Bursa Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde "Bankacılık: Finansın Geleceği" konuşuldu
Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, Sırbistan'da 2015'te 20-25 milyon avroya bir banka aldıklarını belirterek "Türkiye'den giden 25 müşteri varken bu rakam şimdi 150'ye ulaştı. Biz, orada 40 milyon avro daha sermaye artırmak suretiyle bunu büyütüyoruz." dedi.
2018.03.23 20:17 - Son Güncellenme: 2018.03.23 21:15 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Bursa Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde gala yemeği gerçekleştiridi
Arslan, Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde "Bankacılık: Finansın Geleceği" başlıklı oturumda, mikro işletmelerle hayata başlayan bir banka olarak bugün 1 milyon 600 bin esnaf müşteri sayısına ulaştıklarını söyledi.
KOBİ bankacılığında güçlü olduklarını aktaran Arslan, "2017'de özellikle Kredi Garanti Fonu, teminatlı krediler, ekonomimin büyümesinde çok etkili oldu. Biz de geçtiğimiz yıl KOBİ'lere en çok Kredi Garanti Fonu destekli kredi veren banka olduk." diye konuştu.
Türk bankacılık sektörünün geçen yıl KOBİ ve bireysel bankacılık segmenti üzerinden büyüdüğünü ifade eden Arslan, şöyle konuştu:
"Son birkaç yılda altyapı yatırımlarındaki yavaşlamayı ve bankacılık sektörünün proje finansmanlarını büyük oranda tamamladığını düşünürsek 2018'de ve gelecek yıllarda da yine KOBİ segmenti, özellikle küçük-orta boy segment, orta boy segmentinde bir rekabet olacağını öngörüyoruz. Bu alanda bankacılık sektörü yatırımlarını eskiden olduğu gibi buraya aktararak devam ettireceğini düşünüyoruz. Türk bankacılık sektörü olarak KOBİ'lere çok özel ele alıyor olmamız lazım."
Arslan, bankacılık sektörü olarak KOBİ'leri dünya pazarlarına açacak yeni uygulamalar geliştirmek gerektiğini vurgulayarak "KOBİ'lerin dış ticaretten korkmasını engelleyerek, onların elektronik ticaret platformlarda ticaret yapmasını teşvik ederek, ürünlerini dünya pazarına satmak suretiyle Türkiye olarak ekonomiyi büyütmek, serveti artırmak zorundayız ki bankacılık sektöründeki sermaye birikimi de artmış olsun." değerlendirmesinde bulundu.
- "Makedonya'da 4. büyük banka olduk"
Halkbank'ın toplam bankacılık işlemlerinin yüzde 95'inin şube dışı kanallardan yapılıyor hale geldiğini anlatan Arslan, "Biz, bu dijital işlemleri biraz daha KOBİ tarafına da taşımak istiyoruz. Bu yönde de çalışmalar var." dedi.
Arslan, Türk bankacılık sektörünün yurt dışındaki örgütlenmeyi geliştirmesi gerektiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:
"Türk bankacılık sektörü, içeride son yıllarda bayağı büyüdü ama büyük bankaların Balkanlar, Asya, Afrika'da yapılanmaları yok. Biz, Makedonya'da 4. büyük banka olduk. Burayı küçük sermayelerle kurarak, satın almalar yaparak geliştiriyoruz. Türk bankaları, Balkanlar'da faaliyete başladıktan sonra Türkiye'den çok daha fazla iş adamı gidip o ülkelerde faaliyet yapıyor. Sırbistan'da 2015'te 20-25 milyon avroya bir banka aldık. Türkiye'den giden 25 müşteri varken bu rakam şimdi 150'ye ulaştı. Biz, orada 40 milyon avro daha sermaye artırmak suretiyle bunu büyütüyoruz. Bu tür açılımlar da yapıyor olmamız lazım. İhracatı geliştirmenin, yurt dışı müteahhitlik hizmetleri yapmanın bir yolu da büyük Türk bankalarının cesaretle yurt dışında potansiyel olan yerlerde banka almaları."
Borsa İstanbul Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Karadağ:
Borsa İstanbul Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, "Yabancı yatırımcı talebi çok yüksek. Türk hisselerine güveniyorlar. Avrupa ve Amerika'dan yoğun talep geliyor. Çünkü çok ciddi getiri sağlıyoruz." dedi.
Karadağ, Uludağ Ekonomi Zirvesi'ndeki "Bankacılık: Finansın Geleceği" başlıklı oturumda, Borsa İstanbul olarak dünya borsalarıyla aynı seviyede hizmet sunduklarını söyledi.
Altyapı açısından hazır olduklarını, tüm sektör bileşenleriyle yavaş yavaş sermaye piyasaları derinliğine uygun şekilde, doğru ürünler ve derinleşmeyle ilerlemek gerektiğini belirten Himmet Karadağ, "Çok güzel bir projeyi hayata geçireceğiz. Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Türkiye'de ilk tematik teknoparkı kuracağız borsa yerleşkesinde. Orada firmalara doğru bir ortam, altyapı ve finans desteği sağlayacağız." diye konuştu.
Karadağ, firmaların finansal sürdürülebilirliğine katkı sağlayabilmek için doğrudan firma ihtiyaçlarını da gözeterek, kotasyon ve borsaya giriş şartlarını komple revize ettiklerini vurguladı.
Borsanın grup şirketleriyle entegrasyonunu ciddi anlamda tamamladıklarını dile getiren Himmet Karadağ, "Ekonomi ve şirketlerin ihtiyaçlarına göre ürün geliştirme ve mevzuat için çalışıyor olacağız. Sektörlerin ve firmalarımızın taleplerini alıp, ona göre kendimizi revize etme noktasında da hazırız." değerlendirmesinde bulundu.
- "Ekonomimiz dinamik"
Halka arz öncesi ve sonrası kıyaslandığında yukarı yönlü bir projeksiyon götürdüklerini aktaran Karadağ, şöyle devam etti:
"Ciddi anlamda 2016 ve 2017'yi mukayese ettiğimizde temel problemimiz, finansta sürdürülebilirlik. Kur riski ve kredi faizleri nedeniyle çok sağlam, dayanıklı şirketlerin bile finansalları kırılgan hale geldi. Onlara kur risklerini yönetilebilir kılmayı, finansallarını nitelikli hale getirmeyi öneriyoruz. Bunu 2017'de yaptık. Bu sayede 2018'de hedeflediğimiz anlamda halka arzlara başladık. Hazırlanan şirketler de aynı şekilde."
Hisseyi genişletici programları artırmaya yoğunlaşacaklarına dikkati çeken Himmet Karadağ, "Yabancı yatırımcı talebi çok yüksek. Türk hisselerine güveniyorlar. Avrupa ve Amerika'dan yoğun talep geliyor. Çünkü çok ciddi getiri sağlıyoruz. 2017'yi yüzde 47'nin üstünde getiriyle kapattık. Ekonomimiz dinamik. Dengeyi sağlamak için iç talebi sermaye piyasalarına doğru çekecek adımları atmamız lazım." ifadelerini kullandı.