Bursa yerel basını Bursaspor için ne yazdı?

Bursa yerel basını Bursaspor için ne yazdı?

Bursaspor'un Avrupa Kupası ön eleme maçında 2-1 yendiği Gomel maçıyla ilgili Bursa yerel basını ve spor yazarları ne yazdı?

2011.07.29 09:18 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Spor - HABER MERKEZİ
A
Bursa yerel basını Bursaspor için ne yazdı?

BURSA HAKİMİYET: 'Selam olsun' başlığıyla verdiği haberde Bursaspor'un bu galibiyetle taraftarı selamladığını gazetenin sur manşetinden yazdı.

OLAY: 'Bu Timsah turu geçer' başlığıyla sur manşette geniş yer verdi.

BURSA GERÇEK: Sur manşetinden 'Tur için umutluyuz' başlığını kullandı.

BURSA HABER: 'Nakkaş' başlığıyla Bursaspor'un galibiyetini sür manşetten yayınladı.

KENT: Manşetinden tam sayfa yer ayıran Kent gazetesi, 'Güzellikleri özlemiştik' başlığıyla Bursaspor Gomel maçına birinci sayfasının tamamından yer verdi.

MEYDAN: 'Bu da yeter' başlığıyla haber sur manşette yer aldı.

BURSA HAYAT: 'Merhaba Avrupa' başlığıyla galibiyete sur manşetten yayınladı.

YENİ DÖNEM: Timsah yürüyüşü başladı başlığıyla sur manşetten verdi.


MUSTAFA TUNÇAKIN/BURSA HAKİMİYET
Bursaspor da Sercan da yerinde sayıyor
Hiç de iyiye işaret değil.
Bursaspor da Sercan da yerinde sayıyor.
Geçen sezonun ikinci yarısında başlayan düşüşe ne oyun anlayışı ne de takviye açısından hiç bir önlem alınmamış. Bildiğimiz, geri ve yan paslara devam. Rakibe göre çok daha kaliteli ve teknik futbolculara sahibiz, ama gelin görün ki ortaya konan üründe aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Gomel'in gol atması nedeniyle meydana gelen skor sıkıntısına rağmen bilhassa Volkan'ın geriye dönüp topu kullanması, oyunu soğutması nasıl bir futbol anlayışıdır, çözmek mümkün değil. Allahtan Gomel düz ve basit futbol oynuyor. Biraz teknik isimleri de olsa Bursa'dan galibiyetle ayrılmaları mümkündü.
Ya Sercan?
Girdiği her pozisyonu, götürdüğü her topu ezmek için dersine çalışmış sanki. Zaten dar alan bırakan ve oyunu sıkıştıran rakip savunmanın üstüne üstüne oynaması ile kendini adeta çaresizliğe mahkum etti.
Bursaspor savunması da eski güvenini ve adam paylaşımını kaybetmiş durumda. Gomel'in golünde göz göre göre kale ağzında topa vuran Kuzmianok'u başta kaleci Carson olmak üzere herkesin seyretmesi, oraya kadar gelen Turgay'ın sadece arkadan müdahaleye kalkması, Avrupa'da oynayan bir takım için büyük zaaf. İbrahim Kaş ve N'Diaye sorun çözecek gibi gelmedi. Doğrusu ben Ali Tandoğan'ı aradım.
Bursaspor'da orta saha yine yok. Gomel genelde geride sabit kalan dörtlü savunma ile oynamasına rağmen, N'Diaye, Kirita, Ozan İpek ve Volkan bir türlü istenilen oyunu kuramadılar. Bundan güç alan Kantsavy savunmadan bir kere çıktı ve uzaktan sert şutu ile az daha skoru 2-0'a getiriyordu.
Futbolu bu kadar zora sokarak oynayan Bursaspor'un zayıf Avrupalılar karşısında bile işi kolay değil. Dün gece bunu gördük.
Bu eksiklikler aylardır belliyken (Bilhassa iyi bir orta saha ve forvet) başkan ve yönetim ne yapıyor anlamak çok zor.

