Bursa'nın yeşiline 'mavi' mi karışıyor? (ÖZEL HABER)

Bursa'nın yeşiline 'mavi' mi karışıyor? (ÖZEL HABER)

Bursa'nın İnegöl ilçesinin tarım değerlerinden biri olan halk arasında yaban mersini olarak bilinen blueberry meyvesinin hasadı başladı. Tuzla Mahallesi'nde blueberry üretimi yapan Erkan Ateş, Bursa'da blueberry üretim miktarının gelecek dönemde Türkiye nüfusunun yüzde 5'i ila 10'u arasında değerleneceğini ifade etti.

2022.07.30 20:28 - Son Güncellenme: 2022.07.30 21:03 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Bursa'nın yeşiline 'mavi' mi karışıyor? (ÖZEL HABER)
08:06 Bursa'nın yeşiline 'mavi' mi karışıyor? (ÖZEL HABER)

İLGİLİ VİDEO

Bursa'nın yeşiline 'mavi' mi karışıyor? (ÖZEL HABER)

GÜLİN ÖZDEMİR / BURSADA BUGÜN

Halk arasında yaban mersini olarak bilinen, bakanlıkça mavi yemiş olarak tescil edilmiş ve uluslararası ismi blueberry olan meyve, çiftçiler için önemli bir gelir kaynağının olmasının yanında Türkiye ihracatına da katkı sağlamaktadır. Bursa'nın İnegöl ilçesi Tuzla Mahallesi'nde bulunan Türkiye'nin tek parça halinde en büyük yaban mersini bahçesinde hasat başladı.

Blueberry üretimi yapan Erkan Ateş, Temmuz-Ağustos aylarında hasadı yapılan yaban mersininin üretimi hakkında bilgiler verdi. Erkan Ateş, "Bulunduğumuz yer Türkiye'nin en büyük blueberry üretim sahası. 700 dekar üretim bölgesindeyiz.

Burada yaklaşık 5 yıldır bir üretim çalışması yapmaktayız. Bölgemiz hasat noktasına gelmiş bulunmaktadır. Gerek aroması gerek boyutları açısından hem ulusal hem uluslararası pazarda talep görmektedir. Bulunduğumuz bu mekânda Türkiye'nin ilk blueberry kafesi.

Burada hafta sonları hasat dönemlerinde hem bu meyveyi görmek isteyenlere hem de burada çalışan çiftlik sahiplerine hizmet verilmektedir. Tuzla Mahallesi, ulusal ve uluslararası anlamda da blueberry üretimi açısından artık uğrak nokta haline geldi" diye konuştu.

"HİDROPONİK ÜRÜNLER MARKET RAFLARINDA ETİKETLENMELİ"

Meyvenin üretimi hakkında bilgiler veren Erkan Ateş, "Özellikle dünyada hidroponik üretimin çok yaygınlaştığı, yani toprakta değil de saksıda ya da belli kaplarda su bazlı dediğimiz yöntemlerle yetiştirilmiş ürünlerin artık blueberry içinde geçerli olduğunu görüyoruz. Artan dünya nüfusu nedeniyle bir kaçınılmaz son olarak görülebiliyor, ama hala doğal ortamında üretilen ürünlerin dünya pazarında daha değerli ve daha özel olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Avrupa'daki gibi artık hidroponik ürünlerin mutlaka market raflarında etiketlenmesini istiyoruz.

Bunun çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bizim üretim metodumuz ile hidroponik üretim metodu tamamen birbirinden farklı. Bir blueberry çalısı toprakta 35-40 yıl yaşarken, hidroponik yöntemle 5-7 yıl arasında yaşıyor. Bunu üreticinin ve tüketicinin bilmesi gerekmektedir. Blueberry normalde toprakta kendi doğal ortamında tozlaşıp soğukta kendi ihtiyacını gidereceği bu bölgede yaklaşık 6 ay boyunca kar altında kalıyor. Hidroponik üretim de bitki ihtiyacını tamamen suni yollarla alıyor.  

Biz burada toprak anaya bıraktığımız bitkilerin tüm enzimlerinin onun doğal enzimiyle yetiştiriyoruz. Bu yüzden çıkan sonuç son derece verimli olmaktadır. Çıkan aroma değerleri hidroponik ürünlerle örtüşemeyecek kadar farklı. Bunu ayrıca vurgulamak istiyoruz. Dünya pazarı buna alıştı. Türkiye'nin de bunu kabullenmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

"BLUEBERRY DOĞRU ZAMANDA TÜKETİLMİŞ OLACAK"

İkinci önemli konunun boyutlama olduğunu ifade eden Erkan Ateş, "Belli bir orandaki boyuta evet diyoruz, ama belli bir oranın üstündeki boyutlamaya şiddetle karşıyız. Doğada her ürünün belli bir oranda boyutu olmak zorunda. Özellikle üretim bölgemizde ciddi anlamda bir pazar oluştu. Buradaki üretim aynı zamanda İnegöl gölgesindeki ticarete de faydası oldu. Birçok ihtiyacı da karşılamış oluyoruz.

Bölgedeki 700 dekarlık üretim sahası giderek büyümektedir. Uzun bir hasat dönemimizin olması da büyük bir avantaj. Çünkü market raflarına daha uzun blueberry tüketilmesini sağlayacağız. Bunun için haziran ve ekim ayına kadar bu bölgeye uyumlu türler ekildi. Hasat dönemlerine göre erkenci, ortacı ve geçci dediğimiz 3 farklı türde blueberry çalıları dikildi ve bunlar bu dönem aralığında meyve vermektedir.

Türkiye'de de blueberry çok sağlıklı bir zaman diliminde tüketilmiş olacak. Bu pazar pek bilinmeyen bir pazar ama dünyadaki tüketim miktarına baktığımızda Almanya'da kişi başı 1 kilogram, İngiltere'de 1,5 kilogram ama Türkiye'de 1 gr bile değil.

Bu meyve çok önemli ve Türkiye'de de tüketimin yaygınlaşması gerekmektedir. Özellike Bursa'da, İznik'te, Orhaneli'de ve Tuzla Mahallesi bölgesindeki toplam blueberry üretim miktarları gelecek dönemde Türkiye nüfusunun yüzde 5'i ila 10'u arasında değerlenecektir.

Bunun giderek daha büyük bir pazar payına ulaşabilmesi için üretim miktarımızı daha fazla arttırmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu yıl hasat dönemlerimiz açısından baktığımızda ürünlerin toplam fiyatları açısından önemli noktaya geldiğini düşünüyoruz. Tuzla Mahallesi'nde blueberry üretimi ileri dönemde daha önemli noktalara geleceğini düşünüyorum ve tüm üreticilere başarılar diliyorum" diye konuştu.

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2022.07.30 20:28 - Son Güncellenme: 2022.07.30 21:03 - HABER MERKEZİ
A