CHP Bursa'da Salı Söyleşileri'nin konuğu Öney Cankurtaran oldu
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, CHP Bursa İl Başkanlığı'nın düzenlediği Salı Söyleşileri etkinliğinin konuğu oldu. Siyasette algı yönetimi konu başlığında gerçekleşen söyleşi öncesi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cankurtaran; "Başkanlık da cinsel istismar konusu da gündem kapatmak, gündemi ötelemek adına yapılan çalışmalardır. Türkiye vatandaşıyla dalga geçmeyin, aklımızla oynamayın" dedi.
2016.11.23 15:42 - Son Güncellenme: 2016.11.23 15:43 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Cumhuriyet Halk Partisi Tanıtım ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, CHP Bursa İl Başkanlığı'nın düzenlediği Salı Söyleşileri etkinliğinin konuğu oldu. Söyleşi öncesi basın toplantısında gündemi değerlendiren Cankurtaran, Bursa'da olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Gündemin çok ağır olduğunu belirten Cankurtaran, son 3-4 gündür kamuoyunu meşgul eden ayrı bir acılarının olduğunu dile getirerek; "Cinsel istismarla ilgili öne sürülen önerge özellikle kadınlarımız, annelerimiz, babalarımız olmak üzere bütün Türkiye'de çok büyük bir yankı uyandırdı. Türkiye şunu fark etti; bizler çocuklarımıza arkadaşlığı, dostluğu değil gün geçtikte savaşı, düşmanlığı öğretir hale geldik. Bizler çocuklarımıza ülkemizin güzel türkülerini değil, ağıtları ezberletir hale geldik. Gelinen son noktada maalesef gerici bir zihniyetin aşırı bir söylemiyle yıkıldık. Bu, gündem olmaması gereken bir konuydu aslında ama belki de başka bir şeyleri örtmek için gündeme getirildi" dedi. 2015 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından geri çekilen yasayı hatırlatan Cankurtaran; "Daha önce imam nikahı kıyıldığı zaman resmi nikah kıyılma zorunluluğu da vardı. O döneme kadar resmi nikahın imam nikahından önce kıyılma şartı, çocuk evliliklerinin önünü de biraz kesmişti. Çünkü medeni kanunda 18 yaşından küçük olan herkes çocuktur. 17 yaş evlenme sınırıdır, 16 yaş mahkeme kararıyla alınır. Bu şekilde resmi nikahın imam nikahından önce kıyılması evlilik yaşını yükselterek çocuk evliliklerinin önünü kesmiş olacak. Bursa'dan tekrar bu yasa geri getirilmeli. Çocuk evliliklerinin önünü kesmek açısından bir önlem olabilir. Bir daha asla bu şekilde cinsel istismarı meşru kılacak hiçbir yasanın gelmemesini diliyoruz. Zira hiçbir çocuğun sessiz çığlığı hiçbir annenin rızası olmadan döktüğü o gözyaşları önünde hiçbir yasa ve iktidar duramaz" açıklamasında bulundu.
