Bursa'yı depremle birlikte heyelan da vuracak
Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Başkanı Mustafa Arık ise, "Bursa'da iki fay hattı var. 1855 depreminin üzerinden 156 yıl geçti, 25 yıl sonra Bursa fayında bir faaliyet bekleniyor. Geyve-İznik fay hattı ise 500 yıldır suskun. Yıllık aktivitesi 9 milim olduğuna göre 7 ve 10 arasında deprem oluşturabilir. Sahip olunan jeotermal sular da şehrin aktifliğini gösteriyor" dedi.
2011.12.24 12:12 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Kent Konseyi'nin düzenlediği 'Bursa Konuşuyor' adlı toplantıda deprem masaya yatırıldı. Atatürk Kongre Kültür Merkezi (Merinos AKKM) Başkanlık Salonu'nda yapılan toplantıda, deprem gerçeği ve Bursa'nın taşıdığı riskler akademisyenler ve meslek odaları temsilcileri tarafından tartışıldı. Toplantıyı yöneten Kent Konseyi Başkanı Mehmet Semih Pala, insan hayatını ani bir şekilde etkileyen depremi önemsediklerini belirterek, "Deprem kaçınılmaz bir gerçektir. Bir gün mutlaka olacak. Bundan kaçmak mümkün değil,
sadece tedbir alınabilir. En yıkıcı depremlerde bile nasıl davranacağımızı tespit etmeliyiz. Çalışmalarımızı yaparsak galip geliriz. Yapıdan sosyal çalışmalara kadar deprem öncesi ve sonrası konuşulmalıdır. Biz de konuyu 'Bursa Konuşuyor' toplantısına taşıdık. Çıkan sonuçları bir rapor haline getirerek yetkililere ileteceğiz ve takibini yapacağız. Ankara tarafından deprem hakkında ciddi tedbirler alma noktasına gelinmiştir. Birçok yerin yıkılacağı görünüyor. İktidar ve muhalefetiyle kararlılık söz
konusudur" dedi.
Bursa'da yaşayan yabancılar adına söz alan Bursa Kent Konseyi Yabancılar Çalışma Grubu Temsilcisi Anya Mckee, doğal afetlerin acı sonuçları olduğu gibi insanlara din, dil ve ırk ayrımı olmaksızın bir arada çalışılabileceğini de gösterdiğini söyledi. Son Van depreminde farklı ülkelerden gelen insanların bir can daha kurtarmak için birlikte çalıştığını anlatan Meckee, Bursa'da tahminen 100 bin yabancı olduğuna dikkat çekti. Oluşturulacak acil eylem planına yabancıların da ihtiyaç duyacağını kaydeden Mckee, yabancıların herhangi Türkçe ikazı anlayamayacağına dikkat çekti. Mckee, deprem anında nasıl davranılacağı yönünde yabancılara yönelik el kitapçıkları hazırlanmasının faydalı olacağını belirtti.
"BURSA FAYLARLA ÇEVRİLİ"
Jeofizik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Murat Arabacı ise, 1964 ile 2011 yılları arasına bakıldığında yer yüzünde yılda 65 bin ile 100 bin irili ufaklı deprem olduğunu belirtirken, Türkiye'de 8 ve üzerinde hiç depremin olmamasını bir şans olarak yorumladı. Türkiye'nin deprem büyüklükleri bakımından dünyada ikinci önemli ülke olduğunu hatırlatan Arabacı, "Bu kadar büyük deprem olmamasına rağmen deprem hasarları bakımından birinci önemli ülkeyiz. Ülkemizde ortalama hasar yapan deprem büyüklüğü
6.1'dir. Bölgelere göre Doğu Anadolu'da 4, Orta Anadolu'da 5.7, Batı Anadolu'da 6.1'e denk çıkmaktadır. Ülkemizde yoksulluk artıkça depremin yıkılıcılığı da artmaktadır. Bursa'ya bakıldığında etrafının denizlerle değil, faylarla çevrili olduğunu görülecektir. Doğuda Eskişehir fay zonu, batıda Gönen fay zonu, güneyde Kütahya-Simav-Gediz fay zonları, kuzeyde ise hem Gemlik, hem de İstanbul depremleri vardır. Ayrıca Bursa merkezden geçen bir fay vardır. 1855 yılında iki tane deprem üretmiştir" diye konuştu.
Marmara'da sadece İstanbul'un tehdit altında olmadığını ifade eden Arabacı, Bursa'nın da deprem riski taşıdığını dile getirdi. Depreme bağlı heyelan riskinin de Bursa'da olduğunu kaydeden Arabacı, "Bursa'da 23 kilometrelik bir deformasyon bulunmaktadır. Bu da 6.7 büyüklüğünde bir deprem üretebilir. Bursa için riskin kapıda olduğunu söyleyebiliriz. Büyükşehir Belediyesi ile TÜBİTAK arasında yürütülen çalışmaları önemsiyoruz. Doğayla savaşan değil, iş birliği yapan bir toplumun hasretini çeken insanımız, bilimin aydınlığından payını düşeni alacaktır" dedi.
