLGİLİ VİDEO

Hasan Boztürk ile Gündem Özel 24 Temmuz 2026 CHP Bursa İl Başkanı Turgut Özkan

MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN

Hasan Boztürk'ün hazırlayıp sunduğu 'Gündem Özel' programına konuk olan CHP Bursa İl Başkanı Turgut Özkan, parti içindeki son gelişmelerden yeni parti tartışmalarına, belediye başkanlarıyla ilişkilere ve CHP Bursa İl Başkanlığı'nın mali durumuna kadar birçok konuda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

"YENİ PARTİNİN ÜYE SAYISI EN FAZLA BU SEVİYELERDE OLUR"

Özgür Özel liderliğinde, 90 milletvekilinin katılımıyla kurulan Yeni Parti hakkında değerlendirmelerde bulunan Özkan, "Şimdi 'YENİ Parti' deniyor. Bir partinin gerçekten yeni olabilmesi için yeni yüzlere, yeni bir lidere, yeni bir ideolojiye, sol jargonuyla söyleyecek olursak yeni bir manifestoya, yeni söylemlere ve yeni eylemlere sahip olması gerekir. Siz CHP'nin bir benzeri olarak halktan nasıl oy alacaksınız, bunu bilmiyorum. Sonuçta ortada aslı varken seçmen neden sizi tercih etsin? Elbette CHP'den ayrılan üyeleri bünyenize katabilirsiniz. Ben daha önce de söyledim; Bursa'dan en fazla 10 bin civarında istifa olabilir demiştim. Yeni partinin üye sayısı da en fazla bu seviyelerde olur. Bir kısmı CHP'den gelir, bir kısmı dışarıdan yeni katılır ama sonuçta yine yaklaşık 10 bin üyelik bir yapı oluşur. Yani CHP'nin hitap ettiği kitlenin içinden sadece bir parça almış olurlar" dedi.

"BAZI YENİ PARTİ'YE GİTMEK İSTEYENLER BENCE KARARSIZLIK YAŞIYOR"

Özkan, "Ama şöyle anlatayım; şu anda kamuoyunda konuşulan destek oranı yüzde 12-13 civarında. En son kurulmuş bir parti olmasının etkisiyle buna yüzde 2-3 daha ekleseniz bile en fazla yüzde 15'e ulaşır. Bursa özelinde konuşursak, 50 bin üye de olsa bunun yaklaşık 10-11 bininin yeni katılım olduğunu söylemek zor. Bana göre bu kadar yüksek bir rakam olmaz. Belki en fazla yüzde 20'lik bir artış, yeni üyelerle telafi edilebilecek bir durum söz konusu olabilir. Tabii niyet edenler var. Bugün de üye başvuruları yapıldı. Buraya geldiğimizden beri neredeyse her hafta toplu üye başvuruları alıyoruz ve genel merkeze iletiyoruz. İlçelerimiz şu an biraz kapalı olduğu için süreç yavaş ilerliyor. Hatta bazı ilçelerimiz adeta kuşatma altında. Yeni partiye geçeceğini söyleyenler var ama hâlâ tereddüt ediyorlar. Hani çocuklar vardır ya, boyunu aşan suya atlamaya çekinir; bir atlayacak gibi olur, sonra vazgeçer. Bana göre yeni partiye gitmeyi düşünenler de şu an böyle bir kararsızlık yaşıyor. 'Atlayayım mı, atlamayayım mı?' diye düşünüyorlar. Ben ise mevcut siyasi yelpazede yeni bir partiye ciddi anlamda yer olduğunu düşünmüyorum. Açık konuşayım; böyle bir boşluk, böyle bir alan ve böyle bir seçmen kitlesi görmüyorum. Kendi aralarında bin kişi, on bin kişi aynı şeyleri konuşuyor olabilirler ama hep aynı insanlar. O çevrenin dışından yeni bir seçmeni, yani on bin birinci kişiyi yanlarına çekebildiklerini düşünmüyorum" dedi.