EKONOMİYİ ENDİŞEYLE GÖZLEMLİYORUZ
Türkiye'nin ekonomideki gidişatını endişeyle takip ettiklerini ifade eden Yasemin Öney Cankurtaran, vatandaşın en önemli gündeminin de ekonomi olduğunu belirterek; "Ekonomi, geçim sıkıntısı ve işsizlik tabi bütün bunların katalizörü olarak ön perdedeki doların yükselişi. AKP hükümeti 7 Haziran 2015 tarihinde 'Bana tek başıma yetki vermediniz, tek başıma yetki verin Türkiye'deki tüm kaos, belirsizlik ve krizi yok edeceğim' dedi. Gezi olaylarını hatırlarsanız dolar 1.80'den 1.90'a çıkmıştı ve bir faiz lobisinden bahsedilmişti. 1 Kasım'da yeniden tek başlarına hükümete geldiler, sonuç ortada. Bugün 3.40'lara dayanmış dolar kuruyla, o gün gezi olaylarında doların yükselmesine sebep olan her yerde faiz lobisi diye bağıranlara sormak istiyorum; ne oldu o faiz lobisi?" dedi. "Doların yükselmesiyle beraber işsizlik, borçlanma, geçim sıkıntısı Türkiye'de tavan yapmış durumda" diyen Cankurtaran sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben ekonomistim ve ekonomide şuna bakarım; öğrenci harçlığını aldığında, emekli maaşını çektiğinde, çalışan maaşını aldıktan bir hafta sonra cebinde ne kalıyor? Carı açık, iç borç, dış borç gibi rakamların değil, kalkınmışlık düzeyinin önemli olduğunu düşünürüm. Türkiye kalkınmışlık düzeyinde nerede?1 Kasım'da bize yetki verin, ekonomiyi de düzeltelim, terörü de bitirelim, tüm dünyayla barışı da sağlayalım diyen hükümet geçmiş dönemde bütün bunlarla dışarıyı suçluyordu. Şu anda kimi suçlayacak çok merak ediyoruz. Ekonomideki bu gidişatı açıkçası endişeyle gözlemliyoruz."
GÜNDEMİ GİZLEMEK İÇİN YAPILIYOR
Başkanlık konusuna da değinen Cankurtaran, bu söylemlerin gündem değiştirme ya da öteleme amacıyla bilinçli olarak yapıldığını dile getirerek; "CHP olarak başkanlık hakkında ne düşündüğümüzü sorduklarında ben ilk önce şunu söylemek istiyorum; Bugün Türkiye'nin gündeminde neden başkanlık var? AKP hükümeti her zaman olduğu gibi asıl konuyu örtmek, gündemi gizlemek adına başka gündemler çıkarıyor. Başkanlık da, cinsel istismar konusu da gündem kapatmak, gündemi ötelemek adına yapılan çalışmalardır. Başkanlıkla ilgili yapacakları referandumda belki de başarılı olmadıklarını, olamayacaklarını görüp halkı kandırmak adına başkanlığın adını Cumhurbaşkanlığı şekline çeviriyorlar. Türkiye vatandaşıyla dalga geçmeyin, aklımızla oynamayın. Bunun otoriter bir sisteme gideceğini, bal gibi de diktatörlüğün başka bir versiyonu olduğunu, adını ne koyarsanız koyun Cumhuriyet Halk Partisi'nin asla kabul etmeyeceği bir sistem olduğunu, 140 yıllık bu topraklarda gelenek haline gelmiş parlamenter sistemin Türkiye adına en iyi sistem olduğunu tekrar tekrar vurgulamak istiyoruz" şeklinde konuştu.
