Bursa VHO Başkanı Baysal: Farklı çözümler için elimizi taşın altına koymaya hazırız

Bursa VHO Başkanı Baysal: Farklı çözümler için elimizi taşın altına koymaya hazırız

AK Parti grubu tarafından sokak hayvanları hakkında meclise sunulması beklenen yasa tasarısı Türkiye'yi ikiye böldü. Bursa Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Melike Baysal, sokak hayvanlarının uyutulması yasası hakkında Bursada Bugün'e değerlendirmelerde bulundu.

2024.06.12 12:44 - Son Güncellenme: 2024.06.12 14:06 - Bursa Bölge - MERVE DENİZ EKİCİ
A
Bursa VHO Başkanı Baysal: Farklı çözümler için elimizi taşın altına koymaya hazırız

MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN

Sokak hayvanları yasa tasarısı hakkında Bursa Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Melike Baysal, "Sağlıklı hayvanlara ötanazi yapılması katliamdan başka bir şey değildir" şeklinde konuştu.

"SAĞLIKLI HAYVANLARIN ÖTANAZİSİ ETİK VE VİCDANİ DEĞİLDİR"

Bursa Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Melike Baysal, "Uyutma, aslında ötanazi kelimesinin yumuşatılarak Türkçe'ye çevrilmiş halidir, aslı 'acısız ölüm'dür. Ölümle karşı karşıya kalınması halinde, acının ve ağrının kalıcı olduğu veya hafifletilemediği durumlarda tıbbi gerekçeler ile uygulanan bir yöntemdir. İnsanlarda ötanazi, Türkiye de dahil olmak üzere bir çok ülkede yasaktır, hayvanlarda ise sadece veteriner hekimler tarafından uygulanabilir ve sağlıklı bir hayvana uygulandığında katliamdan başka bir anlam taşımaz. Sağlıklı hayvanların ötanazisi ve itlafı veteriner hekimler açısından etik, insani ve vicdani değildir, evrensel hekimlik değerleri ile de bağdaşmamaktadır. Ülkemizde kanunlara göre, hayvanlara veteriner hekimler, insanlara hekimler dışında kimse tıbbi ve cerrahi müdahalede bulunamaz, dolayısıyla ötanazi konusu da bu anlamda tartışmaya açık değildir, başka bir sağlık çalışanı uygulamayı gerçekleştiremez" açıklamalarında bulundu.

"UYUTMA ÇÖZÜMLER ARASINDA DEĞERLENDİRİLMEMELİDİR"

Sokak hayvanlarını uyutma dışında pek çok çözüm olduğunu dile getiren Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Melike Baysal, uyutmanın öldürmekte eş değer olduğunu vurguladı. Baysal, "Her şeyden önce uyutma yani öldürme, çözümler arasında değerlendirilmemelidir. Çünkü, sokakta hayvanların çoğalmasına neden olacak sokağa terk etme, kaçak hayvan üretimi ve satışı, kırsalda hayvanların üretilmesi ve sokaklarda serbest dolaşımlarına izin verilmesi, kısırlaştırma işleminin hiç bir şekilde yapılmaması gibi durumlar şu an için önlenememekte, bu durumlar devam ettiği sürece de sokaktaki popülasyonun azalmayacağı çok net olarak görülebilmektedir" açıklamalarıyla sorunun ana kaynaklarına değindi.

"KISIRLAŞTIRMA İŞLEMLERİ YAVAŞ BİLE SAYILAMAYACAK ŞEKİLDE İLERLİYOR"

Kısırlaştırma işlemlerinin gerektiği şekilde ilerlemediğini belirten Baysal, "Belde belediyeleri hariç, 1003 belediyenin sadece 300-350 tanesi bakımevi kurarak kısırlaştırma işlemlerini yapmakta, dolayısıyla kısırlaştırma kanunen şart olsa da halihazırda yavaş bile sayılamayacak düzeyde ilerlemektedir. Yani belediyeler kanuni görevini yerine getirse, merkezi idare de yerel yönetimlere destek verse sorun kısa sürede çözülmeye başlayacak. Ayrıca, aynı şehir içinde bakımevini kurmamış belediyeler tarafından kısırlaştırma işlemi yapan belediye sınırları içine köpeklerin toplanarak atıldığı bilinmekte, bu sorun sınır iller arasında da gerçekleşmektedir. Topyekün çalışma başlasa köpek sayısı kısa sürede azalmaya başlayacaktır" şeklinde açıkladı.