"DOĞRUDAN TEPKİ GÖSTEREN OLMADI"

CHP Bursa İl Başkanlığı'na getirilmesinin ardından yaşananları anlatan Özkan, "Bana sadece bir kişi telefon edip 'Bana mesaj göndermeyin' dedi. O kadar. Onun dışında doğrudan tepki gösteren olmadı. Sevdiğimiz, saydığımız birkaç dostumuz ise 'Turgut Başkan, bunu nasıl kabul ettin? Hayal kırıklığı yaşadık' dedi. Ben de, 'Siyasi düşüncenize saygı duyuyorum' diye cevap verdim. Çünkü biz gerçekten partiliyiz. Bakıyorsunuz, görevden alınan bir ilçe başkanı; genel başkana, CHP'nin kurumsal yapısına, MYK üyelerine, PM üyelerine, bana ve birçok kişiye ağza alınmayacak sözler söylüyor. Buna rağmen biz ağırbaşlı davranıyoruz. Çünkü biz partiliyiz. Tartışmayı hakaretle değil, hukuk içinde yürütmeyi tercih ediyoruz. Gerekirse mahkemede, hukuk çerçevesinde hakkımızı ararız" ifadelerini kullandı.

"CHP'Lİ BELEDİYE BAŞKANLARININ GÖNLÜ TAM ANLAMIYLA CHP'DE DEĞİL"

Özkan, "Benim vicdani kanaatim şu; şu anda bu belediye başkanlarının hiçbirinin gönlü tam anlamıyla CHP'de değil. Bunu söylerken hem insani hem de siyasi bir değerlendirme yapıyorum. İnsani tarafı şu; sonuçta onları göreve getiren, birlikte çalıştıkları bir yönetim vardı. İnsan ister istemez kendisini siyasette destekleyen, birlikte mesai yaptığı ekibe karşı bir yakınlık hisseder. Bu çok doğal. Özellikle eski yönetimle uzun süre birlikte çalışan isimlerin bir anda tüm bağlarını koparmasını beklemek gerçekçi olmaz.Ama asıl mesele bu değil. Asıl mesele, onların da oturup 'Yeni partiye mi geçsek, CHP'de mi kalsak?' diye düşündüklerini tahmin etmem. Genel merkezden bize iletilen yaklaşım şu şekilde: Belediye bulunan ilçelerde herhangi bir tasarrufta bulunulmayacak. CHP çatısı altında görevine devam etmek isteyen belediye başkanlarıyla çalışılacak. Evet, bu butlan sürecinde bazı belediye başkanları eski il başkanına destek verdi, 'Yeni yönetimi tanımıyoruz' şeklinde açıklamalar yaptı. Bunlar yaşandı. Ancak bunları büyütmenin kimseye faydası yok" şeklinde konuştu.

"KİŞİSEL OLARAK KİMSEYLE PROBLEMİM YOK"

Özkan, "Benim bu isimlerin çoğuyla geçmişten gelen bir hukukum var. Daha önce il başkanlığı yaptığım dönemde birlikte çalıştığımız belediye başkanları da var, ilçe başkanları da var. Benim kişisel olarak kimseyle bir problemim yok. Benim tek kırmızı çizgim CHP'nin kurumsal yapısının zarar görmemesidir. Onun dışında beni aramışlar, aramamışlar; hayırlı olsun demişler ya da dememişler, açıkçası umurumda değil. Oradaki zarar ve hesaplarla ilgili de şikâyette bulunmak zorunda kaldım. Çünkü bir ay boyunca devir teslim yapılmasını istedim. Devir teslim yapılmaması da başlı başına bir suçtur. Hem Türk Ceza Kanunu hem de Siyasi Partiler Kanunu açısından bunun karşılığı vardır. Ben tekrar söylüyorum; bu benim kendi bürom olsaydı belki bu kadar üzerine gitmezdim. Bir çalışanım bana bunu yapsa, Allah'a havale eder işime devam ederdim. Ama burada temsil ettiğim yer CHP İl Başkanlığı. Ben partiyi temsil ediyorum. Dolayısıyla bir il başkanının yapması gereken neyse onu yapmak zorundayım. Bu konuda takdir hakkım yok" dedi.