TOKİ İstanbul Uygulama Daire Başkanı Niyazi Özdemir ise 'TOKİ ve deprem' konusunda bir sunum yaptı. Özdemir, TÜİK verilerine göre Türkiye'de bulunan 18 milyon meskenin yüzde 45'inin muhtemel bir depremde yıkılabileceğine dikkat çekti. Hedeflerinin bir nebze de olsa bu konutları yıkıp yeniden yapmak olduğunu belirten Özdemir, bunun ancak bütün kesimlerin iş birliğiyle başarılabileceğini kaydetti.
"BURSA OVASINDA 23 KİLOMETRELİK DEFORMASYON HAREKETİ TESPİT ETTİK"
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Hakan Kutoğlu ise, 'Jeofizik araştırmalar ışığında Bursa'da deprem gerçeği ve çözüm yolları' konulu bir konuşma yaptı. Yapılan çalışmalar sonucunda sadece İstanbul'un değil, Bursa başta olmak üzere Güney Marmara'nın da tehdit altında olduğunun ortaya çıktığını anlatan Kutoğlu, "Yaptığımız çalışmalarda Bursa ovasında 23 kilometrelik deformasyon hareketi bulduk. Demirtaş bölgesinden Nilüfer'e kadar uzanan bir yapı ortaya çıktı. Ovada mümkün olduğunda az katlı binalar yapılmalı, bina stoku seyreltilmeli. Heyelan riski yüzünden Uludağ eteklerinde 20 dereceden fazla meyilli arazilere bina yapılmamalı. Sağlam zeminlerde yeni imar alanları oluşturulmalı. Havzadaki deformasyon gelişimi de mutlaka izlenmelidir" diye konuştu.
Gemlik Belediyesi Başkanvekili Refik Yılmaz ise, yaz aylarında 250 bine yakın nüfusa sahip olduklarını dile getirdi. Gemlik merkezdeki zeminin tamamen balçık olduğuna dikkat çeken Yılmaz, mezarlıkların ise sağlam zemin üzerinde bulunduğunu kaydetti. Gemlik'in el birliğiyle sağlam zeminlere çekilmesi gerektiğini hatırlatan Yılmaz, bu planı kamuoyuna sunduklarında tepki almalarına anlam veremediğini belirtti.
"25 YIL SONRA BURSA FAYINDA HAREKETLENME BEKLENİYOR"
Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mustafa Arık ise, Bursa fayının doğudan Derekızık- Burhaniye köyünden başlayarak Uluabat'a kadar devam eden 45 kilometre uzunluğundaki Kuzey Anadolu fay hattının alt fay zonu olduğunu anlattı. Arık, "Bursa fayının ortaya çıkması 180 ile 260 yıllık periyoda sahiptir. 1855 depreminden bugüne 156 yıllık süreç geçti. Herhalde 25 yıl sonra Bursa fayında da faaliyet bekleniyor. Bursa'da ikinci olarak Geyve-İznik fay hattı da bulunuyor. Gemlik ilçesi ve
Bandırma Körfezi'ne kadar uzanabiliyor. Bu fay hattı 500 yıldır suskunluğunu sürdürüyor. Yıllık aktivitesi 9 milim olduğuna göre 7 ve 10 arasında deprem oluşturabilir. Sahip olunan jeotermal sular da şehrin aktifliğini göstermektedir" diye konuştu.
Bursa'da depreme karşı birtakım çalışmaların yapıldığını anlatan Arık, halkın deprem anında binaları terk ettiğinde vakit geçirebilecekleri boş alanlar da olması gerektiğini söyledi.
Bursa Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürü İbrahim Tarı 'Doğal afetler ve Bursa' adlı sunum yaptı. Bursa'nın İstanbul'dan daha tehlikeli bir deprem riski altında olduğunu kaydeden Tarı, yaptıkları çalışmaları anlattı. Mahalle Afet Gönüllüleri projesini Bursa'da başlattıklarını ancak gönüllü bulmakta sıkıntı çektiklerini ifade eden Tarı, halkın bu projeye destek olmasını istedi.
Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Murat Uşun tarafından Büyükşehir Belediyesi tarafından 1999 depreminden bu yana yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 'Zemin Etütleri Araştırma Birimi' kurulduğunu anlatan Uşun, planlamaya yönelik ise zemin değerlendirme haritası ve raporu hazırladıklarını söyledi. Büyükşehir Belediyesi'nin parsel bazında zemin etüt çalışmalarını devam ettirdiğini kaydeden Uşun, belediyeye ait binaların gerekli olanlarında güçlendirme projelerinin uygulandığını dile getirdi.
Toplantıda ayrıca Başbakanlık Afet ve Acil Durum Başkanlığı Deprem Dairesi Deprem Yönetimi Grup Başkanı Demir Akın tarafından 'ulusal deprem stratejisi 2023 kapsamında kentsel risklerin azaltılması', Uludağ Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Ramazan Livaoğlu tarafından 'deprem ve yapı', Bursagaz İşletme Bakım Müdürü Nurettin Erikçi tarafından 'doğalgaz hat güvenliği ve depreme karşı alınan tedbirler', Kızılay Bursa Şubesi'nden Zeynep Erdoğan tarafından ise Kızılay'ın afet çalışmaları anlatıldı.