CHP Bursa'dan 1 Mayıs mesajı: Grev çadırlarında değil, meydanlarda halaylarla kutlayacağız
CHP Bursa İl Başkanı Zafer Yıldız 1 Mayıs mesajı yayınladı.
2015.04.30 10:45 - Son Güncellenme: 2015.04.30 10:45 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Yıldız mesajında şunları kaydetti:
"1 Mayıs", en yüce değer olan emeğin, alın terinin, üreterek çalışmanın gücünün kutlandığı, tüm işçilerimizin ve emekçilerimizin günü... Kanla, alın teriyle yazılmış, dayanışmanın ve mücadelenin günü... Birlik, beraberlik, dayanışma inancı ve umuduyla, emek için, demokrasi için mücadele eden, tüm emekçilerin bayramını kutluyorum. Artık, "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü"nün grev çadırlarında değil, tomaların gölgesinde değil, meydanlarda el ele, kol kola, halaylarla, türkülerle kutlanmasını diliyorum. Emek mücadelesinde can veren emekçi kardeşlerimi de rahmetle anıyorum...
Ülkemizdeki emekçiler ne yazı ki "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü"nü bir bayram gibi kutlayamıyor. Çünkü AKP dönemindeki yanlış özelleştirmelerle, çağdaş kölelik olarak tanımlanan taşeronlaştırmalarla, sosyal güvenliğin tasfiyesiyle, emekçilerimiz işsizliğin ve yoksulluğun pençesinde kıvranır hale geldi.
İşsizler ordusu giderek büyüyor. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), işsiz olup da iş aramayanlar ile iş bulma umudunu yitirenlerin "işsizler" arasında sayılması, buna karın tokluğuna çalışan 1 milyon 253 bin kişinin eklenmesiyle, gerçek işsiz sayısının 6 milyon 197 bine ulaştığını açıkladı.
Baskı ve tehditlerle sendikasızlaştırılan emekçilerimiz, ne yazık ki üretimden gelen gücünü de kullanamaz hale geldiler. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2015 Ocak ayı istatistiklerine göre, 12 milyon 180 bin 945 işçiden, sadece 1 milyon 297 bin 464'ünün sendikaya üyeliği bulunuyor. Ancak kimi emek örgütlerinin, emeğin mücadelesini yapmak yerine, yandaş olmayı tercih ettikleri de çok acı bir gerçek.
Bugün kentimizdeki bazı iş yerlerinde, emekçilerimiz onurlu bir direniş örneği sergiliyorlar. Sarı sendikaya ve patronların örgütüne karşı çeşitli fabrikalarda metal işçilerinin isyanı var. Yine işten atılan Nestle işçileri, sendikalı bir şekilde geri alınabilmek için, bir süredir açlık grevi yapıyorlar. Emeğinin hakkı, insanca yaşam için mücadele veren bu emekçilerimizin, Cumhuriyet Halk Partisi olarak sonuna kadar yanlarındayız. Çünkü CHP Tüzüğü'nde, "Tüm emekçilerin örgütlenme, toplu sözleşme, grev haklarının tanınmasını sağlamak, insanca çalışma koşullarını güvence altına almak" maddesi bir amaç olarak belirlenmiştir.
Oysa emekçilerimizin örgütlenememesinin önündeki en büyük engel taşeronlaşma. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 2014 sonu itibariyle Türkiye'deki taşeron işçi sayısının 1 milyon 482 bin 690 olduğunu açıkladı. Taşeronlarda, kayıt dışı olarak, sosyal güvenceden yoksun çalıştırılan emekçilerimiz, bunu sonucu olarak da iş cinayetlerine kurban gidiyor.
AKP iktidarı döneminde, resmi rakamlarla 11 bin 282 kişinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği belirtiliyor. Ancak kayıt dışı iş cinayetleri de dikkate alındığında, ölenlerin sayısının 10 binlere varacağından hiç şüphe yok. Soma'da, Ermenek'te, Mecidiyeköy'deki inşaatta, vahşi kapitalizm koşullarında alın teri akıtanlar, alınabilecek önlemler olmasında rağmen, kar hırsı uğruna ne yazık ki feci şekilde hayatlarını kaybettiler. Alınabilecek önlemler varken, bunlara "kaza" ya da "kader" denebilir mi? Bunun adı açıkça "iş cinayeti"dir...
İşte Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında, Atatürk'ümüzün "Her fabrika bir kaledir" sözünden hareketle, işçimizin, emekçimizin alın terinin karşılığını alabilmesi, güvenli bir geleceğe kavuşması için, çağdaş kölelik olan taşeronluk sistemine son vereceğiz. Bu vahşi kapitalizm koşullarında çalışan işçilerimizi kadroya alarak, asgari ücreti vergi dışı bırakarak, iş garantili eğitimden geçirerek, daha insanca yaşamanın koşullarını yaratacağız. Çünkü: Bizlerin ellerindedir gelen ışıklı günler/Günlerin bugün getirdiği baskı, zulüm ve kandır/Ancak bu böyle gitmez, sömürü devam etmez/Yepyeni hayat gelir bizde ve her yere...