"TOPLAMA, İNSANA YAKIN OLMAYAN HAYVANLARIN KENTLERE GELMESİNE SEBEP OLABİLİR"

Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Melike Baysal, sokak hayvanlarının toplu itlafı sonucunda kırsaldan kentlere doğru agresyon sergileyen köpeklerin gelebileceğini belirterek, "Toplama ya da toplu itlafta, kırsalda yaşayan ve insana yakın olmayan, alanını korumak için agresyon sergileme ihtimali olan hayvanların kentlere gelmesine neden olacaktır her şeyden önce. Çünkü doğada her zaman boşluklar doldurulur. Ayrıca, şu anda zaten kentlerde belediyeler sahipsiz hayvanlarda kuduza karşı aşılama yapmakta, tüm köpekler toplanınca toplanamayan aşısız bireyler nedeniyle sürü bağışıklığı zayıflayacak, tıpkı Covid pandemisinin başlarında olduğu gibi virüsün dolaşım hızı artacaktır. Bu da kuduz riskinin artması, kuduz açısından halk sağlığı risklerinin de artacağı anlamına gelmektedir" şeklinde konuştu.

"FARKLI ÇÖZÜMLER İÇİN ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMAYA HAZIRIZ"

Uyutma dışında pek çok çözüm önersini olduğunu, ilgili kurumlarla organizasyon yapılarak sokak hayvanları için gerekli yardım ve çözüm konusunda hazır olduklarını belirten Baysal, "Gelişmiş ve bugün medeniyetlerini örnek aldığımız ülkelerin, geçmişte ötanazi uyguladıkları örnek gösterilerek, Türkiye'de de uygulanmasının normalleştirilmesi sağlanmaya çalışılıyor. Ancak hatırlatmak isteriz ki mevcut merkezi yönetim tarafından 2004 yılında 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu çıkarıldı ve o dönemde mal kapsamında olan hayvanlar, yine aynı merkezi yönetim zamanında, 2021 yılında mal kapsamından çıkarılarak ''canlı'' olarak değerlendirildi ve yeterli olmasa da hayvanlara zarar vermenin cezaları arttırıldı. Bu çalışmaları yapan bir yönetimin, bir türün popülasyon kontrolü için, sonu vermeyeceğini bile bile öldürmeyi yasalarla yasal hale getirmeyeceğini, 20 yıllık bir görev ihlali ve denetimsizliğin suçunu masum hayvanlara yüklemeyeceğini öngörüyoruz. Veteriner hekimler ve meslek örgütleri bu konuda elini taşın altına koymaya hazır ancak devletin adım atması gerekmekte yani organizasyonu ilgili Bakanlıklar yapmalıdır. Ve yine bir uyarı olması bakımından eklemek isteriz, Bakanlıklar bugüne kadar meslek örgütlerimizden görüş almamıştır, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ve 56 meslek odamızın, ihtisas derneklerimizin görüşleri alınmadan verilecek kararlar sorunu çözmeyeceği gibi daha da büyütecektir" şeklinde konuştu.

"AĞIR CEZALAR VERİLMESİ İÇİN KANUNLARIN ÇIKMASINI SAĞLAMALIYIZ"

Bursa Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Melike Baysal, "Evcil ya da yabani her hayvanın yaşam hakkına saygı duymak zorundayız. İnsan baskısı yaban hayatına da zarar veriyor, evcil hayvanlara da, çevreye de, iklime de. Biraz daha sakin yaşamalı, her şeyin ''insan için'' olduğu algısından bir an önce uzaklaşmalıyız. Hayvanların, insanların ve çevrenin uyum içinde yaşamasından başka şansımız olmadığını aslında pandemi döneminde deneyimledik, bunu unutmamalıyız. Çocuklarımıza hayvan yaşamına saygıyı, hayvan haklarını, hayvan sevgisini öğretmeli. Ana okulundan itibaren eğitim müfredatlarında bu konulara yer vermeliyiz. Her şeye rağmen hayvanlara zarar verenlere de daha ağır cezaların verilmesini sağlayan kanunların bir an önce çıkmasını sağlamalıyız" dedi.

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2024.06.12 12:44 - Son Güncellenme: 2024.06.12 14:06 - MERVE DENİZ EKİCİ
A