***

İLHAN ÖZTAT/OLAY
Kadro hiç şaşırtmadı...
Sağlam bu kadroyu Avusturya'daki hazırlık kampında PSV Eindhoven ve Leicester City ile oynanan karşılaşmalarda da denemişti...
Yani; iki ciddi rakip karşısında sahaya çıkan on biri daha önce izlemiştim.
O nedenle rakip Gomel'i tanımasam da sonuçtan ümitliydim maç öncesinde...
Ayrıca heyecanlıydım da...
Futbolun ayıplarının temizlenmeye çalışıldığı şu günlerde Bursaspor yetişti imdadımıza.
Hem de bir Avrupa Kupası maçıyla çıktı karşımıza...
Gerçekten de özlemişiz...
Ertuğrul Sağlam çift ön libero ve çift santrforla başladı maça. Dörtlü savunmayı Kirita ve N'Diaye ile garantiye alarak gol yememeyi, Ozan İpek ve Volkan Şen'in kontrataklardan getireceği toplarda Sercan ve Turgay ile de gol atmayı düşünmüş olmalıydı...
Ancak ilk 20 dakikada görüldü ki; orta alanda oyunu yönlendirecek oyuncu olmayınca hücum zenginliği sağlanamadı. Ön liberoların sadece kesici özellikleri olduğunu düşünürsek, ileri ikiliye kontra topları atacak, ara pasları yuvarlayacak oyuncuyu aradı gözlerimiz. O oyuncu da Batalla idi.
Oyunda ilk çeyreğin sonlarına doğru kazanılan köşe atışlarında N'Diaye kafa toplarında etkili olmaya çalıştı. Sonraki dakikalarda ise peş peşe gelen ataklar maçın havasını bir anda değiştirdi. İlkyarıda Timsah'ın dişine göre bir rakip olduğu anlaşılan Belarus temsilcisine artık gol atmanın zamanı gelmişti. Ancak golü bulan tam tersine Gomel oldu. Serbest atıştan gelen hava topunda Turgay çevre kontrolünü unutunca, arkasından önüne dolanan Kuzmianok topu kalenin içine itti. Futbol hata kabul etmiyor. O ana kadar benzer pozisyonları çokça yakalayan Bursaspor birini gole çevirebilseydi ilk yarının skoru farklı olurdu.
Ertuğrul Sağlam ikinci yarıya ayni kadro ile çıkınca sıkıntının devam edeceğini düşündü stattaki herkes. Etti de... Ne var ki; savunmadan çıkıp gelen Serdar Aziz ümitlerin Gomel'e taşınmasını sağlayan golü attı. Gomel gibi bir rakip karşısında ilk maçtan 1-1 gibi son derecede tehlikeli skorla ayrılmak olmazdı. Sağlam ön liberolardan birini, Kirita'yı kenara aldı, Batalla'yı içeri gönderdi. İşte o andan itibaren oyuna hareketlilik geldi. Bursaspor çok adamla rakip kalede göründü. İbrahim Kaş'ın golü de böyle kalabalık bir ortamda  doğdu.
Peki bu skor tur için yeterli mi?  Gomel'in kendi sahasında çok farklı bir kimliğe bürüneceğini sanmıyorum. Ancak 2 değil, 3 değil, 13 forvetle de oynasa(!) Bursaspor golü bulmakta zorlanıyor. Dilerim golcü diye sahaya çıkanlar hiç olmazsa rövanşta bunu becerirler!...

***

SERKAN YETİŞMİŞOĞLU/BURSA GERÇEK
Testi kırılmadan
Bursaspor taraftarının 7 Mayıs'taki olaylı Beşiktaş maçından 81 gün sonra geldiği Atatürk Stadı'ndaki Gomel maçına pankartların verdiği mesajlar ve atılan sloganların içerdiği derin anlamlar damgasını vurdu.
Tribünlerin belik dörtte biri boştu ama, yüreği yaralı yeşil beyaz sevdalıları, stat dışında ve içinde adrese teslim mesajların yanı sıra takımlarına verdikleri destekle de yine büyük ses getirdiler.
"Terörist değiliz, Bursalıyız biz" ile "Teksas burada dimdik ayakta" gibi sloganlar ekranlar aracılığıyla milyonlara ve adreslere ulaştı.
Sahanın içine girersek; Sağlam'ın bu sezon özellikle evinde oynamayı planladığını daha önce de yazdığım gibi Timsah 4-4-2 sistemiyle sahadaydı...
Ön liberoda N'Diaye-Kirita ikilisiyle forvette de Turgay-Sercan ikilisi oynayınca Batalla'ya kulübe gözükmüştü.
Bol gollü bir galibiyet planına sözüm yok. Ancak ilk devrede görüldü ki, duran toplar dışında, forveti besleyecek dikine ve araya ince paslar pek çıkmadı. Hele devrenin son 20 dakikasındaki o bunaltıcı baskıdan bir golün bile çıkmaması düşündürücüydü!
Bir de herkese soğuk duş aldıran 42'deki o şok gol gelince, "İkinci yarıya herhalde Batalla ile başlarız" diye düşündüm.
Ancak Sağlam o düşüncede değilmiş ki, aynı kadroyu korudu ve Batalla'yı 69'a kadar bekletti.
Sonra bir an düşündüm:
Geçen sezon son birkaç haftaya kadar 18'e dahi zor giren Kirita yerine; geride kalan 66 günde Romaric gibi hücuma katkı veren bir orta saha getirilmiş, bir de Miller ayarında bir golcü alınmış olsaydı, acaba bu maçın skoru nasıl olurdu?
Zira, bu kadar çok gol pozisyonuna girip de bunları cömertçe harcayan takımı görünce insanın yüreği cız ediyor.
GOLLER SAVUNMADAN
Hemen belirteyim ki, goller savunmadan geldi. Serdar Aziz'in UEFA'daki ilk maçta ilk golümüzü atması çok anlamlıydı ve özkaynağımıza da yakıştı. İbrahim Kaş da karambolden golünü attı, ama ben sağ beke Basser gibi bir takviyenin şart olduğunu düşünüyorum. Ben, bu takımın Gomel'de gol atarak turu geçeceğine inanıyorum.
Niye? Çünkü, Belarus ekibi mutlaka kazanmak zorunda olduğu gibi daha çok öne çıkıp hücumu düşünecek. İşte bu noktada, Volkan, Sercan, Ozan gibi hızlı hücumculara Batalla'nın atacağı ara paslar ve geliştirilecek ani ataklar Gomel'i vurmaya yeter.
Yeter ki inanalım ve savaşalım.
Peki, bir de madalyonun tersine bakalım.
Allah korusun, es kaza Bursaspor orada elenirse bunun hesabını kim verecek?
Cebinde akrep olan yönetime o zaman "neden transferde bu kadar geç kaldınız?" diye hesap sorulmayacak mı?
Biz testi kırılmadan, "Transfer yapmak için daha ne bekliyorsunuz?" şeklinde uyarımızı haftalar öncesinden yapmıştık.  Onun için artık top yönetimde...
 

Diğer Spor Haberleri için tıklayın


2011.07.29 09:18 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A