Bursa suyuna çok ciddi uyarı - ÖZEL HABER
Bursa'daki içme suları ile ilgili Bursa İl Özel İdare Genel Sekreteri Bilal Çelik, çarpıcı açıklamalar yaptı. İçme sularının sınırlı olduğuna dikkat çeken Çelik, "Küçük depremler kaynak sularının içine arsenik gibi maddeleri karışmasına sebep olabiliyor. Sağlıklı suyumuzu ekonomik kullanmak zorundayız" dedi.
2012.03.21 09:05 - Son Güncellenme: 2013.03.15 09:15 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Barbaros KOÇANALI-Mesut DEMİR/BURSADABUGUN.COM
Bursadabugun.com'un özel haberiyle Yenişehir ilçesi Süleymaniye köyündeki arsenikli su haberini yayınlamasının ardından Orhaneli ilçesine bağlı Başköy'deki çamurlu su olayıyla içme suları Bursa ve ülke gündemine oturdu. Gelişmeler üzerine Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin 'Bursa'da su çeşmeden içilir' reklamları Bursalıların yüreğine su serpmişti.
Bursa'daki sağlıklı içme suyu ile ilgili bir başka tehlike, Bursadabugun.com farkıyla yine gün yüzüne çıktı. Türkiye'de suyun merkezi olarak gösterilen Bursa, eğer tasarruf etmeden su kullanmaya devam ederse susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.
"O SU O KÖYE YETER AMA..."
Meydana gelen depremlerin etkisiyle sulara karışan arsenikin zehirli bir madde olduğunu ve insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirten Bursa İl Özel İdare Genel Sekreteri Bilal Çelik, "Yenişehir ilçesi Süleymaniye köyünde içinde arsenik olan su tamamen kapatıldı. O su deposundan artık hiçbir şekilde su almayacağız. Aslında köyün başka bir kaynağı var. O kaynaktaki su o köye yetecek kadar. Ama biz kırsal alanda içme suyu adı altında sulama suyu da getiriyoruz" dedi.
"ARSENİK ZEHİRLİ BİR MADDE"
Kırsal kesimde yaşayan vatandaşların içme suyu ile bahçesini, tarlasını suladığını dile getiren Çelik, "Bu doğru bir şey değil. Bizim amacımız öncelikle insani amaçlar doğrultusunda günlük içme, kullanma ve temizlik için su götürmek. Bunun dışında sulama ile ilgili başka projeler varsa yapılabilir. O bahsettiğimiz kirli dediğimiz su sulamada kullanılabilir ama bunun içme suyu olarak kullanılması ciddi bir sorundur. İçinde arsenik suyu olan içme suyunu kapattık. Mecbur kalmadığımız sürece bu suyu açmayı düşünmüyoruz. Eğer açmak durumunda kalırsak mutlaka arıtma yaparak insanların kullanımına sunmamız gerekiyor. Çünkü arsenik zehirli bir madde. Belki kısa vadede ölümcül boyutlarda değildir ama uzun vadede ciddi tehlikelere sebep olabilecek durumdadır. Dolayısıyla biz o suyu hiçbir şekilde vermeyi düşünmüyoruz. O köy sınırları içerisinde başka kaynaklar da araştırıyoruz. Arkadaşlar kepçeyi götürdüler ve drenaj çalışması yapacaklar" diye konuştu.
2 DÖNÜM TARLA KARŞILIK 20 EV!
Köyde olan sağlıklı içme suyunun köyün içme suyu ihtiyacını karşılamaya yeterli olduğuna işaret eden Çelik, tarımsal sulamaya yapıldığında yeterli sağlıklı suyu bulmalarının mümkün olmadığını, başka kaynaklardan da su getirilse, 2 dönümlük tarla sulandığında 20 evin su ihtiyacının tarlaya akıtılacağını söyledi.
"DOĞADA HİÇBİR ŞEY SINIRSIZ DEĞİL"
Özellikle kırsal alanda içme suyunda sayaç kullanılması gerektiğine dikkat çeken İl Özel İdare Genel Sekreteri Bilal Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü;
"Çünkü öteki türlü bu işin sınırı yok. Bir ev ortalama ayda 30 ton su kullanır. Diğer insanlar içme suyu bulamazken sen bu su ile tarla sulamaya kalkarsan bu problem bitmez. Sağlık İl Müdürlüğü içme suları ile ilgili sürekli analizler yapıyor. Sularda en ufak bir değişiklik olduğu zaman bize haber veriyorlar. Biz de gerekli tedbirleri alıyoruz. Şunu unutmamak lazım. Toplum olarak bir şeyin farkında olmamız lazım. Doğada hiçbir şey sınırsız değil. Mutlaka her şeyin sınırı var. Toprak sınırsız zannediyorduk, toprağın sınırlı olduğunu gördük. Hava sınırsız zannediyorduk, havanın sınırlı olduğunu gördük. Bugün suyu sınırsız zannediyoruz ama su çok ciddi sınırlar içerisinde."
"SU CİMRİLİK YAPARAK KULLANILMALI"
Türkiye'nin temiz su kaynakları açısından çok zengin bir ülke olmadığının altını çizen Çelik, "Her ne kadar su açısından zengin bir ülke olduğumuzu söylesek de, birçok su kaynakları arıtmadan içilebilecek su değil. Birçoğu bizim arıtmamız gereken sular. İnsanlarımız suyu kullanırken ciddi bir cimrilik içinde kullanmaları gerekir" şeklinde konuştu.
"İNSANLARIMIZ SAĞLIKLI SULARINA SAHİP ÇIKMALI"
Temiz olarak tespit edilen suyun bazı doğa olayları nedeniyle bir süre sonra temiz çıkmamaya başladığını belirten Çelik, şunları kaydetti;
"Çünkü yağan yağmurlar topraktan süzülerek aşağı doğru iniyor. Biz onu kaynak dediğimiz yerlerden çıkartıyoruz. O bölgede arsenik varsa, su arseniği alıyor, kalsiyum varsa kalsiyumu alıyor, alüminyum varsa alüminyumu alıyor. Her gün hissetmediğimiz onlarca deprem oluyor. Yer hareketleri kaynak sularının içine başka maddelerin girmesine olanak sağlıyor. Şu bir gerçek, bizim suyumuz sınırlı. Bu suyu çok ciddi şekilde ekonomik kullanma mecburiyetimiz var. Biz vatandaşlarımıza en sağlıklı suları getirmek zorundayız. Bu bizim görevden öte insani borcumuzdur. Ama insanların da sağlıklı sularına sahip çıkmaları gerekiyor. İçme sularımızı başka amaçlarda kullanmamamız gerekiyor."