Bursa Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Fulya Akfidan Sevim ve 2. Başkanı Merve Ersoy Mirici konuştu (ÖZEL HABER)
Bursa'nın en önemli sorunlarının başında gelen doğa kirliliği ve şehir planlaması ile alakalı konuşan Bursa Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Fulya Akfidan Sevim, suyun geri dönüştürülmesini sağlamak gerekirken tarım arazilerinin yapılara dönüştürüldüğünü belirtti. 2. Başkan Merve Ersoy Mirici ise bedenlerin sanayileşmeye kurban edildiğini söyledi.
2022.06.21 09:09 - Son Güncellenme: 2022.06.21 12:14 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Bursa Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Fulya Akfidan Sevim ve 2. Başkanı Merve Ersoy Mirici konuştu (ÖZEL HABER)
ERCAN ÇALIŞIR - GÜLİN ÖZDEMİR / BURSADA BUGÜN
Bursa Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Fulya Akfidan Sevim ve 2. Başkanı Merve Ersoy Mirici Bursa'da yaşanan doğa sorunları ile alakalı Bursada Bugün'e konuştu.
TARIM ARAZİLERİNİ YAPILARA DÖNÜŞTÜRÜYORUZ
İnsanların dünyaya yük olduğuna değinen Bursa Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Fulya Akfidan Sevim, "Hala para için doğadan parçalar almaya devam ediyoruz. Doğada ekolojik denge vardır. Bu denge içinde üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılar vardır. Kentler insanlar için yapılıyor ve insanlar bu dengeden sadece çalıyor. Tek yapmamız gereken ise çaldıklarımızı geri vermek. Bizlerin suyu dönüştürmesi gerekirken verimli tarım arazilerini yapılara dönüştürüyoruz. Altyapıdan önce binaları yapıyoruz sonra altyapıyı götürmeye çalışıyoruz. En son olarakta peyzaj mimarlarına geliyorlar ve 50 santimetrelik alanlarda ağaç yetiştirmemizi istiyorlar" diye konuştu.
SEL VE YANGINLARIN SEBEBİ KARBON SALINIMIDIR
Sel ve orman yangınları için ise Başkan Sevim, "Sel ve orman yangınlarını geçtiğimiz sene fazlaca yaşadık. Her ikiside nemle bağlantılı afetlerdir. Uzun sürede yağması gereken yağmur kısa zamanda yağarak sele dönüşürken uzun süre yağmayan yağmur sonucunda da kuraklık oluyor ve ağaçların gövdesindeki yanma eğiliminde olan karbon havaya karışıyor. Havaya karışınca da yangın çıkıyor, bizler de şaşırır vaziyette yangının nedenini araştırıyoruz. Karbonu en iyi bağlayıcı kayın ağacıdır. Bursa'da hatta Türkiye'de nerede kayın ağacı var diye sorarsanız; neredeyse yok" ifadelerini kullandı.
PEYZAJ MİMARLIĞI SÜS SANATI SANILIYOR
Başkan Sevim peyzaj mimarlığının süs ağaçları sanatı olarak görüldüğünü belirterek, "Şehirlerde süs ağaçları dikmemizi istiyorlar. Şirinlikler yapmaya çalışıyoruz. Lavanta dikmemizi arı geliyor diye istemeyebiliyorlar. Domates yetiştiriciliği arı olmadan nasıl olacak? " şeklinde konuştu.
ALMANYA'DA YASAKLANAN İLAÇLAR BURSA'DA ÜRETİLİYOR
Almanya'da 50 yıl önce yasaklanan kimyevi ilaçlar ülkemizde hatta Bursa'da üretiliyor diyen Sevim şöyle devam etti; "Zararları öngörülmüş, üretimi bitmiş bu ilaçlar bizde maalesef üretilip kullanılıyor. Ülkemizde 300 kadar Millet bahçesi yapıldı. Ekonomik, sosyolojik, ekolojik faydasını gören oldu mu? Karbon tutucu ağaç gören oldu mu? Karbon salınımını düşürmek AB'ye ürün ihracatı için şart iken hayvancılık için koşul iken hangi parkta bu ağaçları gördünüz. İmar yönetmeliğinde 30 metre kareye bir ağaç olması gerekiyor fakat bu belediyelerin insiyatifine bırakılmış. Belediyeler her yere suyu en çok tüketen bitki türü çimi ekiyor. Hala vazgeçemiyoruz. Otomasyonlar kurulsada çim yerine ağaçlar dikilmeli. Suyu döndürebilmeliyiz."