"BURFAŞ'A BORÇ VAR"

BURFAŞ'a borçlu olduklarını belirten Özkan, "yaklaşık 5 milyon 55 bin lira borç var. Elbette ödeyeceğiz. Mecburen ödeyeceğiz. Sonuçta BURFAŞ kamuya ait bir kurum. Devletin bir kuruluşuna olan borcun ödenmesi gerekir. Bu konuda bir tereddüt yok. Ancak burada beni rahatsız eden başka bir konu var. Alt belgeleri henüz görmedik. Belgeler gelse de sonuç değişmeyecek; BURFAŞ'ın hileli ya da naylon fatura düzenlediğini ima etmiyorum. Böyle bir iddiam da yok. Ama harcamaların ayrıntısını bilmek istiyorum. Ancak yakışıksız olan şu; bu borçlar üç yıl boyunca biriktirilmiş. Belki şöyle denebilir: 'Hazirana kadar etkinlik yaptık, görevden alınacağımızı bilmiyorduk.' Tamam, bunu anlayabilirim. Ama siz oraya seçilmişsiniz, önünüzde bir dönem daha var. İnsan hiç mi ödeme yapmaz?Bakıyorsunuz, olağan genel kurul yapılmış. Tek aday var; görevden alınan başkan yeniden tek aday olarak seçime girmiş. Sadece salon için 750 bin lira ödenmiş, süsleme için de 450 bin lira harcanmış. Sonuçta tek adaylı bir kongreden bahsediyoruz. Sosyal demokrat, sol bir partinin kongresinde 450 bin liralık süsleme yapılmasını gerçekten sorguluyorum. Bu bir parti kongresi mi, yoksa Tarkan konseri mi?" cümlelerini kullandı.

"ŞU AN PARTİDE TAŞLAR YERİNE OTURUYOR"

Özkan, "Yaşar Okuyan döneminden bir örnek vereyim. Ben il başkanıydım. Kendisi bakanlık yapmış, merkez sağdan gelen önemli bir siyasetçiydi. Beni arayıp, 'Başkanım, Bursa'ya bir cenazeye geliyorum, bilginiz olsun' dedi. Aramızda siyasi görüş ayrılıkları olabilir ama bu bir nezaket örneğidir. Bir başka örnek daha vereyim. Bir milletvekili beni aradı ve, 'Başkanım, Bursa'ya kız istemeye geliyoruz. Adımı Bursa'da duyar da size haber vermediğimi düşünmeyin. Size nezaketsizlik yapmak istemem. İlinizi ziyaret edemeyeceğim, sadece kısa süreliğine gelip gece geri döneceğim' dedi. Düşünebiliyor musunuz bu hassasiyeti? İşte buna siyaset nezaketi denir. Ama bizim milletvekillerimizden biri, ismini vermeyeyim, zaten kendisi anlayacaktır. Kemalpaşa'da bir programa gidiyor; ne ilçe başkanının haberi var ne de il başkanının. İlçe başkanı, 'Başkanım, bana göre program yapıyorlar' diyor. Kendisine 'Haber vermek zorunda değilim' cevabı veriliyor. İşte sorun burada. Şu anda partide taşlar yerine oturuyor. Halkımız da partililerimiz de merak etmesin. Sanırım ilk kez siyasi teamülleri bilen, siyasetin gereklerini uygulayan bir il başkanıyla karşı karşıya kaldıkları için zorlanıyorlar" dedi.

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2026.07.24 17:24 - Son Güncellenme: 2026.07.24 17:39 - MERVE DENİZ EKİCİ
A