Bursa Teknik Üniversitesi deprem bölgesindeki incelemelerini anlattı
Bursa Teknik Üniversitesi deprem bölgesinde yaptığı incelemeleri düzenlediği basın toplantısıyla paylaştı.
2023.02.24 10:02 - Son Güncellenme: 2023.02.24 11:59 - Bursa Bölge - HÜSEYİN İZCİ
HÜSEYİN İZCİ - MEMET CAN YEŞİLBAŞ / BURSADA BUGÜN
Bursa Teknik Üniversitesi Mimar Sinan Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen basın toplantısında, 'Kahramanmaraş merkezli depremler - BTÜ Teknik Raporu paylaştı.

Basın toplantısında, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Prof. Dr. Sinan Uyanık, Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Dr. Öğretim Üyesi Sedef Kocakaplan, Dr. Öğretim Üyesi Eray Yıldırım, Doç. Dr. Eyüphan Avcı, Dr. Öğretim Üyesi Süleyman Özen bulundu.
Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar'ın konuşmasından satır başları;
6 Şubat sabahı hepimizi büyük bir afetle uyandık. 40 bin üzerinde can kaybımız var hepsine Allah'tan rahmet diliyorum. 100 binin üzerinde yaralımız var. 13 buçuk milyon insan depremden etkilendi. 85 milyon insan, bizlerde derinden etkilendik. Üniversite olarak yardım, arama kurtarma ve sunacak olduğumuz teknik incelemesini gerçekleştirdik. Bugün burada deprem sunumu yapacağız. Afet olmasaydı bile yine bir çalışma yapmayı planlıyorduk. Depremden hemen sonra iki inceleme ekibi olarak depremin tamamına ulaştık. Teknik incelemelerde bulunduk. Depremin Bursa yansımasını konuşacağız. Depremi Bursa'ya ve Türkiye'ye taşımayacaksak eksik kalacağı kanaatindeyim.
"DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ ÇOK ÖNEMLİDİR"
Tübitak bu sene çok güzel bir çalışma yaptı. Bursa'dan 3 proje katıldı. 2'si bizim projemiz. Bu anlamda tubitak başkanlığına ve hocalarıma teşekkür ediyorum. Kahramanmaraş Pazarcık merkez üssü bir depremle hepimiz sarsıldık. Tam yaraları sarmaya çalışırken Elbistan merkezli bir depremle tekrar sarsıldık. 10 ilimiz etkilendi ve 40 bini aşkın vatandaşımız hayatını kaybetti. Depremin büyüklüğü çok önemlidir. Bu büyüklüğü ölçerken başta süre unsurunu ele alıyoruz. Süre ne kadar artarsa yıkıcılık artıyor. Uzun sürdü dediğimiz Marmara depremi 45 saniye sürdü. Bu depremde süre 115 saniye.
"KARADA YAŞANMIŞ EN BÜYÜK DEPREM DİYEBİLİRİZ"
İkinci olarak yüzeye yakınlığını depremde yıkıcı olarak değerlendiriyoruz. Marmara 17 km yakınlıkta oldu ve yedi çok yakın diyorduk. Bu deprem ise 8.6 km derinliğinde oldu. İkinci deprem 7 km de oldu. Üçüncü olarak Türkiye'deki yapı stoğunu dikkate aldığımızda 6.5 için çok büyük diyoruz. 7.4 Marmara depremi için çok büyük diyorduk. Bu deprmein büyüklüğü 7.7 oldu. Bir deprem olursa orada gerilme boşalması olur. Dolayısıyla ikinci deprem beklenmez ancak artçılar olur diyoruz. Burada ikinci büyük bir deprem oldu. Yüzeye yakın süresi uzun ve 7.6 şiddetinde oldu. Bir defa çok büyük bir depremle karşı karşıyayız. Karada olmuş en büyük deprem diyebiliriz.
"NEDEN BU KADAR ÇOK HASAR VAR?"
Büyük bir depremle karşı karşıyayız ancak neden bu kadar çok hasar var? Deprem ne kadar büyük olursa olsun yıkımın bu boyutta olmaması lazım. Yapının bütünlüğünün bozulmaması lazım. Kolonların bütünlüğü tamamen korunmalıdır. İnşaat mühendisliği açısından bu tip hasarların olmaması lazım. Depremde yapı hasar alabilir. Deprem büyükse bina hasar alabilir ancak bu iki unsurun olmaması lazım. Kolon ve kirişlerin birleştiği nokta açılmaması lazım. Çok büyük bir deprem ancak bu tarz hasarlar beklenmedik hasarlardır. Neden bunlar oldu?

"BETON KALİTESİ ÇOK DÜŞÜK"
Türkiye'de bir gerçekle karşı karşıyayız. Türkiye'nin geneli için bu durum söz konusudur. Beton kalitesi çok düşük. Betonun paramparça olmasının en büyük nedeni kalitesinin düşük olmasıdır. İkinci en büyük sorun demir kalitesidir. Yumuşak zemin etkisi çok önemli. Marmara depreminde arifeye yada Yalova merkezli depremlerde yıkımlar oldu. Bu sorunların üçü de Bursa'da mevcut.