BURSA'YA VERDİĞİNİZ SÖZLERİ TUTUN
Bursa'nın gündemine de değinen Yasemin Öney Cankurtaran, Bursa'daki en büyük sorunun göç olduğunu ifade etti. Bütün verilerin göç sorununu işaret ettiğini belirten Cankurtaran; "Sadece şehir dışından gelen göçler değil, kırsal alandan gelen göçlerin de genç nüfusun da çok yoğun göç yaptığını görüyoruz. Bu tabii Bursa merkezinde yoğun bir dengesizliğe sebep oluyor. Şehrin yapılaşmasını, tarımı ve işsizliği daha çok körükleyen bir sistem haline gelmiş" dedi. "Hükümetin vaatleriyle ilgili de Bursa'nın bir sorunu var" diyen Cankurtaran sözlerini şöyle sürdürdü: "Hükümet her alanda vaatlerini erteleme yoluna gidiyor. Ben buradan tekrar söyleyeyim CHP iktidara gelmediği halde en büyük vaatlerinden biri olan asgari ücreti 1500 TL'ye çıkarmak konusunda kendi belediyelerimizde uyguladık. Seçim vaadimizi iktidara gelmeden uygulayan bir parti olarak gurur duyduğumuzu belirtmek istiyorum. AKP'li yetkililere de buradan sesleniyorum; lütfen sözlerinizi yerine getirin. 2012'de hızlı tren projesi başlayacaktı. Yıl 2016 ve iptal oldu. 400 milyon TL harcandı ve iptal edildi. Yüz karası bir durumdur bu. Siz daha önceden fizibilite yapmayıp gidiyorsunuz söz veriyorsunuz, başlıyorsunuz, 400 milyon para harcıyorsunuz, ayıptır. Bu ülkede her 4 çocuktan biri aç yatıyor. Bizim bir kuruşluk sokağa atılacak vergimiz yok. AKP hükümetini Bursa'ya verdiği sözleri tutmaya davet ediyoruz burada. Ayrıca yine Tirilye ve Gemlik'te zeytincilikle ilgili, arazilerin talan edildiğini ve ranta kurban gittiğini görüyoruz. Buradan yine söylüyoruz zeytinliklerimize ve zeytincilerimize sahip çıkalım ve mağduriyet yaratmayalım. Bursa Türkiye'nin 5. büyük şehri ama meclis bazında ve Türkiye bütçesi açısından aynı oranda payı alamayan şehirlerimizden. Buradan bu uyarımızı da yapalım. Güzel ve yeşil Bursa'mızda sanayinin gelişmesi adına hükümet üzerine düşen görevi yapmalıdır."
ALGILAR, GERÇEKLERİN ÖNÜNDEDİR
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran gündemi değerlendirmesinin ardından, Siyasette algı yönetimi konusunda partililere sunum yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendisini anlatabileceği bir medyanın kalmadığını belirten Cankurtaran, bu sebeple partinin iletişimi yüz yüze yapması gerektiğini söyledi. İletişim öncelikle algıyla başladığını ifade eden Cankurtaran, algıların gerçeklerin önünde olduğunu vurgulayarak; "Türkiye bugün siyaseten gerçeklerle değil, birilerinin doğrularıyla yönetiliyor. Muhalefetin görevi, o doğruyla gerçek arasındaki sapmayı minimize etmektir. Çünkü insanlar sadece algılarıyla hareket ediyorlar. Öğrenmeden, başkalarının doğrularıyla bilgi birikimi oluşturuyorlar. İnsanlara bildiği bir gerçek konusunda algılatma yapılamaz. Bu yüzden bizzat yaşayarak öğrenmiş insanların algısını yönetilmesi çok zordur" dedi. Algı yönetiminin bir bilim olarak uzun zamandır kullanıldığını dile getiren Cankurtaran, tarihsel örnekler de sunarak; "Hitler'in propagandadan sorumlu bakanı ve bir psikiyatrist olan Goebbles, Kızılderililerin şeflerine nasıl bu kadar bağlı olduklarını incelemiş. İnsanları yönetmenin, bilinçleriyle oynamaktan geçtiğini keşfetmiştir. Pentagon bunu 1970'li yıllarda araştırmaya başladı ve 1980'de bilim olarak kullanılıyordu. Onlar da araştırmalarını Mevlana ile yapmışlar. Mevleviliği inceleyerek, kendi etraflarında dönmelerindeki durumları, beyin katmanlarının nasıl kullanılabileceği ile ilgili bilgi vermiş" açıklamasında bulundu. Algı yönetiminin insanlar arasında düşmanlık yaratmak için, onlar arasındaki küçük farklılıkları bulmak gibi yöntemlerle yapıldığını anlatan Cankurtaran tekrarlanan mesajların çok önemli olduğunu vurgulayarak; "Bizim çok güzel politikalarımız var. CHP olarak çok güzel şeyler yapıyoruz ama bunları yeterince tekrar etmemiz de gerekiyor" uyarısında bulundu.