Bursa Tabip Odası: Meclis'in toplanması için daha olağanüstü ne olabilir?
TBMM Genel Kurulu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin sağlıkta şiddetle ilgili genel görüşme amacıyla olağanüstü toplantı talebiyle önceki gün açılmıştı. Ancak toplantı yeter sayısı bulunamadığından, CHP'nin talebi düşmüştü. Bursa Tabip Odası söz konusu gelişmelerle ilgili olarak basın toplantısı düzenledi.
2022.08.03 12:51 - Son Güncellenme: 2022.08.03 14:03 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
FADİME NİSA SAYAR / BURSADA BUGÜN
Son 10 yılda 110 bin sağlıkta şiddet olayının meydana geldiğini bildiren Bursa Tabip Odası, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 'Sağlıkta Şiddet' konulu oturumun yeterli katılım olmaması nedeniyle gerçekleştirilememesine tepki göstermek üzere basın toplantısı düzenledi.
Milletvekillerine seslenen Bursa Tabip Odası, basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
"SAĞLIKTA DURUM OLAĞAN OLDUĞU İÇİN Mİ KATILMADINIZ"
"Sağlıkta şiddet gündemiyle, 1 Ağustos 2022'de olağanüstü toplantıya çağrılan TBMM'de toplantı yeter sayısı sağlanamadı, Türk Tabirler Birliği'nin (TTB) hazırladığı yasa teklifi görüşülemedi. Biz şiddet koşullarında çalışmaya devam ederken Meclis tatile girdi. Oysaki beklentimiz, çözüme yönelik somut adımların atılması için Meclis'teki tüm siyasi partilerin katkı vermesiydi. Soruyoruz, neden katılmadı değerli vekillerimiz bu olağanüstü toplantıya? Sağlıkta durum olağan olduğu için mi? Randevu bulamayan hastalar çözümü Acil Servislerde ararken olağan bir durumdan bahsedebilir miyiz? Her şey yolunda ise neden çığ gibi büyüyen sağlıkta şiddet olgularıyla karşı karşıyayız? Neden beyaz kod bildirimleri, üstelik de canımız pahasına işimizi yaptığımız ve de alkışlandığımız pandemi yıllarında bile katlanarak artmaktadır? Çöken sağlık sisteminin sorumlusu hekimler mi? Gittikçe büyüyen bu şiddet sarmalının yalnızca hekimlere ve sağlık emekçilerine değil toplumun sağlık hakkına da hasar verdiğinin farkında değil misiniz?"

"HER GÜN 7 HEKİM YURTDIŞINDA KENDİNE GELECEK ARIYOR"
"Hekimler, gittikçe kötüleşen çalışma koşullarına ve özlük haklarına rağmen görevlerini yerine getirmeye çalışıyor. Ancak iflas eden sistemin tüm yükü omuzlarımıza yıkılan bizler bir yandan da tüm olumsuzlukların sorumlusu olarak itibarsızlaştırılıyor ve hedef gösteriliyoruz. Sonuç olarak, sıradanlaşan şiddet olguları karşısında etkili bir önlem alınmadığını gören, yalnız bırakılan hekimler aidiyet duygularını yitiriyor, tükeniyor, emekliye ayrılıyor, istifa ediyor ve hatta ülkelerini terk ediyorlar. Her gün 7 hekim yurtdışında kendine gelecek arıyor. Büyük şehirlerde, üçüncü basamak kamu hastanelerinde dahi kritik ve özellikli branşlarda sağlık hizmeti sunumu durma noktasına geldi"

"SABRIMIZ TÜKENDİ"
"Hepsinden öte şiddet sağlık emekçileri için bir ölüm kalım meselesi haline gelmiştir. Bu koşullarda hekimlerin korkuyla, endişeyle görevlerini yapmalarını nasıl beklersiniz? Biliyoruz, şiddet çok yönlü çözüm gerektiren, çok boyutlu bir sorun. Ancak bizim sabrımız tükendi. Acil önlemlerin alınmasını, gerekli yasal düzenlemelerle birlikte caydırıcı yaptırımların uygulanmasını bekliyoruz"
"SİYASİ PARTİLER BİZİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMIŞTIR"
"Ne yazık ki hem sağlık emekçilerinin hayat hakkını hem de toplumun sağlık hakkını tehdit eden 'sağlık ortamındaki şiddet' olgusunun, vekillerimiz tarafından olağanüstü bir toplantı gündemi olarak kabul görmediğine tanık olduk. Bir kez daha soruyoruz, daha olağanüstü ne bekliyorsunuz? Siyaset üstü bir sorun olan sağlıkta şiddet Milletin Meclisinde değilse nerede çözülür?

Bu toplantıya katılmayan, engel olan ve küçük siyasi ayak oyunlarına malzeme yapan siyasi partiler ve onların temsilcileri bizi hayal kırıklığına uğratmışlardır. Çözüm için çaba harcamayanlar bundan sonra yaşanacak şiddet olaylarının sorumlusu olarak anılacaklardır."