BURSALI FATMA İSYANIN EN MİNİK TANIĞI
Libya'dan 22 saat yolculuk sonrası Muğla'nın Marmaris limanına gelen Orhangazi-1 feribotunun en küçük fertlerinden birisi Bursalı Fatma Naz Çakmak isimli 10 aylık bebek oldu.
2011.02.25 10:17 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Güncel - HABER MERKEZİ
Libya'dan 22 saat yolculuk sonrası Muğla'nın Marmaris limanına gelen Orhangazi-1 feribotunun en küçük fertlerinden birisi Fatma Naz Çakmak isimli 10 aylık bebek oldu.
Babası Ferhat Çakmak, Libya'da yaşadıklarını anlatırken, kızı Fatma Naz'ı bir an olsun kucağından eksik etmediğini söyledi. Çakmak, "Bize isyancılar iyi davrandı. Küçük kızım Fatma Naz ne olup bittiğini bilmediği ve silah seslerinden etkilenmemesi için kucağımdan hiç ayırmadım. Feribota bindikten sonra 22 saat denizde yolculuk yaptık. Bu süre içinde de kızımdan ayrılmadım. Marmaris'ten Bursa'ya gideceğiz" dedi.
İSYANIN İÇİNDE DOĞDU
Öte yandan bir bebek hikayesi de Antalya'dan geldi. Libya'da gözlerini dünyaya açan Onur Eren, kendisini isyanın içinde buldu.
10 yıldır ailesiyle birlikte Libya'nın Bingazi şehrinde yaşayan kaporta-boya ustası Levent Çalışkan (39) ve Melda Çalışkan (34) çiftinin 10 Şubat'ta bir erkek çocukları dünyaya geldi. Doğumdan sadece 2 gün sonra Libya'da patlak veren olaylar nedeniyle evlerine kapanan aile, dün gece Orhangazi- feribotu ile 20 saatlik zorlu yolculuktan sonra Marmaris'e geldi.
Bin 486 Türk ve 30 yabancı uyruklu yolcunun en küçüğü,10 günlük adı açıklanmayan minik bebek oldu. Pasaport işlemlerinde Onur Eren adı verilen minik bebek, limandaki karşılamadan sonra ailesiyle birlikte Antalya'daki akrabalarının yanına geldi.
Normal doğumun 21 Şubat'ta olması gerekirken 10 Şubat'ta sezaryen ile minik Eren'in dünyaya geldiğini belirten anne Melda Çalışkan, "Doğum yaptım. Birkaç gün sonra olaylar başladı. Psikolojimiz bozuldu. Yan binaya havan topu attılar. Panjurlar kapalı durdu. Sürekli silah sesleri geliyordu. 2 gün sonra durdu. Bu seferde sevinç başladı. Bingazi'de pansuman için bile hastaneye gidemiyordum. Doktor bulamıyorduk. Dikişlerimin alınası lazımdı. Orada kalan insanlara üzülüyorum" dedi.
Bingazi'deki hayatının çok iyi olduğunu ve bir bavulla ülkeyi terk etmek zorunda kaldıklarını belirten baba Levent Çlışkan, "Olaylar başlayınca iş, evi kapatıp geldik. Çocukta 'sarılık var' dediler ama doktora gidemedik. Kimliğini de çıkaramadık. Çıkış işlemleri yapabilmek için bir isim verdik. Zor günlerdi. Düzelirse dönmeyi düşünüyorum" diye konuştu.