Bursa Sağlık Platformu'ndan 'Sağlıkta Şiddet Sona Ersin' çağrısı

Bursa Sağlık Platformu'ndan 'Sağlıkta Şiddet Sona Ersin' çağrısı

Bursa Sağlık Platformu, 17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü'nde 'Sağlıkta Şiddet Sona Ersin' konulu basın açıklaması gerçekleştirdi.

2023.04.17 12:32 - Son Güncellenme: 2023.04.17 13:23 - Bursa Bölge - HÜSEYİN İZCİ
A
Bursa Sağlık Platformu'ndan 'Sağlıkta Şiddet Sona Ersin' çağrısı
01:11 Bursa Sağlık Platformu'ndan 'Sağlıkta Şiddet Sona Ersin' çağrısı

İLGİLİ VİDEO

Bursa Sağlık Platformu'ndan 'Sağlıkta Şiddet Sona Ersin' çağrısı

SİMLANUR İNCE - HÜSEYİN İZCİ / BURSADA BUGÜN

Bursa Sağlık Platformu; Bursa Şehir Hastanesi önünde, 17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü'nde, 'Sağlıkta Şiddet Sona Ersin' konulu basın açıklaması gerçekleştirdi.

Gerçekleştirilen basın açıklaması, 11 yıl önce bugün öldürülen Dr. Ersin Arslan ve hayatını kaybeden sağlık çalışanlarını anmak üzere gerçekleştirildi.

Bursa Şehir Hastanesi önünde gerçekleştirilen ortak basın açıklamasına, Bursa Tabip Odası, Bursa CHP Milletvekili adayı Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa Eczacılar Odası, Bursa Dişhekimleri Odası, Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birik ve Dayanışma Sendikası, Bursa Aile Hekimliği Derneği (BURSAHED), Bursa Aile Hekimliği Çalışanı Ebe Hemşireler Derneği (BASED), Genel Sağlık İş Sendikası Bursa Şubesi, Hekim Birliği, Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları, Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (HEKİMSEN), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Bursa Şubesi (SES), katıldı. 

Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Levent Tufan Kumaş'ın konuşmasından satır başları şöyle;

17 Nisan 2012 tarihinde bir hasta yakınının bıçaklı saldırısı sonucu yaşamını yitiren Dr. Ersin Arslan'ı saygıyla anıyoruz. Türk Tabipleri Birliği, bu acı günü "Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü" ilan etti. Dr. Göksel Kalaycı (2005), Dr. Ali Menekşe (2008), Dr. Ersin Arslan (2010), Dr. Kamil Furtun (2015), Dr. Aynur Dağdemir (2015), Dr. Fikret Haciosman (2018), Dr. Ekrem Karakaya ve güvenlik gorevlisi Tuğrul Okudan's (2022) sağlıkta şiddet sonucu yitirdik. Şiddet sonucu yaralanan, sakat kalan nice sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini yazmaya sayfalar yetmez. Sağlıkta şiddeti sadece öfkeli hasta ve hasta yakınlarının saldırılarından ibaret bir toplumsal olgu olarak görmüyoruz.

"ŞİDET UYGULAYANLARA YÖNELİK YAPTIRIMLARIN ARTMASI GEREKMEKTEDİR"

Toplumumuzda günden güne yaygınlaşma eğilimi gösteren şiddet eylemleri sağlık kurumlarını ve çalışanlarını ciddi biçimde etkilemekte, sadece şiddet görme endişesi dahi çalışanların tükenmişliğine neden olmaktadır. Sağlıkta şiddetin önlenmesinde sağlık çalışanlarına yönelik hakların, şiddet uygulayanlara yönelik yaptırımların ve güvenliğe yönelik önlemlerin hepsinin birlikte artırılması gerekmektedir. Şiddetin kaynağı bir olmadığı gibi çözümü de bir değildir. 

"HER 24 SAATTE 30'DAN FAZLA SAĞLIK ÇALIŞANI SÖZLÜ VEYA FİZİKSEL ŞİDDETE UĞRUYOR"

Sağlık hizmetlerinin piyasalaşmasını hedefleyen "Sağlıkta Dönüşüm Programı"nın bir sonucu olarak sağlık alanında yaşanan sorunlar, sağlık çalışanı-hasta ilişkisini zedeledikçe, sağlık çalışanları, yaşanan olumsuzlukların sorumlusuymuş gibi hastalarla karşı karşıya getiriliyor. Yaklaşık her 24 saatte 30'dan fazla sağlık çalışanı görevi başında sözlü veya fiziksel şiddete uğruyor. Mecliste cevaplanan soru önergelerinden öğrenebildiğimiz kadarıyla 2021 sonu itibariyle Beyaz Kod sistemine 100.000'den fazla şiddet bildirimi yapıldı, bunların 27.560 tanesi 2021 yılı içinde ve de üçte biri ise hekimlerin ve sağlık çalışanlarının canina kast edebilecek fiziksel şiddetten oluşuyor. 

"SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN SAĞLIKTA ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE YÖNELİK BİR ÖNLEM ALINMADIĞINI GÖRÜYORUZ"

Tüm bu ağır tabloya karşın, hala Sağlık Bakanlığı tarafından sağlıkta şiddetin onlenmesine yönelik etkili bir önlem alındığını görmüyoruz. Ne yazık ki, sağlıkta şiddet, artık sorun çözme aracı olarak başvurulan doğal bir davranış ve düşünce biçimine dönüşmüş, sağlık çalışanlarına hakaret, kufur, tehdit, aşağılama, darp ve hatta cinayet, sorunlar karşısında başvurulan genel geçer bir yöntem halini almış durumda. Sağlıkta şiddeti onlemek oncelikle siyasi iktidarın ve Sağlık Bakanlığı'nın sorumluluğundadır. Ancak sağlıkta şiddeti onlemek bir yana, şiddeti besleyecek bir yönetsel tutumda israrcı olunduğunu görüyoruz. Sağlıkta yaşanan şiddeti Türkiye'deki kutuplaştırıcı siyasi iklimden ve toplumsal şiddetten de ayrı düşünmüyoruz. Sağlık ortamındaki şiddetin asıl kaynağının sağlık sisteminin kendisi olduğu açık olarak görülebilir. Bu nedenle, uygulanmakta olan sağlık politikalarını ele almadan gosterilecek hiçbir yaklaşım sağlıkta şiddetin çözümüne yönelik etkili bir çözüm ortaya koyamayacaktır. 

"SİYASİ İKTİDAR, ÖNERİLERİMİZE KULAK TIKAMIŞTIR"

Son 20 yıldır uygulanan sağlık politikaları, sağlık çalışanlarının saygınlığını ve mesleki itibarını ortadan kaldırmıştır. Şiddetin önlenmesi için yapılması gereken, sağlık çalışanlarının mesleki itibarının tekrar kazandırılmasıdır. Ayrıca sağlıkta şiddeti onleme yasasının şiddeti önleyici ve caydıncı olarak düzenlenmesi gerekir. Sağlık çalışanlarına yönelik her tür şiddete asla hoşgörü gosterilmeyeceği, aksine şiddet faillerinin cezalandırılacağı düşüncesi yerleştirilmelidir. Sağlık Bakanlığı'nın görevleri arasında; halkın sağlığını korumanın yanı sıra sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sağlıklı, şiddetten uzak bir yaşam surmeleri için gerekli çalışma ortamının oluşturulması da yer alır. Sağlık emek ve meslek orgütleri defalarca bu şiddet tamin duzeltecek, iyileştirecek öneriler sunarken, siyasi iktidar bu önerilere kulaklarını tıkayarak yanıt vermemiştir.

"DR. ERSİN ARSLAN VE YAŞAMINI SAĞLIKTA ŞİDDET SONUCU KAYBEDEN MESLEKTAŞLARIMIZI SAYGIYLA ANIYORUZ"

Sonuç ortadadır. Alınamayan hasta randevularının, 3-5 dakikalık muayene sürelerinin, akıl almaz sayılardaki Acil Servis başvurularının, bulunamayan ilaç, aşı ve hatta kanların sorumlusu pandemi ve deprem koşullarında fedakarca çalışan sağlık emekçileri değildir! iflas eden sağlık sistemi sağlıkta şiddetin daha da artmasına zemin hazırlamıştır. Artık hiçbir sağlık ve sosyal hizmet emekçisinin kılına zarar gelmesine tahammülümüz kalmamıştır. Sağlıkta şiddetin sona ermesi için vereceğimiz mücadeleyi sonuç alıncaya kadar sürdürmekte kararlıyız. 17 Nisan gununde Dr. Ersin Arslan'ı ve yaşamını sağlıkta şiddet sonucu kaybeden tüm sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarını saygıyla anıyor, herkes için sağlıkta ve yaşamın diğer alanlarında şiddetin olmadığı bir gelecek diliyoruz. Sağlıkta Şiddet Sona Ersin!

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2023.04.17 12:32 - Son Güncellenme: 2023.04.17 13:23 - HÜSEYİN İZCİ
A