Büyük kentler değer kazanıyor
İSTANBUL Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Gökhan Oral, Türkiye'de artık siyasal yapılanmaya büyük kentlerin yön verdiğini söyledi.
2013.04.03 13:20 - Son Güncellenme: 2013.04.03 13:21 - Güncel - HABER MERKEZİ
Prof.Dr. Gökhan Oral, Kayseri Emniyet Müdürlüğü'nün personeline yönelik olarak düzenlenen 'Şiddet, aile içi şiddet ve göç' konulu konferasta yaptığı konuşmada, kentleşme süreci sonunda büyük kentlerin ekonomiye, sanayiye ve siyasete yön verdiğini, önümüzdeki 20 yıl içerisinde büyük kentlerin bu işlevlerinin daha da fazla önem kazanacağına dikkat çekti.
Prof.Dr. Oral, Türkiye'de artık 3 büyük kent dışında, giderek büyüyen ve gelişen büyük kentlerin de ortaya çıktığını belirterek, ''Kayseri, Konya, Gaziantep, Adana ve Denizli de artık Türkiye'nin büyük kentleri arasına katıldı. Büyük kenterimizin nüfusları 3'e katladı. Büyük kentler sanayi ve ekonominin dışında siyasal yapılaşmaya da artık yön vermeye başladı. Bir ev yapıyorsunuz, daha sonra bu ev sizin ihtiyacınıza cevap vermiyor, dar geliyor. Büyük kentler de öyle. Ne kadar altyapıya önem verseniz de, aşırı göç ve hızlı büyüme sonucu altyapılar yetersiz kalıyor. Yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Şehirler insanı değersizleştiriyor. Yoğun karmaşa ve iş hayatı sonucu insanlar yalnızlaşıyor, hırçınlaşıyor ve birbirleriyle daha çok kavga eder hale geliyor. Kent yaşamı bireysel şiddeti ve aile içi şiddeti artırıyor'' dedi.
Sosyolag Aylin Yakupoğlu da konuşmasında Türktiye'de kentleşmenin 1950 yılından sonra başladığını ancak geç ilerlediğini belirtti. Kentler ve nüfus arttıkça insanların sorunlarının da giderek arttığını belirten Yakupoğlu, "Binalar yapılıyor ama eski kent kültürleri giderek yok oluyor. Kentler para ekonomisi üzerine kuruluyor. İnsanlar birbirlerine kuşkuyla bakıyor. İnsanlar geriliyor, yoğun trafik bile insanlar üzerinde yoğun tahribat yapıyor. En küçük bir olay bile kavgaya şiddete uzanıyor.Yaşam zorlaştıkça insanlar hırçınlaşıyor, şiddet olayları artıyor'' diye konuştu.
Yakupoğlu, büyük kentlere gelen insanların çevre ile uyum kurmakta zorlandıklarını, özgüvenin azalması sonucu siddet olaylarının artış gösterdiğini, kültürel çatışmaların da önemli bir sorun olarak ortaya çıktığını kaydetti.