Deprem bölgelerinde incelemeler yapan Doç. Dr. Eyüphan Avcı, izlenimlerini aktardı. Avcı'nın konuşmasından satır başları;
2 projenin zemin ile olan kısımını merak ediyorduk. Bununla ilgili tübitaka bir proje verdik. Özellikle Hatay ili zemin ile ilgili olan kısımdan çok etkilendi. Hatay ili İskenderun ilçesinde sıvılaşma kaynaklı net hasarlar oldu. Sadece İskenderun değil deprem bölgesinin genelinde sıvılaşma etkisi ne dereceydi bunu gözlemlemek istedik. Arazide yapılan gözlemlerde sıvılaşmanın etkisini net bir şekilde gördük.
Hatay ili genellikle amik ovasında bulunuyor. Sıvılaşma zeminin sıvı hale gelerek zeminde yapının gemi gibi yüzmesine sıvılaşma diyoruz. Özellikle İskenderun ilçesinde yapıların zemine gömüldüğünü gördük. Bunlar bazen elli santime varan gömülmelerdi. Üst yapıyı iyi tasarladığınız zaman deprem sonrası insanlar yapıları tahliye edebilir. Zemin sıvılaşması varsa ve bina yapısı uygun değilse binanız ağır hasar alabilir. Genellikle sıvılaşma sonrası zeminin yüzeyine sıvıyla beraber kum çıkışları görülebilir. Bölgede de bunu net bir şekilde görebiliyoruz. Genelde yapılar zemin içine gömülme şeklindeydi. Genelde sahil kısımlarında bu özellikleri daha çok gördük.
Benzer şekilde Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde de bunun etkisini çok fazla gördük. Biz arazide sıvılaşmayı gösteren işaretlere bakıyoruz. Zemin üzerine kum ve sıvı taşınır. O bölgede sıvılaşma hasarının oluşmasının göstergesidir. Binalarda da ciddi anlamda kum çıkışları vardı. Bu durum çok nadir gözükür. Sahil şeridinde bulunan kaya bloklarında kum çıkışlarını gördük. Bu o bölgede sıvılaşma olduğunun net bir göstergesidir. İskenderun denizden su bastı denildi ancak o sıvı denizden değil sıvılaşma kaynaklı yer altı sularının yükselmesiyle oluştu. Çatlaklar oluşur ve paralel bir şekilde ilerler. Fay kırığı diye bilinir ancak sıvılaşmadan dolayı oluşur.
Sıvılaşmanın en çok etkilediği yapılardan bir tanesi de yollardır. Yolların ne derece önem arz ettiğini görmüş olduk. Alt yapı tesisleri de depremde hasar görebilir ve bu konu da çok önemlidir. Sıvılaşma ya karşı iki şekilde önlem alınabilir. Zemin iyileştirmesi ve kazım yöntemidir. İki binada zemin iyileştirmesi örneğini gördük. Binada oturma yaşanmamış ve binanın çevresi çökmüş. Zemin iyileştirmesinin önemini görmüş olduk.

Dr. Öğretim Üyesi Sedef Kocakaplan'ın konuşmasından satır başları;
TÜBİTAK projesi kapsamında çalışma arkadaşları ve hocalarımla beraber bulunma imkanım oldu. Malzeme kaynaklı ve uygulama tasarım kaynaklı hasarlar olarak inceleme imkanımız oldu. Malzeme kaynaklı olarak betonda agreda kaynaklı problemler betondaki çimentoyla tam olarak etkileşime girmiyor ve betonda parçalanmalar görülüyor. Agrega tiplerinin büyük taşlarla oluştuğu gözlemlendi ve çimentoyla bağ kurulmasına neden oldu. Bu açılmalardan dolayı pas payı dediğimiz mesafenin kapanmasına neden oluyor. Bu tarz hasarları net bir şekilde gözlemlemiş olduk.
"YETERSİZ BİNALAR HASAR GÖRMÜŞ"
Düz demirlerin beton yüzeyinde parçalanmalara sebep olduğunu gördük. Korozyon kaynaklı donatılarada büyük problemler görüyoruz. Korozyan betonda dökülmelere sebep oluyor. Havaya maruz kalmak ve pas payı on yetersiz olması çok fazla gözlemlenmiş hasar tiplerindendir. Korozyon demirlerin çaplarının küçülmesine sebep oluyor. Büyük agrega taneleri betona yapışmaz ve dökülmeleri sebep olur. Binalar arasında çekiçleme etkisi dediğimiz hasarlar oluşuyor. Baronu saran bağlantılarının belirli bölgelerde daha sık yapılması gerekiyor. Perde duvar yatay yükün çoğunu karşılayabilme potansiyeli olan bir yapısal elemandır. Yönetmeliğe uyulmaması durumunda yetersiz olan bina hasar görmüştür. Perdelerin iyi yapıldığı alanlarda daha az hasar alındığı görülmüştür.
