Cemaati kızdıracak illüzyon yazısı
Başbakan Erdoğan'ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan, cemaatin oluşturduğu illüzyonun çöktüğünü yazdı.
2014.01.23 09:20 - Son Güncellenme: 2014.01.23 09:21 - Medya - HABER MERKEZİ
Akdoğan, hem insafsızca saldıran, hem hiçbir şey yokmuş gibi mağdur edebiyatına sığınan sahtekarlığın kabak tadı verdiğini yazdı.
Paralel yapılanmanın yol açtığını iddia ettiği mağduriyetleri yazan Başbakan Erdoğan'ın en yakınındaki isimlerden biri olan Akdoğan, 17 Aralık süreci sonrası yaşananları bugünkü köşesinde ele aldı.
Yeni Şafak gazetesinde Yasin Doğan takma adıyla krizde gelinen son durumu yazan Akdoğan, yaşanan sıkıntıların hayra dönüştüğü görüşünde. Cemaat medyasının "mağdur ediliyoruz" söylemine tepki gösteren yazar, geçmişte paralel yapılanmanın kurbanlarını hatırlatarak cevap verdi.
CANAVARLAŞAN DEVLET KAVRAMI YENİDEN KEŞFEDİLDİ
(...)Mesela bürokraside yaşanan kıyımlar, makam mevki için yaşatılan zulüm ve haksızlıklar gündeme taşındı. Meğer yüzlerce insana paralel yapı tarafından büyük mağduriyetler yaşatılmış. Bir makam uğruna ne güneşler batırılmış, ne ocaklar söndürülmüş, ne çamurlar atılmış. Sessiz mağdurlar ses vermeye başladılar.
Mesela 'canavarlaşan devlet' kavramı yeniden keşfedildi. Devlet aygıtını kullanarak büyük bir operasyon kabiliyetine ulaşan paralel yapı makinenin dişlileri arasında bir çok insanı ezmesine rağmen sanki hükümet devletleşerek insanlara zulüm ediyor gibi bir tezvirata başladı. Son dönemde hükümetin otoriterleştiği kanaatini üreten uygulamaların bir çoğuna kendileri imza atmasına rağmen hükümetin mağduriyetler ürettiği tezi kimsenin itibar etmediği çok komik bir argümana dönüştü."
MAĞDUR EDEBİYATI KABAK TADI VERİYOR
Eleştiriler bununla sınırlı değil elbette. 17 Aralık süreci sonrası insanlara müthiş bir özgüven geldiğini anlatan Akdoğan, paralelcilerin güven sarsıntısı yaşadığını, illüzyonun nasıl çöktüğünü böyle açıkladı:
"En önemli kazanım ise kendi networklarında ürettikleri şehir efsanelerinin, uydurma hikayelerin, yalan-yanlış senaryoların artık yutulmaması... Herkesi saf yerine koyarak ürettikleri yalan hikayeler artık asıl olayı perdelemeye yetmiyor. Madalyonun bir yüzündeki tebessüm diğer yüzündeki korkunçluğu gizleyemiyor. İllüzyona dönüşen çift yönlülük artık açık seçik kendisini gösteriyor. Hem insafsızca saldıran, hem hiçbir şey yokmuş gibi mağdur edebiyatına sığınan sahtekarlık kabak tadı veriyor.
Olanda elbette hayır vardır. Yaşanan her musibetten dersler çıkarmak gerekir. Şer gibi görünenden hayır sudur edebilir. Özeleştiri, muhasebe, murakebe, samimi sorgulama hayırlı sonuçlar için kaçınılmazdır. Her türlü yanlışa karşı doğruyu yapmak, samimi bir şekilde hayır için çaba göstermek asıl olmalıdır."