"ÇOCUKLARIMIZA BİR DOĞA BIRAKABİLECEK MİYİZ?"
Başkan Sevim sözlerini şöyle sonlandırdı; "Binalara emsal artışları veriliyor. Kendi suyunu depolama şartı kendi enerjisini üretme şartı neden koyulmuyor? Bunları maliyet olarak görüyorlar. Küreselleşme bizleri ayırdı. Sosyalleşme alanları ayrıştı. Kendi bahçeleri olan lüks siteler yapılıyor. Çevresini tel çimlerle kapatıyorlar, mahremiyetini koruyorlar. Avrupa ve ABD'de ön bahçe ve arka bahçe olayı vardır. Ön bahçe halkın tamamına açıkken arka bahçe hususi kullanım alanıdır. Acaba çocuklarımıza bir doğa bırakabilecek miyiz?"
Peyzaj mimarlığının Bursa'daki iki üniversitede de kurulduğunu ve bu sene ilk mezunlarını vereceğini belirten Bursa Peyzaj Mimarları Odası 2. Başkanı Merve Ersoy Mirici, "Bursa'dan çok tercih edilen bir bölümüz. Kente baktığımda Uludağ kaynaklı yeşil alan fazlalığı olsa da şehir içinde yeşil alanlar az olarak görülüyor.

"ŞEHRE İHANETTİR"
Planlama hiyerarşisinde hiç bir planda peyzaj mimarisi yok. Şu an planlı alan imar yönetmeliğinde peyzaj sadece donatılar olarak geçiyor. Bir masa, bir bank olarak diyebiliriz. Bu şehre ihanettir. İnşa ettiğimiz kentler, içerisinde mutlu olamadığımız şehirlere dönüşüyor. En elzem olarak planlama hiyerarşisinde yer alması gerekir. Avrupa'da planlamayı peyzaj mimarisi içerisinde yaptıkları için yaşanabilir olmalarına bağlıyoruz. Bizim onlardan eksi yönümüz budur" dedi.
Son 6 aydır belediyelerin mühendis ve mimarlık kadrolarını tekniker kadrolarına indirgendiğini ifade eden Mirici, "Bu durum mezun olacak öğrenciler için hayal kırıklığına neden oluyor. Daha önce 657 kadrosunda görev yapanlar şu an tekniker olarak kadrolanacak. Bu yapılan deşarj alanlarımızı planlayanları saf dışı etmektir. Her yeri beton yaparakta kendimize ihanet etmiş oluyoruz" ifadesinde bulundu.
"BİLİNÇ TUTULMASINDAN BAŞKA BİRŞEY DEĞİL "
Başkan Mirici, "Uludağ alan başkanlığı konusunda yüksek lisans öğrencilerimiz anket çalışmaları gerçekleştirdi. Kaynağında doğan su, kaynağında doğan kar örtüsünün zarar göreceği demek olan bu durum, kaynağında doğan kar örtüsünün kent içine su olarak inmesi bilinç tutulmasından başka birşey değildir. Bizler endüstriye bedenlerimiz kurban ediyoruz. Akarsular kirleniyor. Tarım arazileri bu kirli sulardan sulanıyor. Kanser bu yüzden arttı. Herşey birbiriyle ilintili. Şu anki içerisinde bulunduğumuz dönemi 1938'de ABD'deki Büyük Buhran'a benzetiyorum. Avrupa'da yeşil devrime giriyor. 2050 yılında karbon nötr olacak. Artık hiç karbon salmayacaklar. Biz nereye sanayi kuralım diye konuşurken onlar karbon salınımını sıfırlayacaklar" ifadelerini kullandı.