"ÇÖKMELERİN ÇOĞU YUMUŞAK KATLA BAĞLANTILI OLDUĞU GÖZLEMLENDİ"
Güçlü kolon zayıf kiriş ilkesine uyulmaması da önemli etkilerdendir. Çökmelerin çoğunun yumuşak katla bağlantılı olduğu gözlemlendi. Kısa kolon hasarlarını gözlemleme şansımızda oldu. Binaların birbirine yakın olmasıyla binaların birbirine hasar vermesini de gözlemledik. Yapılara ek olarak endüstri yapılarında da hasarlar gözlemledik. Bölgede çok fazla yığma yapı vardı. Kerpiç evlerde malzemenin zamanla zayıflamasından dolayı göçmeler görüldü.
Prof. Dr. Beyhan Bayhan ise Marmara Bölgesi ve Bursa'ya dikkat çekti. Bayhan'ın konuşmasından satır başları;
İnşaat demirleri ve betonun birlikte hareketi yakalanmasından dolayı pek çok binanın göçtüğünü gördük. 2000 öncesi binalarda dayanıksızdır demimiz çok kolay. Ancak bir binaya dayanıklı dememiz kolay değildir. Bir şehirdeki 2000 bin öncesi binalar yıkılıp yeniden inşaa edilmelidir. Soru işareti olan binaların güçlendirilmesi veya yeniden inşaa edilmesi gerçekleşebilir.
"BURSA'DA HAZIRLIKLAR BAŞLADI"
Bursa deprem riski azaltma ve önleme hazırlakları başladı. Kentsel dönüşümün hızlandırılması gerekiyor. Vatandaşa yeni finansman modellerinin sağlanması gerekiyor. Yapı denetim planı 2001'de çıktı. Kesin olmamakla beraber yüzde 95'in üzerindeki binalar eski binalardır. Yıkılan yüzde beşlik binalar peki neden yıkıldı? Bunun pek çok sebebi var. 2000 sonrası binaların kesinlikle ayakta durması gerekiyordu. Bunu deprem büyüklüğüyle açıklayamayız. Bina doğru yapılmışsa yönetmeliğinin bir sıkıntı yok. Yapı denetim geldiyse bunun hukuki açıdan denetlenmesi gerekiyor. Bina kimlik belgesi konusunu çok önemli buluyoruz. Bir araç bile almaya giderken ekspertiz raporu alıyoruz.bir bina alırken bina ile bilgili bilgileri istediğimizde bu bilgiye ulaşmamız çok zor oluyor. Hani müteahhit yaptı hangi denetimlerden geçti bunların bildirilmesi gerekiyor.
"BURSA MÜHENDİSLİK GÖRMEMİŞ YAPILARLA DOLU"
Bursa'da pek çok il gibi mühendislik görmemiş yapılarla dolu. Sıvılaşma potansiyeli olan yerlerin bir an önce belirlenmesi gerekiyor. Eski nehir yataklarının geçtiği ve sıvılaşma olan yerlerde binaların aralıklı olarak göçtüğünü gördük. Şehir merkezinden geçen diri faylar 1855 de iki büyük yıkıcı deprem olmuştu o zaman ölçüm aletleri yoktu ancak oradaki vatandaşların not alma adetlerinden çevirilerinden 6-7 büyüklüğünden bir deprem olduğunu biz biliyoruz.
"BİNALARIMIZ HAZIR OLMASI GEREKİYOR"
Bilim adamlarının 7, 7.5 civarında Marmara bölgesinde bir deprem öngörülüyor. Sonuç olarak binalarımız buna hazır olması gerekiyor. Bursa'da sükunet halinde bir Bursa fayı var. Bunun da tehlikesi altındayız. 1855'deki deprem doğusundan batısında 90 km lik bir bantta pek çok hasara neden oldu. Marmara deniz havzasında bir deprem meydana gelirse Bursa gayet bundan etkilenecek. 2010 yılında deprem araştırma komisyonunda değerli hocalarımızın sunduğu illerde depremde hasar gören illerin adını görmek mümkün.
"ENERJİ HATLARININ DÜZELTİLMESİ GEREKİYOR"
Kuzeydeki Marmara deniz havzası fayındna , Bursa fayından ve çevre illerdeki depremlerden etkilenebiliriz.
Neler yapmalıyız?
Hastane, kışla, toksik patlayıcı özelliği olan, okul binaları gibi binaları gözden geçirmemiz gerekiyor. Öncelik verilecekse geleceğimizin eğitim gördüğü okulların izaretöelü bir şekilde yapılmasını talep ediyor. Bütün depremlerde görüyoruz ki bina hasar alıyor ancak yıkılmıyor. O bina bir daha kullanılamıyor. İzalatörlü sistemde okul ve yurt binalarının öncelikli bir şekilde sismik izaletörlü olarak yapılması gerekiyor. Enerji nakil hatlarının güçlendirilmesi gerekiyor.


